YAŞ kararlarını yargı denetimine açan anayasa değişikliğini yorumlamak veya anlamak için hukukçu olmak gerekiyor mu?
"..... Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır ...." cümlesiyle kastedilenin ne olduğunu sadece hukukçular mı yorumlayabilir?
YAŞ, ağustosta, bazı general ve amiralleri terfi ettirmedi.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesi bunlardan üçünü terfi ettirdi.
Anayasa Profesörü Ergun Özbudun, "Bu karar yok hükmündedir" dedi.
Bazı eski askerî hakimler, idare mahkemesi böyle karar alamaz, dedi.
O şöyle dedi, bu böyle dedi ama değişen bir şey yok.
Temyizin de temyizi gibi bir uygulama yok.
Böyle hallerde ne yapılır sorusuna örnek teşkil edecek bir uygulama da yok.
Mahkemenin kararının adaletin yerini bulmasından, bir ihlalin, bir yanlışın düzeltilmesinden ziyade kolektif bir tavır gibi görünüyor.
Madem siz şûrada tavır koydunuz.. Biz de böyle tavır koyuyoruz, gibi.
Askerî mahkemelerin geçmişte "şûraya rağmen", "komuta kademesine rağmen", çok düşkün oldukları "teamüllere rağmen" benzer kararları yoktur.
...
Yine yargı denetimini düzenleyen maddeye yapılan bir ilave ile yerindelik denetimi yapılamayacağının altı kalın kalemle çizilmiş, geçen yıllarda Anayasa Mahkemesinin bir kararına dayanarak yerindelik denetimine kapı aralayan kararların önüne geçilmişti.
YAŞ'ta terfi alamayan generalleri terfi ettirirken profesörlerin yok hükmünde sayılır demesine rağmen..
Eski hakimlerin böyle bir karar alınamaz demelerine rağmen zorlayarak, kenardan köşeden giderek açık kapı bulsanız bile, "seni hem terfi ettirdim hem de şuranın komutanlığına tayin ettim" demek ne oluyor.
İdarenin takdir hakkına müdahale olmuyor mu?
....
Bu bir problemse kim çözecek?
Komuta kademesi?
Yeni bir düzenleme ile yasama mı?
Kağıt üzerinde davalı YAŞ görünüyor.
Yaş adına bu karara kim itiraz edecek?
Umarız yeni anayasa maddeleriyle ilgili uyum kanunları hazırlanırken bu ibretlik karar yol gösterici olur.
....
Anayasa değişiklikleri yapılırken harala gürele arasında gündeme getirilemedi.
Sakatlık biraz da iki başlı yargıdan kaynaklanıyor.
Neden askeriyenin ayrı Danıştay'ı, ayrı Yargıtay'ı olsun ki?
Yadırgamak bile kimsenin aklına gelmiyor.
Ama Askerî Yüksek İdare Mahkemesi yerine Polis Yüksek İdare Mahkemesi yazıp, üyelerini de hukukçu polislerden seçip mevcut hiyerarşinin içine yamasanız garip bir uygulama olduğu fark ediliyor.
Başına asker koyunca hem basiretimiz bağlanıyor, hem düşünme melekelerimiz kayboluyor.

