Kaydet
a- | +A

"Ah! Aaah! Dışı sizi, içi de bizi yakar… dersiniz ya… cevabım bu güzel söz olsun. Bu mevzuya bir daha döneceğim."

Ahmed Schmieder:

- Avrupalıları gözünüzde o kadar da büyütmeyin!

- Teknoloji onlarda, ilim, irfan, fennî yüksek araştırma onlarda… Bizim neyimiz var?

- Ah! Aaah! Dışı sizi, içi de bizi yakar… dersiniz ya… cevabım bu güzel söz olsun. Bu mevzuya bir daha döneceğim. Yalnız seneler sonra geldiğim bu şirin memleketinizde olup bitenler beni şaşırtıyor.

- Nasıl yani?

- Ne bileyim anlaşılması da, anlatılması da zor bir durum!

- Daha açık konuş!

- Daha açık söyleyeyim! En son okuduğum gazete ve dinlediğim televizyon haberlerinden öğrendim; Müslümanlara kuvvetli baskılar yapıldığını, çok masum insanların kılık kıyafetinden dolayı cezalandırıldığını duydum, nihayetsiz kere nihayetsiz üzüldüm. İhtimal vermedim ama içime bir kurt düşmüştü. Bu söylenenlerin doğru olup olmadığını yakinen görmek istiyordum. Almanlık damarım kabarmıştı, düştüm yollara çıkıp geldim. Bir iki gün önce de "söylentiler doğru mu" diye bir test yapayım dedim. Eski Müslüman kıyafetlerinin benzerlerini aradım buldum. Onları giyinerek şehrin sokaklarında, caddelerinde dolaşmaya başladım. İnsanlar tuhaf tuhaf baksalar da aldırmadım. Yoruldum, bir parkta oturup istirahat ederken bir araba yaklaştı, birkaç resmî kıyafetli polis beni kollarımdan tuttukları gibi bir arabaya bindirip götürdü, sorgusuz suâlsiz nezarethaneye attılır.

- Tövbe tövbe! "Ben buralı değilim! Alman’ım" falan demedin mi?

- Fırsat vermediler ki... Kimliğime bile bakmadılar. Baksalardı soy ismimi görüp Türk olmadığımı anlayacaklardı. Lakin gözleri fena dönmüş olmalılar ki “Alman’ım! Ben Türkiye'de yaşayan Alman!” dememe rağmen sesimi duymadılar bile.

- Suçun neymiş?

- Suçum, giydiğim kıyafetler: "Başımda sarık, sırtımdaki cübbe, bir de gördüğün bu sakalım…"

- Allah Allah! Sevgili dostum, hayat dediğin nedir ki? Deryada bir gemi... Mutlak olarak bildiğimiz; bu geminin bir gün alabora olacağıdır. Bu hakikati bile bile birbirimizin kuyusunu kazıyor, hayatımızı zindan ediyoruz! Dünyayı bizler bozuyoruz!

- Anlayamadım!

- Boş ver! Anlamadığın daha iyi!

- Siz boş verebilirsiniz ama ben veremem! Önce kendi kıymetinizi bilin! Türk milletinin uzattığı dost eli, beni alabora olmaktan kurtardı. Karşılaştığım güzel insanlar sayesinde Türkler hakkında kötü şeyler düşünmedim. Yapabileceğinizin en iyisini yaptınız. Şahsınızda, bu büyük millete çok teşekkür ederim. Eğer sizleri yakinen tanımamış olsaydım, fâni hayat yolculuğuma devam ederken, nice zaman sonra karşılaştığım bu menfi durum benim için tam bir yıkım olacaktı. Meğer halk yine bildiğim temiz halkmış. Biz Müslümanlar birbirimizden ayrı kalamayız. İş güç mecburiyetiyle uzak kalsak da birbirimizin hasretini çekeriz.

DEVAMI YARIN

Ragıp Karadayı'nın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR