Şairin biri demiş ki: Dur yolcu! Bilmeden basıp geçtiğin bu toprak, Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Tiyatrocu aynı şiiri sahneye koymuş: Dur yolcu! 2.5 lira ver de karnımı doyurayım. Cumhuriyet döneminde "vatan" kelimesi eni konu önem kazanmış. Övme, yerme, yüceltme, vatan konusunda iç içe gelişen faaliyetler olmuş. Çıkmış bir şair vatan için şiirler döktürmüş: Bu vatan toprağın kara bağrında, Sıra dağlar gibi duranlarındır. Bir ömür boyu onun uğrunda kendini toprağa verenlerindir. ... Bir başkası, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır, demiş. Toprak insana niçin lazım olur? Bir insan kendi mülkünü savunmak için canını feda ederse, öldükten sonra menfaati ne olur? ... Bizim şairlere bakılırsa toprağı böyle bir maksat için ele geçirenler resmen ölüyor. Toprak için ölmenin bu şiirlerdeki öksürüklü mantık sınırlarını aşan bir anlamının olması lazım. Ceddimiz Osmanlı''ya bakalım. Bu şairlerin penceresinden bakarsanız Osmanlı, savaşları ganimet elde etmek için yapmıştır. Yani bir çeşit yağmacılık için. Öyle bir gayret ki, rahat yatak yüzü görmeden serhat boylarında canlarını feda eden Osmanlı askerleri çok zaman olduğu gibi bu büyük gayretin maddi karşılığını hiçbir zaman alamamıştır. Çoğu sınır boylarında can vermiştir. Ama hiçbir Osmanlı askeri toprak parçası uğruna can vermemiştir. Osmanlı canını bir tek gaye için vermiştir: Türk''ün sahip olduğu dini, ahlâkı, fazileti kendisinden sonraki nesillere aktarmak, miras bırakmak için.. Şehidin mirası toprak değildir. Bu yüksek manevi değerlerdir.
>> ORAN Eskiden emlak fiyatları için basit bir oran kurulurdu. Denilirdi ki, bir emlakın fiyatı on yıllık kira gelirine denk olmalı. Bu hesap eskisi gibi tutmuyor artık. Satış fiyatına bakıyorsun, 1.5 milyon Euro isteniyor. Kirasına bakıyorsun 4000 dolar. Dört bin dolar 5000 YTL hesabıyla dahi, yılda 60 bin, on senede 600 bin YTL eder. Veya 300 bin YTL''lik dairenin kirası 900 YTL değil on yirmi senede çıkmıyor.

