Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, paralı pullu milyon dolarlı tartışmalar gündeme geldiği zaman 25 yıllık siyasetçi olarak elinde avucunda kalanı anlatırken şöyle demişti: "Ben 4 dönem milletvekilliği yaptım. Tanımadığım insan, belediye başkanı yok. Meclis Başkanı olarak bir ricam olsa kimse geri çevirmezdi. Meclis Başkanı olunca Vectra marka arabamı sattım. Eşim için WV Golf marka bir araç aldım. Başkanlıktan ayrılınca bir araç ihtiyacı doğdu. Audi marka bir aracı beğendik. 102 bin YTL bu araç. Bütün birikimlerimizi çıkardık 65 bin YTL para çıktı. TBMM Vakıfbank''tan 40 bin YTL kredi çektim. 2.5 yıl daha ödeyeceğim. Önemli bir siyasetçi olarak yıllar süren birikimlerin sonunda 65 bin YTL ancak çıktı." Ve sormuştu: "Asla müsrif olmayan ben, 25 yılda 60 bin lira biriktirebilirken geçmişlerini bildiğim bazı arkadaşlarımın milyon dolarlık servetleri nereden geliyor ?" .... Ben de başka bir soru soruyorum. Amerika''da yahut Almanya''da servet sahibi olanlara niye şüpheyle bakılmıyor. Oralarda kimse, "eski halini bilirim, ucu ucuna yaşıyordu..Bu paranın kaynağı ne" diyerek imalı sorular sormuyor. Burada niye kısa sürede belli bir paraya kavuşan herkese şüpheyle bakılıyor. Bu meşru yoldan para pul sahibi olanları da zan altında bırakıyor. Dahası kural haline gelmiş: Bu kadar para meşru yolla kazanılmaz. Mutlaka işin içinde bir iş var, diye düşünülüyor. Bir iş derken de taraflardan biri kamu oluyor. Ekseriyetle kamu oluyor. Genelde hesap da hep Bülent Bey''in yaptığı gibi yapılıyor. Maaşı şu olsa.. Şu kadarını yiyip bu kadarını biriktirse..kooperatife girip bitince satsa vs..Hesap böyle yapılınca o işle uğraşan insanların büyük ekseriyeti gayrimeşru iş yapmış gibi oluyor. Aynı hesaplar başka ülkelerde bu şekilde yapılmadığına göre, oralarda bizdeki kadar gayrimeşru iş yapılamıyor gibi oluyor. Neticede siz meşru yoldan kanunlara borsadan, arsadan, emlaktan para kazansanız bile bunu çevrenize anlatmanız kolay değil. Önemli kamu görevinde bulunanların görev öncesi ve sonrasındaki standartları insanların bu zannını destekliyor.
Mal beyanında bulunma mecburiyeti en ufak bir değişikliğe sebeb olmadı..Aksine işi kolaylaştırdı.

