Zabıta arabası Divanyolu Caddesi'nde, Sultan Mahmud Türbesi'nin önünde durdu. Araçtan üç zabıta indi, türbenin merdivenlerini tırmandı, yan yana oturan iki yaşlı dilenciye yaklaştı.
İki zabıta, erkek olan ve kafasını türbenin beton duvarına yaslamış hâlde oturan adamın iki koluna girerek ayağa kaldırdı.
Adamın merdivenlere yanlış basıp da sendelemesi ile gözlerinin görmediğini fark ettiler.
Diğer zabıta, kadını çekiştirdi, önündeki dilenci tasını alıp:
- Gel bakalım, dedi.
***
Hazır buralara uğramışken, türbe ile ilgili iki çift laf etmek isterim:
Baba, oğul ve torun yatıyor türbede.
Yani 3 padişah...
Yani 3 halife…
II. Mahmud Han, Abdülaziz Han ve II. Abdülhamid Han...
İkinci Abdülhamid Han “demir ağlarla örmüştü anayurdu dört baştan.”
Onun yaptırdığı bütün istasyonlar kıbleye dönüktü. Tren durdu mu kıble aramaya gerek yoktu yani.
Demir yolunu Hicaz'a kadar götürdü. Peygamberimize gürültü gitmesin diye o bölgedeki raylara keçe döşetti.
Rahmetli Kadir Topbaş zamanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Abdülhamid Han'ın türbesinin önünden geçen bölümüne plastik döşedi, gece ışıklandırdı. İşaretlenen bölgede korna çalmak da yasaktı.
Belediyede başkanlık el değiştirince bu zarif jest de kaldırıldı.
Öykümüze dönelim.
***
Zabıtalar, arabaya “yükledikleri” iki ihtiyarı merkeze getirdi.
- Dilenmenin yasak olduğunu bilmiyor musunuz, diye ortaya sordu zabıta müdürü.
Adam dedi ki:
- Bakın, ben uzun sayılabilecek hayatımda hiç para üstü almadım. Ama hiç… Cüzdanımda para olmasa dahi... Bunu sadaka niyetiyle yaptım. Çünkü Peygamber efendimiz “Cömertlik, dalları dünyaya sarkmış bir cennet ağacıdır. Kim bu ağacın bir dalına tutunursa, bu dal onu cennete götürür” buyuruyor. Ben Maliye'den emekli bir Osmanlı torunuyum. Namazlarımı Atik Ali Paşa Camii'nde kılar, oradan türbeye geçerim. Abdülhamid Han'a rabıta yaparım.
- Rabıta ne dayı?
- Onunla manevi olarak irtibat kurmak.
- Ee?
- Bu kadar…
Müdür kadına döndü:
- Sen?
Kadın:
- Adam doğru söylüyor, dedi. Ben onun kör olduğunu anlayınca, faydalanmak istedim. Her gün gelip yan tarafına oturdum. Eskisinden daha çok para topladım.

