Ermenistan, tarihinin en keskin ve en geri dönülemez jeopolitik kırılmalarından birini yaşamak üzere… Rusya ile olan ilişkileri neredeyse koptu ve Ermenistan böyle bir atmosferde parlamento seçimlerine gidiyor.
Yüzyıllardır Rusya’nın "arka bahçesi" ve askerî karakolu olarak görülen Ermenistan, bugün Başbakan Nikol Paşinyan liderliğinde Moskova ile köprüleri tamamen atma noktasına gelmiş bulunuyor.
Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in, Ermenistan’ın Avrupa Birliği (AB) ile entegrasyon adımlarını doğrudan Ukrayna’nın ilk dönem krizlerine benzetmesi ve arkasından uyguladığı ağır ekonomik yaptırımlar, Erivan-Moskova hattındaki diplomatik ilişkileri neredeyse bitirdi! Rusya, Erivan büyükelçisini geri çağırdı!
7 Haziran’da yapılacak olan Ermenistan parlamento seçimleri sadece bir hükûmet değişimi değil. Ermenistan’ın yönünü, sınırlarını ve tüm Kafkasya’nın güvenlik mimarisini belirleyecek olan oldukça stratejik bir oylama olacak.
Moskova, seçim öncesinde hem ekonomik hem askerî hem de diplomatik anlamda sopasını çıkarmış görünüyor! Rus medyası ve Kremlin perspektifinden Kafkasya’ya bakıldığında Nikol Paşinyan hükûmeti, ABD ve Batı’nın Rusya’yı güneyden kuşatma stratejisinin bir "maşası" olarak görülüyor.
Moskova, uzun zaman önce Erivan’ın AB üyeliği yönündeki yasaları onaylamasını ve KGAÖ (Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü) üyeliğini dondurmasını bir “ihanet” olarak kodlamıştı aslında. Putin’in bugüne kadar Ermenistan’a sağladığı ucuz doğalgaz tedarikini Avrupa fiyatlarına çekme tehdidi de domatesten balığa kadar uzanan tarım ambargoları da doğrudan 7 Haziran seçimlerini manipüle etmeye yönelik bir sindirme operasyonu olarak algılanıyor.
Bu operasyonlarla Rusya, Ermenistan kamuoyuna şu mesajı veriyor:
"Batı’yı seçerseniz her anlamda intihar edersiniz!"
Ermenistan, Rusya ile yaşanan bu krizi bir "egemenlik mücadelesi" olarak tanımlıyor. Azerbaycan’ın Karabağ’da büyük zafer kazandığı askerî harekât sırasında Rus barış güçlerinin tarafsız kalması Ermenistan toplumunda derin bir hayal kırıklığı oluşturdu. Erivan için Rusya artık bir güvenlik garantörü değil, tam aksine ülkenin egemenliğini ipotek altına alan bir güç!
Seçimlere giderken Başbakan Nikol Paşinyan, arkasına ABD Başkanı Donald Trump ve AB fonlarının desteğini almış görünüyor. Paşinyan, Rusya’nın ekonomik ambargolarını bir "seçim şantajı" olarak nitelendiriyor ve halktan Batı entegrasyonu için yeni bir yetki istiyor.
Ancak seçimlerde Paşinyan dışında iki güçlü aday daha var ve her ikisi de birer Rus müttefiki. Samvel Karapetyan/Narek Karapetyan “Güçlü Ermenistan İttifakı” bunlardan biri. Rus yanlısı Samvel Karapetyan milyarder bir iş insanı. Yine Robert Koçaryan “Hayastan İttifakı” lideri ve eski Ermenistan Başbakanı ve sıkı bir Rus taraftarı. Taşnakçı Ermeniler tarafından da destekleniyor.
Peki Türkiye ve Türk dünyasının çıkarları hangi senaryonun gerçekleşmesiyle daha uyumlu?
Rusya yanlısı bir Ermenistan, Kafkasya’da Rus askerî varlığının tahkim edilmesi anlamına gelir. Moskova, Türk Devletleri Teşkilatı’nın coğrafi olarak birleşmesini sağlayacak olan Zengezur Koridoru’nun kontrolünü kendi istihbaratına (FSB) bağlamak istiyor! Bu durum, Türkiye’nin Türkistan coğrafyasında her an bir Rus şantajıyla karşılaşması riskini doğurur!
Batılı ülkelerde Ermenistan’ın ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için Türkiye-Ermenistan sınırlarının açılması ve Azerbaycan ile kalıcı bir barış anlaşması imzalaması fikri öne çıkmış durumda.
Dolayısıyla Başbakan Paşinyan’ın rasyonel ve Batı güdümlü bir politika izlemesi, Zengezur Koridoru’nun Ermenistan egemenliğinde ama uluslararası ticarete açık bir şekilde hayata geçmesini kolaylaştırabilir.
Bu denklemin en kritik ve hassas noktası hangisi?
Denklemdeki en kritik ve hassas nokta, Rusya bölgeden çekilirken yerini sınırda doğrudan agresif bir ABD üssü, NATO veya Batı askerî yığınağının tahkim edilmesi ihtimalidir! Bu da pek çok veçhesiyle Türk dünyasının geleceğini tehlikeye atabilir! ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgeye olan büyük ilgisi bu ihtimali güçlendiriyor!
Türkiye’nin temel vizyonu ve motivasyonu Ermenistan’ın Batı ile ekonomik entegrasyon sağlarken, bölgesel sorunları "3+3" (Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan/ Gürcistan, Rusya, İran) formatında çözmesi üzerinedir.
Hasılı, Ermenistan’daki 7 Haziran sandıkları, ya Kafkasya’da yüzyıllık Rus vesayetinin bitişini ya da geri dönüşünü tescil edecektir.

