Kaydet
a- | +A

Ergenekon iddianamesi günlük eğlencem oldu artık. Sıkıldıkça birkaç sayfa okuyup keyifleniyorum. Bitecek gibi değil.. 4000 sayfadan fazla. Suç beklemiyorum..Oh olsun, herkes cezasını çeksin beklentim yok. İtiraflar yetiyor bana. Biz 28 Şubat döneminde "eyvah memleket nereye gidiyor" diye kaygılanırken onlar film çevirmiş. Meyhaneden bir sarhoş bulmuşlar..Bir iki haftalık hızlandırılmış eğitimden sonra şeyh yapmışlar.

Şeyhin Çin yapımı uzaktan kumandalı postu bile varmış. Kolundaki saatin düğmesine basınca post hareket ediyor, yanındakiler heyecanlanıyormuş. Bir telekız bulup onu da mürit yapmışlar. Sonra malum baskınlar, günlerce yayınlanan görüntüler..Sahtekârlıklar.. Ne için?

Vatan için miş. Vatan deyince elimiz ayağımız birbirine karışıyordu.

O günlerde bu görüntüleri gerekçe yapanlar utanıyor mudur acaba. İçlerinde vicdan azabı çeken var mıdır? Yoksa da keyifleri bilir. .... Kullanıldılar, işleri bitti, tasfiye ediliyorlar.

Bu kadar derdin arasında bir de oturup onlara hayıflanacak halimiz yok. .... Bu işlerin adı her neyse, her ülkede benzeri faaliyetler yürütülmüştür. Ama bu kadar aşağılık metotların kullanıldığı yerler olduğunu zannetmiyorum. İşin bu yönü beni kahrediyor. Mert diktatörlüklere heveslenirken bu tip yönlendirmeleri kastediyordum. Aleni diktatörlük olunca böyle manipülasyonlara ihtiyaç olmuyor. Kararlar mert oluyor: Yasakladım, durdurdum, başlattım, iptal ettim vs. Mırın kırın demokrasilerde kararlara akla yatkın gerekçeler arama ihtiyacı kimilerini işte böyle apur sapur yollara sevk ediyor. Mağduriyetler oluyor. İftiralar oluyor. Arada ezilenler oluyor. .... Daha neler çıkacak kimbilir. İşin mahkeme safahatı var. Orada herkes hikâyesini baştan anlatacak. Sonra isterse çekip gitsinler..

Metotlarının deşifresi şimdilik bize yeter.

ÖNE ÇIKANLAR