Millet meclisindeki müzakereler tutanaklara geçiyor.
Eğer gizli oturum değilse isteyen herkes her oturumun tutanaklarını görüp okuyabiliyor.
Öyle özetle falan değil, adı üstünde, tutanak satır satır okuyor.
Kim ne demiş, neye itiraz etmiş..O gün mecliste neler olmuş satır satır okuyabiliyorsunuz.
Bilmediğimiz için yadırgamıyorduk.. Ama Yüksek yargıda görüşmelerin ve müzakerelerin zapta geçmesi gerekiyormuş.
Müzakere esnasında kim ne dedi?
Mesela AYM'nin ses düzeni olduğu halde, yani müzakerelerin kayda alınıp zapta geçmesi imkanı olduğu halde parti kapatma davasında,
367 davasında,
Türkiye için çok önemli olan daha birçok davada üyeler önce kayda alınmaması, zapta geçirilmemesi kararı almış, sonra görüşmeye başlamış?
Alsınlar kayda, zapta geçip yayınlasınlar.. Hatta resmi sitelerinde yayınlasınlar.
Kim ne demiş, ne düşünmüş, endişesi neymiş.. Hukukçular okusun, tartışsın.
Sadece AYM değil, Yargıtay'daki müzakereler de kayda geçsin ve yayınlansın.
MGK'nın durumu özel, ulusal güvenlik vs.. Varsın o gizli kalsın. Oradaki müzakereler muhtemelen kayıt altına alınıyordur. 30 sene sonra yayınlansın. Oradaki müzakerelerin, bakanlar kurulundaki müzakerelerin şimdilik gizli kalmasına kimsenin bir diyeceği olamaz. Gelecek nesiller okusun. Biz kitaplaştırılan 60-61 dönemini okuduk.. İstifade ettik. Şahsen ben o dönemdeki kabinenin ne kadar aciz durumda olduğunu farkedip üzüldüm.
Yüksek yargıdaki müzakerelerin zapta geçmesi ve yayınlanırsa...
Herkes kararının tavrının, itirazının arkasında kamuoyu huzurunda durur.
Biraz daha düşünerek iş yapar.
Çelişkileri varsa en azından kamuoyunu tatmin edecek bir gerekçe arar.
Bir önceki referandumda bir AYM üyesi henüz kanunlaşma süreci tamamlanmadığı için davanın reddi yönünde oy kullanmıştı.
Bu defaki referandumdan önce böyle düşünmediği görüldü.
Tutanaklar olsa neden görüş değiştirdiğini anlarız.
...
Demokrat Yargı Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin, yüksek yargıda mutlaka şeffaflığın sağlanması gerektiğini söylüyor. Anayasaya göre bu bir zorunlulukmuş. Yüksek yargı 'idari bir örgüt gibi' çalışamazmış.
Diyor ki: "Yargıtay kararları yayınlanmıyor. Bu kararlar üyelerin kişisel çalışmalarında, kitaplarında yer alıyor. Dolayısıyla özel mülk haline geliyor; o şekilde kullanılıyor. Oysa, bunlar tutanak haline getirilip kamuoyu ile paylaşılmalıdır."

