Kaydet
a- | +A

Sosyal Güvenlik Reformu için taraflar günlerdir görüşüyor.

Sosyal güvenliğin tarafı nasıl olunur?

Pazarlık nasıl olur?

Görüntü şöyle:

Hükümet, çalışanlar için bir kötülük yapmak üzereydi.. sendikalar ayaklandı, bu kötülüğe mani oldu, sonra masaya oturuldu.. Orta yol aranıyor. Hükümet nasıl veren taraf oluyor, sendikalar hangi sıfatla isteyen taraf oluyor.

Adı üstünde, sigorta sistemi. Kuralları var.

Ne kadar toplayıp ne kadar dağıtabileceğinizin hesapları var.

Toplamadan dağıtırsan ne olacağının örneği önümüzde.

Milyonlarca emekli,

Farklı farklı statüler var.

500 YTL alan var, 3000 YTL alan var.

Peki 3000 YTL alan 500 alanın 6 katı prim ödemiş mi?

...

600 YTL maaş alan birisine emekli demek her şeyden önce ayıptır. Asgari ücretle yıllarca çalışıp emekli olduktan sonra çalıştığı yıllardan daha çok maaş almak ise garabet.

Biz kimin için pazarlık yapıyoruz?

Kanun yürürlüğe girdikten sonra işe girecekler için. Elde bu kadar veri varken, 20 yıldır yapılan yanlışları konuşa konuşa gelmişken.. yapılacaklar belliyken.. Neyin pazarlığını yapıyoruz.

Kademeli bir emekliliği anlarım.

Özel sigorta sistemindeki gibi. Dileyen dilediği kategoriden emekli olsun. Ne kadar emekli maaşı bekliyorsa o kadar prim yatırsın.

Bu sandık hazineden desteklenecekse kuralı olsun. Kim sandığa ne kadar yatırıyorsa yüzde 30''u kadar da hazineden aktarılacak gibi.

Geçmişten ders çıkarmadan pazarlık usulü prim gün saysını 7000 yapsanız neee, 5000 yapsanız ne..

Hesap ortada. Yaptılar herkesi mağdur ettiler. Yılda 20 milyar YTL açığınız varsa bu herkesin derdidir. Yarın bu açık kapatılamaz hale geldiği zaman prim gün sayısı pazarlıklarının bir anlamı kalmayacak..

986''da yapılan düzenleme ile en azından SSK hale yola girmiş, toparlanma süreci başlamıştı. Süleyman Demirel, 91''den sonra oy uğruna herkesi genç yaşta emekli edeceğim vaadiyle sistemin anasını ağlattı.

TMSF 500 milyon lira ana para borcu olandan bugün 5 milyar istiyor. Aynı hesapla yıllık 20 milyar YTL''lik açığın maliyeti ne olur?

Amerika bile Irak''ta 350 milyar dolar harcadığı zaman bunun bana uzun vadede maliyeti 2 trilyon dolar olur, diyor.

Bu açığın yarısını her halükârda aktarılması gereken bir gelir transferi saysak bile öbür yarısı altından kalkılacak gibi değil.

Hesap ortada iken pazarlık, uzlaşma, gibi laflar anlamsız oluyor.

ÖNE ÇIKANLAR