Sağı toparlamak, solu toparlamak, merkez sağı bir araya getirmek... vs. Niye bu kadar anlamsız hale geldi? Üç sene önce böyle konular konuşulunca en azından bir anlamı olurdu..Şimdi, -şimdilik- hepsi boş iş gibi görünüyor. Bu işleri boşluğa bırakan ne? Dün, derdimizin dermanını istikrarda, birleşmekte, tek parti iktidarında arardık..Bugün nerede ne aradığımızı bile söyleyemiyoruz. Sanki herkes sipere yatmış, bir işaret bekliyor. Nereden bekliyor? Yine herkes, bugünleri idareten yaşıyormuş gibi yapıyor..Asıl hazırlığımız "yarından sonrası" için der gibi. Yarından sonra ne olacak? Yine sanki alın terimizin karşılığını değil de, katılacağımız çekilişte "bize de bir şey çıkarsa" diyenler gibiyiz. Uzaktan bakınca, her şey bizim dışımızda cereyan ediyormuş gibi görünüyor. Demirel, "Garnınızdan konuşmayın" derdi. Hepimiz karnımızdan konuşur hale geldik. Herkes şikâyetçi... Hiç kimse şikâyetçi değil..Herkes derdini bir kenara not ediyor..Günü gelince söyleyecekmiş gibi.. O gün derken, neyi beklediklerini söylemiyor insanlar..İma etmeye bile çekiniyorlar. Beni de merak sardı. Bu kadar insanın beklediği şeyin ne olduğunu kim merak etmez.
>> Neler olacak Bir hikâye vardı, mahallenin delisi, "Neler olacaaak, neler olacak" diyerek dolaşırken başına toplanıp sormuşlar: -Ne olacak? -Anam ölecek, babam tekrar evlenecek..Tekrar evlenmenin sevinciyle beni de evlendirecek, demiş. Aradan biraz zaman geçince bizim deli, "Neler oldu neler oldu" diyerek dolaşır olmuş. Yine toplanmışlar başına.. Yine sormuşlar: -Hayırdır ne oldu? -Anam değil babam öldü, demiş; anam yeniden evlendi. Gelen adam hem anamı hem bizi ağlatıyor.

