Maliyetlerden çok, ahlaksızlık yükseliyor

A -
A +

◾️Mütevazı yerli aracımın hararet göstergesi 1-2 km yol gitsem bile en yüksek değeri gösteriyordu. Web üzerinden hararet müşiri (sıcaklık algılayıcı) fiyatlarına baktım. 200-350 TL arası fiyatlarla satış yapan yerler buldum.

 

Estetikten, düzenden, kaliteden, temizlikten 1000 yıl uzaktaki sanayi sitesine gittim. Yedek parça satan bir iş yerine girdim. İçerideki 3 kişi fosur fosur sigara içiyordu. Ortam leş gibiydi. Dişler kapkaraydı. “Buyrun, hoş geldiniz” bile demediler. Bozuk parçayı masaya koydum. İsteksizce çalışan bir zat bilgisayara baktı. “Orijinal yedek parça 1200 TL” dedi. Bu akıl dışı bir fiyattı. İçinde mercimek büyüklüğünde bir NTC (elektronik parça) olduğunu bildiğim, 3-5 gram ağırlığındaki bir nesnenin bu fiyatta olması makul değildi. “İnternetten baktım. 200-300 TL’ye satanlar var” dedim. Arka raftan bir kutu getirdi. İçindeki 8-10 farklı model arasından bir eleman buldu. “200 TL” dedi. Parçayı aldım. Oto elektrikçilik yapan arkadaşıma götürdüm.

 

2-3 dakikada yeni parçayı yerine vidaladı. Aracı denedi. Sorun ortadan kalkmıştı. Arkadaşıma “Borcum ne kadar” diye sormadım. Yemek yiyelim dedim.

 

Sanayi sitesinin içindeki 2 lokantaya baktık. Saat 20 sularında ikisinde de yiyecek bir şey kalmamıştı. Araç ile şehir merkezine geldik. 3 düzgün lokantaya baktık. Üçünde de yemek kalmamıştı.

 

Yeniden sanayi sitesine yöneldik. Buranın hemen girişindeki ızgara türü şeyler sunan sıradan bir lokantaya girdik. Ocağın başında bir kadın vardı. “Bize 2 tavuk kanadı yapar mısınız” dedik. 10 dakika kadar sonra iki minik teneke tabakta 200-300 gram arası ızgara kanatlar geldi. 2 ufak tabakta da mevsim salatası vardı. Bir tabak da lavaş türü ekmek verildi. Ek olarak 1 şişe su ve 1 şişe gazlı içecek aldık...

 

Hesap olarak 750 TL ödedim. Bu akıl dışı bir fiyattı. Ne kadar kazık yediğimi öğrenmek için bugün bir markete girip 400 gramlık pakette tavuk kanadı aldım. 102 TL ödedim. Salata, lavaş, su, gazoz gibi ürünlerin toplam maliyetini hesapladım. Karşıma taş çatlasın 150 TL’lik bir bedel çıktı.

 

Elektrik, su, kira, servis, internet, muhasebe, vergi, stopaj, temizlik, doğalgaz, tabela, reklam, emek gibi faktörleri de eklediğimde en çok 250 TL’lik bir rakam ortaya çıktı.

 

2 kişinin mütevazı yemeğinden net 500 TL kazanç elde eden esnaf hakkında da kanaatim değişmedi. Hakkıyla emeğiyle ve kanaatkâr bir şekilde kazanan esnaflarımıza saygılarımı belirterek diyebilirim ki: Ülkemizde girdi maliyetleri yükseliyor ancak, “ahlaksızlık, soygunculuk, sorumsuzluk, kazıkçılık, dolandırıcılık, açgözlülük, edepsizlik” bedelleri daha da hızlı yükseliyor.

 

 

PLAKAMLA İLGİLİ ANEKDOT

 

 

◾️Vasıtamın plakası biraz yıpranmıştı. Araç muayene işlerine bakan bildik merkez eskimiş plakaya onay vermediği için önce notere gittim. Sadece 3 dakika sonra elime bir kâğıt verildi. Hizmet karşılığı "230 TL" para alındı. Bu evrak ile Bolu Otomobilciler ve Şoförler Odasına gittim. İri bir binanın 3. katındaki ultra lüks bir ofise vardım. Bir kişi kocaman masada oturuyordu. Evrakı sundum. 2 adet alüminyum sac parçasının üzerine tam 3 dakikada 2 adet plaka basıldı. Sacların ağırlığı taş çatlasın 250 gram tutar. Hizmetin karşılığında da "500 TL" para alındı. Takdirlerinize bırakıyorum.

 

          Ali Özdemir

 

 

Kardeş kardeşinin iyiliğini istemez mi?

 

 

◾️Hakkını aramak, emeğinin karşılığını talep etmek, insan gibi yaşamak istemek dünyevi bir arzu mudur? Doymak ile beslenmek arasındaki farkı bilmeyenler buna da evet diyebilirler. Çünkü çocuklarının yeterli besin almamasını bile dert etmiyor, karınlarının doymasıyla meselenin çözüldüğünü zannediyorlar. Din kardeşinin en kötüsüne layık olduğunu düşünenler de var. Adam bir aylık kazancının %50’sini kiraya ayırıyor. Bunun bir sorun olduğunu düşünmeyen kişi, aynı adam bu dertten kurtulmak için ev sahibi olmak istediğinde; “bırak bu dünya malını, sevgisini” diyerek konuyu çarpıtıp haddini aşabiliyor. Müslümanların parayla bağlantısını keserek; sen buna layıksın, az gelirle yaşaman gerek, hakkını arama, çalış çabala ama kazanma, fazlasını istemek sana yakışmaz, uğraşma değmez, şükretmesini bilmiyorsun... gibi sözlerle karşıdakini teselli etmeye çalışıyorlar. Oysa baktığınızda birçoğunun sözüyle özü hiç de birbirine uymuyor. Kardeş kardeşini, dost dostunu, arkadaş arkadaşını en iyisine layık görmez mi? Görmemeli midir? Aksine bize öğretilen onlar için en iyisini dilemektir.

 

Kirada olan kardeşlerimin kiradan kurtulmasını, borçlu olan kardeşlerimin borçlarından kurtulmasını dilerim. Bir an evvel maddi manada iyi yerlere gelmesini ve ardından hayırlı işler için harcamanızı, paylaşmanızı dilerim. Allahü teâlâ sizlere dareyn-i saadet nasip etsin.

 

     Serhat Arvas

 

 

 

 

Üniversite öğrencisine cep telefonu yardımı

 

 

◾️Feridun ağabey merhaba öncelikle bizlerin sorunlarının çözümünde gösterdiğiniz çabalara teşekkür ederim. Benim oğlum 2023 yılında cep telefonunu devletin belirlediği sınırlarda satın aldı. Şimdiye kadar ödemesi gelmedi. Oğlumun ismini ve cep telefonunu size bildiriyorum. Yetkililere iletilmesi konusunda yardım ederseniz sevinirim. Yardımınız için şimdiden çok teşekkür ediyorum. Saygılarımla.

 

     Şener Yalçınkaya

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.