Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Yeni bir teşhis ve tedaviye ihtiyacımız var mı ki?
0:00 0:00
1x
a- | +A

Dünyanın en önemli yatırımı insana yapılan yatırımdır. Bu da gelecek nesillerin yetişmesinde gösterilecek olan çabaların ilmî ve ahlaki değerlerin hassasiyetle öğretilmesi, yaşatılması ile mümkün olacaktır.

623 yıl bunu başaran bir milletin unutturulan tarihi ile olan bağlarını yeniden kurmamız ve bu uğurda yapılanları anlamamız ile mümkün olacaktır. Başarılı insanların yetiştirildiği Enderun mekteplerini anlamak bunun için yeter de artar bile.

Avrupa ve Asya’da çocuk eğitiminin önemi ve gerekliliği önemsenmediği ve bilinmediği zamanlarda Osmanlı Devleti pedagoji ilmini dünyaya tanıtan devlet olmuştu. Önce ailede başlayan sonra da mekteplerde, medreselerde, çocukların iyi bir insan olarak yetişmesinde, sağlam karakterli kişiliklerinin oluşmasında din, ahlak ve terbiye eğitiminin en temel esasları öğretiliyordu. Dünyada ilk zekâ testini yapan da Osmanlı devletiydi.

Egemenliğindeki her ülkedeki zeki çocukları alıp onları Enderun mekteplerinde okutuyordu. Sokullu Mehmet Paşa gibi değerli devlet adamları bu okullarda yetiştirildi. Amerika’da Enderun mekteplerine ait 450 tane diploma tezi sırf insana olan yatırımın önemini anlamak içindi.

Aileden başlayan ve okullarda devam eden kaybettiğimiz bu güzel eğitim anlayışı için ne kadar üzülsek azdır. İthal bir eğitim sistemleriyle çocuklarımızdan çok büyük başarılar beklemek hayalden öte bir şey değildir. En temel ahlak ve terbiye eğitimini bile çocuklara öğretecek ailelerin, eğitim kurumlarının yok denecek kadar az olması son günlerde yaşanılan hadiselerle meselenin boyutunu bir kez daha göstermiştir.

Aslında milletçe en önce yapacağımız şey Osmanlı devletinin bunu nasıl başardığını araştırmak, anlamak ve uygulamak olacaktır.

Reçetesi ve çaresi bizde olan yani geçmişimizde var olanın yerine neden yeni uzmanların ithal reçeteleri ve sözleriyle çözüm arıyoruz ki? Yeni bir teşhis ve tedaviye ihtiyacımız gerçekten var mı ki?

Ne dersiniz?

Madenci-İzmir

Bana yardımcı olur musunuz?

“Ben bir anneyim bana yardımcı olur musunuz? Sesim olur musunuz? Allah rızası için” diye mail gönderen değerli okuyucumuz, derdinizle ilgili, olmamızı istediğiniz yardım konusuyla ilgili herhangi bir bilginiz bulunmuyor. Bizi bilgilendirirseniz size gereken yardım konusunda biz de kanaatimizi paylaşırız efendim. Saygılarımızla. F.A.

Kendi kendinizle konuşabiliyor musunuz?

İstanbul’dan “ben nerede değişmeliyim, neyi değiştirmeliyim ki başarıya ulaşmalıyım” diyen değerli okuyucumuz, size önerimiz kendi kendinizle konuşabiliyor olmanızdır. Kendi kendinizle konuşup kendinize bir hedef belirlemek ve bu hedefe ulaşmak için plan yapmaya başlamak ilk adımızın olmalıdır. Eğer sizin bir amacınız bir hedefiniz ve bu hedefe gidecek yollarla ilgili bir planınız yoksa hiçbir heves hiçbir arzu hiçbir motivasyon size fayda sağlamaz. Hatta bazen duygusallığınız arttığında işlerin ters gittiğini bile düşünebilirsiniz. Oysa insanın da mevsimler gibi kış tarafı olduğu gibi sonbahar tarafı da ilkbahar tarafı da yaz tarafı da illaki vardır... Dolayısıyla asla çevrenizle kendinizi kıyaslamadan sadece kendi kendinize bakmalısınız.

Hiçbir zaman kendinizle ilgili olumsuz kanaat beslemeyin. Asla kendinize olumsuz not vermeyin. Olumsuz düşünmek sizde olumsuzluklara sebep olur unutmayın. Kendi kendinize olumlu telkin sizi rahatlatacaktır. Hani bazıları “bugün kafamı dinleyeceğim” derler ya, siz de bazen kendi kendinizle kalıp kafanızı dinlemeyi ihmal etmeyin. Kendi kendinizi anlamaya çalışın. Dua ederken insan nasıl rahatlıyorsa kendi kendine olumlu düşüncelerde de öyle rahatlar. Aslında insan olarak kendimize şöyle bir dışarıdan baktığımızda fark ederiz ki biz çoğunlukla vaktimizi düşünerek geçiriyoruz. Ya karşımızdakini dinleyerek ya birileriyle konuşarak ya okuyup ya haber izleyerek vb. aslında sürekli beynimizi onları anlamaya yönlendirirken düşünmeye de zorluyoruz. Öyleyse biraz da kendimizi kendimize anlatabilmeliyiz. Kendimizi dinleyebilmeli kendimizle de konuşabilmeliyiz. Bir de düşüncelerimizde mümkün olduğunca olumlu, müspet ve iyimser olmalıyız... F.A.

Anlat Derdini Feridun Ağabey'de önceki yazılar...