1. Liderlik denildiğinde, içinde devletin kıyamete kadar bekasını sağlamak olan vizyonu için, insan kitlelerini tek bir kelimeyle ölüme sevk edebilecek kadar insan psikolojisini bilen ve sevilen komutanların bulunduğu,
2. Ve şehadet şerbetini içmek olan şahsi vizyonları için birbirleriyle yarışarak liderinin emirlerini yapmaya çalışanların bulunduğu,
3. Misyonu olan caydırıcılık görevini çeşitli hedefler belirleyerek vizyona ulaştıracak çağdaş stratejileri öğrenmek ve her yıl gelişen silah teknolojilerine paralel olarak vatan savunma planlarının da tekâmül ettirilmesi için mesleki kitapları olan ve her sene yenilenen aynı zamanda kanla yazılmış olan taktik talimnameleri okuyarak ortaya konulan yeni harp prensip, konsept ve doktrinlerini her seviyede tatbik ederek, devamlı bir değişim içinde olan,
4. Bunu da öğrenen organizasyonun temel kuralları olan Üretkenlik, Yenilikçilik, Keşfedicilik, Öğrenme potansiyelini ortaya çıkararak, takım hâlinde öğrenmeye özendirerek sinerji ile sağlayan,
5. Her fert ve birimlerin, neyi, nerede nasıl yapacaklarını bildiği ve uyguladığı birtakım çalışması ile,
6. Yıllardır uygulayageldiğimiz, birlikler arası standartlığı sağlayan adına devamlı talimatlar ve uygulama emirleri dediğimiz, sivil hayatta toplam kalite adını verdiğimiz esaslarla,
7. Onlar için müşteri memnuniyeti olan, milletinin güvenini kazanmak için,
8. Bir nevi beyin fırtınası olan geniş katılımlı istişare toplantıları olan, komutan ve istihbarat durum muhakemeleri ve faaliyet sonu incelemeleriyle en alttan zirveye kadar her ferdin serbestçe fikrini söyleyebildiği,
9. İyi bir takım veya bölük lideri olabilmek için, aldığı bir harekât emrinden sonra, takım elemanlarının ve kuruluşunda bulunan birliklerin farklılıklarından istifade edebilmek ve komşu birliklerle uyum ve koordinasyon içerisinde bulunabilmek için kıt'a sevk ve idare prensiplerini uygulayanların bulunduğu bir peygamber ocağıdır...
Demek istiyorum ki, Türk Silahlı Kuvvetleri, bu prensipleri, "devlet ebet müddet" için asırlardır uygulayan, millî bir sektördür. Asker, yönetim prensiplerine yabancı değildir, bilhassa kaynağını oluşturmaktadır.
Mustafa Beşdere-Emekli Subay
SSK emeklisi bir annenin arzusu?
“Feridun Ağabey, milyonlarca emekli var ülkemizde. Emekliler olarak hâliyle gözümüz kulağımız bizlere yapılacak artışta idi. Memur emeklisine enflasyon farkı, üzerine sendikanın imza attığı oranda refah payı eklendi. Temmuzda yüzde 5, ocakta da yüzde 11 zam aldılar. Hayırlı olsun. Ben 40 yıl çalışarak, primlerim tam yatırılmış hâlde 2010 yılında emekli oldum. Ama maaş bağlanma oranımız düşürüldüğü için hâlâ 20 bin lira alıyorum. Bunun üzerine şimdi 2.400 lira zam gelecek. Devlet memurlarına yapılan artışlar gibi bizim artışlarımızda da bu kriterin uygulanmasını bizim durumumuzun da iyileştirilmesini yetkililerimizden talep ediyorum. Zaten başlangıcımız düşük olunca yani kök maaş düşük olunca, yapılan artışlar da hâliyle cılız kalıyor. Böyle olunca da memur emeklisi ile bizim SSK (BAĞ-KUR da öyle) emeklisinin geliri memur emeklisine göre hayli düşük oluyor.
Şimdi, en düşük memur emeklisi maaşı 30 bin lira civarında. En düşük SSK emeklisi maaşı 18 bin lira. Bir de bizim primlerimiz çalıştığımız özel şirketler tarafından ödendiği için devlete gelir oldu. Memurlarımız çalışırken onların primini devlet kendisi verdi. Sizin aracılığınızla SSK emeklilerinin artışını da memurlarımızın emekli artış oranı kadar yapılmasını yetkililerimizden talep ediyorum. Saygılarımla...” diyen SSK emeklisi bir anneye, Efendim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan açıklamada en düşük emekli aylığının artırılması konusunda TBMM’de bir çalışma yürütüldüğü, bu çalışmanın en kısa sürede Meclis'e sunulacağı bildirildi. En düşük emekli aylığına zam hazırlığı inşallah yüzleri güldürür. Saygılarımızla. F.A.
Şoförler sigara içmeli mi?
Geçtiğimiz hafta Ankara'da saat 15.00'te Bağlıca'dan AŞTİ'ye kadar dolmuşa bindim. Son derece kaba bir sürücü her olur olmaza eli alışmış devamlı kornaya basıyor, hatta abartmıyorum içinde yolcu olduğunu hesap etmeden âdeta deli gibi araç kullanıyordu. Bir de ağzında sigara üzerine tüy dikti!..
Sürekli olarak sigara içti. Vasıtada (araçta) 15 kadar yolcu vardı. Burada hayret ettiğim bir şey de içeride kimsenin ses etmemesiydi. Kimse rahatsız mı olmuyordu olsa da ses mi çıkarmıyordu anlamak mümkün değil.
Saat 16.30'da Ankara'dan İstanbul'a giden ismi sizde kayıtlı bir firmanın otobüsüne bindim. Otobüs şoförü de sürekli olarak sigara içti. İçeride 40 kadar yolcu vardı. Orada da kimse ses etmedi...
Ali Özdemir

