Orhan Veli''nin şiirinde dinlediği İstanbul''u, Büyükşehir''in çalıştığının anlatıldığı "Yerel Yönetimlerin hizmet açısından bir dünya metropolü olarak İstanbul ve geleceğe bakış toplantısı" nda, Ali Müfit Gürtuna''dan dinliyoruz!.. Bir nostaljik takılıyor, bir geleceğe uzanıyoruz! Gürtuna, "Dünya kenti" olarak ilân ettiği; yaptıklarını ve yapacaklarını bir bir anlattığı; çalışmaların dev iki ekranda yansıtıldığı medyaya yönelik toplantıda, İstanbul''u olimpik şehir yapacağının sözünü konuşmasının sonuna bıraktı. Hükümetlerin programında spor ne kadar yer alıyorsa, Büyükşehir Belediye Başkanı''nın bir yıllık icraatlarını ve yapacaklarını anlattığı toplantıda da o ölçüde konu oldu!. Hatta, önceden dağıtılan konuşma metninde yer almayan spor, Haliç''in temizlenmesi ile birlikte gümdeme geldi.
Yaklaşık 13 ay önce, yerel yönetim seçimleri öncesinde spora bakış açısını yansıttığımız Gürtuna''nın, İstanbul''u spor tesisleri ile bezendirme yaklaşımında bir değişim olmadığını görüyoruz. İstanbul''da spor kompleksleri oluşturulacağını; bu komplekslerin her ilçeye yaygınlaştırılacağını; spor okulları niteliğinde gençliğin hizmetine sunulacağını vurgulayışını bir defa daha öğreniyoruz. Esenler''de Hakkı Başar, Ümraniye''de Haldun Alagaş Spor Salonları''nın gençliğin hizmetine sunulduğunu dinliyoruz. Tuzla''da bir spor kompleksi, Bağcılar''da da bir olimpik salon yapımının sürdürüldüğünü işitiyoruz.
Gürtuna''nın "Dünya kenti" ilân ettiği İstanbul''a "olimpik şehir" kimliği kazandırma düşüncesi ve gayreti, yaşayan nüfusun yarıdan fazlasının çocuk ve gençlerden oluştuğu dikkate alınırsa, elbette yerinde. Bugünün çocukları, yarının sporcu ordusunun birer neferi olabilecekse, bu imkan sağlanabilecekse elbette gelecek için umut verici! Bu spor komplekslerinin, sokağa düşecek çocukları ve gençliği spora çekeceği muhakkak!. Akatlar''daki kompleksin böylesi bir hizmeti yerine getirdiğini gören sporu seven bir kişi olarak, spor tesislerinin yaygınlaşmasından memnuniyet duymamak mümkün mü!. Ama, İstanbul''u "olimpiyata ev sahipliği" yapacak şehir kimliğine büründürmek, her mahalleye bir tesis yapmakla da olmaz!. Bu tesisler, elbette olimpiyatta yarışacak gençleri yetiştirmek için gerekli. Fakat, iş sadece tesis diye bina dikmekle kalmıyor... Sporcu sağlığı ile ilgili ünitelerin unutulmamasının yanında gençleri çalıştırıp yetiştirecek antrenörlere duyulacak ihtiyaç da gözden kaçırılmamalı. Göz önünde tutulması gereken bir önemli konu da, tesislerin olimpik ölçülere ve standarda uygun şekilde yapılması... Olimpiyat düzenlemeye soyunan İstanbul''un olimpik kalitede tesislere ihtiyacı olduğu kaçınılmaz. Olimpik nitelikli tesis yapmamak, kaynak israf etmektir!. Olimpik tesislerin yapımı için Olimpiyat Yasası''nın öngördüğü nakit katkısında bulunmayıp, bunu ayni yardıma çevirmek anlayışında böyle bir yanlışa düşmemek gerekir!. Bu yanlış adımın atıldığı varsayımı ile bir ara olimpiyat sevdasından vazgeçilme noktasına gelinmesi, bazı tartışmaların odağı olmamış mıydı?...
İki yıl sonra, Haliç''te kürek yarışlarının yapılacağı ve yüzüleceği sözünü veren ve üç üst seviye belediye görevlisine "Önce sizler yüzeceksiniz" talimatını veren Büyükşehir Belediye Başkanı Gürtuna''nın gerçekten "Büyükşehir çalışıyor" imajını, spora katkılarını da ortaya koyarak çizmesini bekliyoruz!..

