Bu derbi gösterdi ki G.Saray aldı başını gidiyor; F.Bahçe ardından şaşkın şaşkın bakıyor. Kupadan sonra ligde de vuslat başka yıla kalıyor. Kanarya suspus olmuş, Aslan''a yan bakılmıyor!... Bir takım ki, ligde var oluşunu bu derbiye bağlamış olsun; ama, sahada da var olmasın!... Daha ilk yarıda, rakibin olası kontratakları için üstelik kendi evinde orta sahaya yakın bölgede dümdüz ip gibi dizilen bir dörtlü savunma anlayışına girsin!... Bu yetmezmiş gibi kademesiz kalıp, hep gafil avlansın; bilinçsiz ofsayt taktiğine kurban gitsin!... G.Saray, ilk yarıda dört defa kontratak bindirdi; ikisinde gol buldu; diğerlerinde önce Emre ile Marcio''nun, sonuncusunda da Hakan''ın beceriksizliğiyle fark fırsatını tepti.
F.Bahçe''de ilk yarıdaki oyunuyla ne ruh vardı ne de madde. Güya maça hızlı başladı. Rakip sahada G.Saray''ın savunmasıyla boğuşurken, kalesinde ofsayt anlayışında kademe hatası yapan savunması yüzünden iki golü peşpeşe yedi. Zeman 4-3-3''ünden caymış; Boliç''i kulübeye çekerek 4-4-2''ye dönmüş. Ne var ki savunma hataları yüzünden bu da bir çare olmadı; yaranın kanamasını dindirmedi Fener için. Tıpkı Boliç''in Preko''nun yerine oyuna alınışı gibi. Bir tek Moldovan''ın ikinci yarının başında sağdan orta yapıp gol bulması dışında. Bu golle birlikte F.Bahçe yediği gollerin acısını çıkarmak istercesine hücumu düşündü. Belirgin bir baskı kurdu. Ama ilk yarıdaki gibi savunmasında tedbiri unuttu. Sadece Johnson''u geriye çekmeyi tedbir gibi düşündü.
G.Saray, oyuna temkinli başladı, önce Fener''i durdurmaktı maksadı. Beklenmeyen anda golleri bulunca oldukca rahatladı. Sadece bu maçta değil, ligde de rahatladı G.Saray!...
Muhittin Boşat, G.Saray''ın sertliğine vakit geçirmeden tedbirini aldı, kartlarını sıraladı. Ama ikinci yarıda Popescu''nun Mosheou''yu itmesine seyirci kalıp Fener''in penaltısını boşa atarak derbi sonucuna kendince bir damga vurdu!...

