Kaydet
a- | +A

Zor oldu, golsüz oldu ama 2000 finalleri sonunda bizim oldu.

Ah Hakan ah; ilk yarının sonlarına doğru rakip savunmadan seken topu kaleciye kaptıracağına golü atsa Türk futbolunda bu yüzyılın kahramanı olacaksın; baş tacı edileceksin!... Direkten dönen kafa şutunun şanssızlığı, kaçırdığın bu gol pozisyonunun mazereti olabilir mi; bir golcü olarak iyice düşünmelisin!...

Sonra, sen Okan; ilkinde Sergen''in, ardından da Arif''in "al da at" diye gönderdikleri topları, hangi acemelikle dışarı attın, biz şaştık; umarım sen de şaşırmışsındır!...Peki ya sen Sergen? Maçın sonlarına doğru orta sahadan alıp götürdüğün topla rakip savunmayı bir bir ekarte ettin de, nasıl oldu o topu ağlar yerine kaleciye nişanladın? İlk yarının sonları ile ikinci yarının başlarında kaçan bu gollük pozisyonlar kalan dakikaların geçişinde hep birer kâbus oldu bizim için!...

Maçın başladığı sonuçla bitmesi bizim için elbette bir avantajdı. Ancak kazanmak, hem de çok gollü kazanmak en iyi avantajdı. Ama, sıkıntı veren, kalemize gelen her topu kâbus bombası gibi görmemize sebep olan anları yaşamak hiç de kolay olmadı. Üstüne üstlük, bir de Arif''in kafa şutunun direkten dönmesi, Hakan''ın pasını auta atması son yarım saatte ne stres yükledi üzerimize!...Oysa, bu pozisyonlarda golü bulsak 8 ay önce 2000 finallerinin yolunu daha maç bitmeden bulmuş olacaktık!...

Buraya kadar 90 dakika boyunca bize ıstırap çektiren dakikaların sonuçta mutlu sona ulaşması var ki doğrusu o kadar strese yetti. Biz zaten maçın başladığı skorla elbette 2000 finallerinin yolunu tutmuştuk. Ancak milenyuma girerken, alınacak bir galibiyet daha yakışık almaz mıydı?!..