BİRKAÇ hafta önceydi. Sabahleyin gazeteye gitmek için evden ayrıldım. Ne göreyim, arabamın iki plâkasını da söküp götürmüşler. İnsan bir tuhaf oluyor... Polisti, şikâyetti, zabıttı, yeni plâka çıkartmaktı derken birkaç gün kaybım oldu. İster istemez öfkeleniyorsunuz. Durmadan kendimi teselli ettim. Olur böyle şeyler, aldırma deyip durdum. Çalınan plâkalar: 34 UL 8696 * * * Şehir işte bu. Her şehir; fırsatlar, imkânlar, kazanç, estetik, iyilikler, dürüstlükler mekânı. Ama aynı zamanda sahteciliğin, düzenbazlığın, üzüntülerin, hafakanların cirit attığı sıkıntılar iklimi. Her şehirde sevinç ile gam kol kola. Yoksullukla zenginliğin, tebessümle hıçkırığın, canavar düdükleriyle müjdelerin, doğruluşlarla yıkılmışlığın yanyana ve yüzyüze durduğu yegâne dünya, şehirlerdir. Kaçmak mı?.. Mümkün değil. Kopmak mı?.. İmkânsız. O sebeple, şehri, olanca dağdağası ve sümsüklüğü ile kabulleneceksiniz. * * * Şehir yorar. Al sana kahır, al sana üzüntü, al sana uykusuzluk ve yapayalnızlık diyorken, hemen arkasından sorar: Şöhret ister misin, varlık lâzım mı, yaşamanın tadı hangi renk olsun? Şehrin bir yüzü kara, diğeri altın sarısıdır. Umut da dağıtır, perîşanlık ta. Kıtlık ta kapıdadır, bereket te. Şehir yorucu, bir o kadar da vericidir. * * * Şehre dayanmak gerek. Bunun için şehirlere has yanar-döner kültürlere dost olacaksınız, ve her türlü sürprize hazır. Aksi halde şehir sizi öğütür. Cinnet, çılgınlık, intihar, sebepsiz kavgalar, şehirlere has çirkin özelliklerdir. Bu türlü sapmalar ve gerilimlere köy ve kasabalarda daha az rastlanır. İnsan, şehirden korunmak zorundadır. Ve şehrin üstesinden gelmek mecburiyetinde. * * * Fazla çatallı bir hüküm, fakat hakikat. Şehre dayanmak gerek. * * * Hiçbir akım, ideoloji, ters fikir köylerde doğmaz. Satanizm, anarşizm dahil bütün dellenmeler şehirlerde yeşerir. Şehir; iyiliği de, kötülüğü de kol açıp birlikte kucaklayan kör ve sağır bir cadaloz gibidir. Kaçmak mı?.. Mümkün değildir. Kopmak mı?.. İmkânsızdır. Şehirli, beter ile bereket arasında bir yerlerde mutlu olmayı bilecek. Başka çâre yok. * * * İşte böyle... Bizim arabanın plâkaları gitti gider. Siz siz olun, plâkaları sağlam çaktırın. Eğer şehirde iseniz vara yoğa dertlenmeyin. * * * GÜNÜN KİTABI: HAT SANATI ve MEŞHUR HATTATLAR. Yıllardır beklediğimiz eser nihayet çıktı. Prof. Dr. Muhittin Serin''in bu eseri Türk aydınına müthiş bir hediye. Bu kitap eksik ise her kütüphane eksiklidir. Hararetle tavsiye ederim. İsteme adresi: Kubbealtı Neşriyat,
Tel: (0212) 516 23 56. Yayınevini kutluyorum.

