Türkiye her alanda yeni bir yüzyılın gereklerini yerine getirebilmenin uğraşını veriyor. Avrupa Birliği müslüman bir ülkenin de birliğe katılması ile evrensel bir misyona kavuşabilecek. Türk halkının büyük bir kısmı da bundan yana. Türkiye aynı zamanda, Orta Asya''da da biraz da Amerikan petrol şirketleri adına yöneteceği bir imparatorluğun merkezine dönüşecek. Yurtiçi yolcu taşımada karayolunun yüzde 95.5''lik egemenliği , 2000''lerin ilk çeyreğinde değişmeyecek. Yurt dışı yolcu taşımacılığında da yüzde 98''lik payı olan hava taşımacılığı aynı dönemde hakimiyetini sürdürecek. Yurt içi yük taşımacılığında da yüzde 87.6''lık payı olan karayolu taşımacılığının payı bu dönemde küçük bir düşüşle yüzde 82.5''e inerken demiryolu ile boru hattının görece payları artacak. Yurt dışı yük taşımacılığında ise deniz yollarının mutlak üstünlüğü değişmeyecek. Deniz ticaret filosunun tonajının önümüzdeki yıllarda 13 milyon DWT''a ulaşması bekleniyor. Yine önümüzdeki on yılda hava liman ve meydanlarından gelen-giden yolcu sayısının 30 milyonu dış hatlarda olmak üzere 45 milyona ulaşması bekleniyor.
Zenginler kulübü AB Türkiye''nin kendisine tam üye olmak için hedef aldığı Avrupa Birliği''nin (AB) şu andaki üyelerinden Yunanistan''ın 2025 yılındaki kişi başına milli geliri, 1997 fiyatlarıyla 20 bin 652 dolara, İsveç''in 26 bin 68 dolara, Portekiz''in 26 bin 811 dolara çıkacak. Türkiye, 2025 yılında, 1997 fiyatlarıyla 1 trilyon 649.5 milyar dolarlık toplam SGP-GSMH''ye ulaşacak. Bu rakam, Türkiye''nin toplam milli gelirini dörde katlanması demek. Türkiye bunu gerçekleştirirse şu anda üç katı olduğu Yunan ekonomisini, 2025 yılında sekize katlayacak. Ekonomik büyüklükte Türkiye, şu anda dörtte birinden küçük olduğu, AB''nin devi Almanya''nın da yarısını
geçecek. Türkiye, bu ekonomik büyüklüğü ile İtalya''ya oldukça yaklaşacak, İspanya''yı ise geride bırakacak. 2025''te Türkiye, tam üye olması halinde Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya''nın ardından beşinci sırada yer alacak. Diğer yandan Türkiye, 21.yüzyıla iletişim altyapısı daha gelişmiş bir ülke olarak girecek. Haberleşmede en önemli gelişme fiberoptik kabloya geçişte yaşanacak. Bugün 30 bin kilometre olan fiberobtik kablo uzunluğu 2000 de 110 bin Km''ye ulaşacak. Halen bir milyonu bulan cep abone sayısının 2000''nin sonunda 1 milyon 800 bine, 400 bin dolayında olan kablo tv abone sayısının üç milyonu bulması bekleniyor.
İhtiyar dünya genç Türkiye Önümüzdeki yirmi yılda dünya daha da ihtiyarlayacak. 60 yaşındaki nüfus 1999-2020 yılları arasında ikiye katlanacak. Yani Avrupa''nın 540 milyon olan nüfusu 1 milyara çıkacak. 2020 yılında 60 yaşındaki nüfus ikiye katlanacak. Bu nüfus yaşlanmasından en çok gelişmiş ülkeler etkilenecekler. 2020 yılında İtalya nüfusunun yarısı 50 yaşında olacak. Japonların üçte biri ise 80 yaş mumlarını üfleyecek. Türkiye''de ise 1990 yılında 2 milyon civarındaki yaşlı nüfusun 2030 yılında 10 milyona, 2050 yılında da 15 milyona yükselmesi daha sonra da bu düzeyde kararlılık kazanması beklenmektedir. Bu yaşlı nüfusa ilişkin şimdiki sorunların 2030''da 5, 2050''de de 5.5 kat artması anlamına gelmektedir. Türkiye''nin toplam nüfusunun 2005 yılında 72 milyona, 2050 yılında da 95 milyona yükseleceği ifade ediliyor.
Daha çok ihracat 2000''li yıllarda ihracatın 70 milyar dolara, ithalatın ise 80 milyar dolara çıkması hedefleniyor. Böylece bugün ihracat geliriyle ithalat fazlasının ancak yüzde 60''ı karşılanırken, ihracatın daha hızlı artamasıyla 2000''li yıllarda yüzde 87''si karşılanır olacak. Bu arada 15 milyar dolara çıkacak ithalat-ihracat farkını yani dış açığı kapatmak için turist ve almancı dövizler imdada yetişecek. 15 milyar dolarlık dış açığa karşılık işçi gelirlenrinin 5 milyar doları dış hizmet gelirlerinin 3 milyar doları, turizm gelirlerinin 14 milyar doları bulması, buna karşılık dış borç faizlerinin 4 milyar dolarda kalması bekleniyor. Böylece 2000''li yıllarda cari işlem açığı 4 milyar dolar olacak.
Okumuş İşgücü Türkiye''nin yükseköğretim diplomalı işgücü 1.5 milyon kişiyi geçecek. İlk sırayı ilkokul öğretmenleri, ikinci sırayı sosyal bilimler diploması sahipleri alacak. 2000''de 67 milyon olan nüfusa 83.5 bin tıp mezunu hizmet verecek. Bu da tıp elemanı başına 808 kişiye tekabül etmektedir. Öte yandan 2004''e kadar dünya hasılasının yılda ortalama yüzde 3.3 dünya ticaretinin de yılda yüzde 6 büyümesi bekleniyor. Bu dünya ekonomisi ile bütünleşme çabasındaki Türkiye için olumlu bir gelişme olarak kabul ediliyor.

