1ABD''nin ve AB''nin Türk yetkililerine Fener Rum patrikhanesinin "Ekümenik" statüye kavuşturulması için doğrudan ya da dolaylı baskıları vardır. Bu baskıların çoğu maalesef bazı medya tarafından gizlenmektedir. Özellikle bazı medya ve çevreler içinde Fener Rum Patrikhanesine "Ekümenik" yani evrensel statü tanındığında Türkiye''nin AB''ye girişini kolaylaştıracağı ve turizme katkısı olacağını ve Türkiye''nin patrikhaneyi kullanarak milletlerarası münasebetlerde güç kazanacağını savunanlar vardır. Bu görüşlerinde ister samimi isterse artniyetli olsunlar bu görüşleri yanlıştır.
"Hıristiyan itikadına göre; Ekümenik konsiller, (Ruhu''l-kudüs)ün gözetim ve denetimi altında toplanırlar. Bu yüzden bu konsillerde (yanılma, yanlış veya eksik karar alma ihtimali) Hıristiyan inancına göre mümkün değildir. Böyle bir ihtimali düşünmek dahi insanı dinden çıkarır. Hıristiyan âleminin ilk ve en büyük, en önemli (ekümenik konsili) 325 yılında İznik konsilidir. Hıristiyan kutsal kitaplarının seçim ve kabulü, Hıristiyan itikadnâmesinin değişmez ilkelerinin tesbiti bu konsilde gerçekleşmiştir. Yine Hıristiyan âleminin ekümenik patrikhaneleri bu konsilde tesbit edilmiştir. Bunlar da Roma, İskenderiye ve Antakya''dır. Belirleyici kriter olarak da bir havari tarafından kurulma (Apostolic köken) şartı aranmıştır. İstanbul, o dönemde henüz şehir olarak dahi yoktur. İstanbul''un 381''de patriklik statüsüne çıkarılışı, siyasi zaruret ve protokol nezaketi açısındandır. Nitekim asırlarca İstanbul patrikleri ya İskenderiye, ya Antakya patriklerince atanmış veya görevlerinden azledilmiştir... Rus kilisesinin, Fener patrikhanesinin ekümenikliğine sıcak bakması, hiçbir şekilde düşünülemez. Fener patrikhanesinin ekümenikliğine karşı çıkacak olan Ortodoks âleminin diğer kanatları Süryani, Kıpti, Habeş, Bulgar, Sırp, Nasturi, Kudüs ve Ermeni patrikhaneleridir. Çünkü bunlardan Antakya Süryani ve İskenderiye kıpti kiliseleri, bugün tabanlarının büyük kısmını bulundukları coğrafyadan dolayı kaybetmiş olsalar da, sayısal olarak güçsüz birer kilise olsalar da; Teoloji ve Hıristiyan akidesi açısından ekümeniklik sıfatını haizdirler. Fener patrikhanesine verilecek böyle bir statüyü dinen kabul etmeleri mümkün değildir. Zira 381 konsilinde İstanbul Episkoposluğunu protokol gereği, (ekümenik sıfatı olmayan sıradan bir) patrikhane statüsüne çıkaran kararı imzalayan Antakya ve İskenderiye ruhanileri 16 asırdır kendi kiliselerinde lânetle anılmaktadırlar. Sadece protokol gereği böyle bir statüye destek verenleri lanetle anan kiliseler, bugün nasıl Hıristiyan akidesini alt üst edecek ekümeniklik sıfatını Fener''e verebilirler?" (Doç.Dr. Mehmet Çelik''in Türkiye''nin Fener Patrikhanesi Meselesi eserinden sayfa:11-12-13) Sovyetler Birliğinin dağılmasından ve Soğuk Savaş''ın sona ermesinden (1990) sonra ABD liderliğinde "Yeni Dünya Düzeni"nde tek başlı, tek merkezli bir dünya meydana getirmenin planı "Yeni Dünya Düzeni Projesi"dir. Bu projede 270 milyon Ortodoks''un 200 milyonu Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu''ndadır. Rusya yeniden süper güç olma hedefini Ortodoks kilisesi ve Slâv Milliyetçiliği üzerine inşa etmektedir. Rum Milli kilisesi olan Fener Patrikhanesine Ekümeniklik yetkisi tanınırsa Ortodoksların kontrolü Rusya''nın elinden alınarak Fener Patrikhanesi yoluyla ABD''nin eline geçmiş olacaktır. Lozan''dan 1930 yılana kadar Fener Rum Patriğinin resmi sıfatı "Baş papaz" idi. Maalesef 1930 yılında bir telgrafta patrik ünvanı kullanıldı ve teamül halini aldı.
1948''den sonra ABD patrikhaneye ilgi gösterdi ve ABD vatandaşı Athinagoras, Başkan Truman''ın özel uçağı ile İstanbul''a gelerek göreve başladı. Sovyetler Birliğinin dağılışından sonra bu faaliyet hızlandırıldı. ABD''nin dünya hakimiyeti olan Yeni Dünya Düzeninde Ortodoks dünyasının Fener patrikhanesinin şemsiyesi altında yeniden yapılanarak Bizans''ın ihyası vardır. Fener Patrikhanesinin önünde ilk engel Lozan Anlaşmasıdır. Bu anlaşmaya göre yeni kiliseler yapılmaz, tamir edilemez ve kilise yeni mülk edinemez. Fakat politikacıların gafleti ABD ve AB''nin baskısı ile patrikhaneye restorasyon izni adı altında yeni binalar inşa edildi. (1986) Bazı paravan Türk işadamları (arkasında Rum ve ABD ile AB var) ile Rum işadamlarının patrikhane etrafında satın aldıkları gayrimenkuller Rum vakıflarına onlar da bu gayrimenkulleri patrikhaneye bağışlayarak Lozan delindi (1995). Bütün bunlar Fener Patrikhanesini ve civarını bir nevi Vatikan yapma hazırlığıdır. İkinci hedef Surlar içi İstanbul''dur. Nihai hedef Trakya ve bütün Marmara Bölgesini içine alan Bizans''ın ihyasıdır.

