Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
AK Parti’ye küfredip sonra organizasyona katılanla...
0:00 0:00
1x
a- | +A

AK Parti Gençlik Kolları, geçen cumartesi Kocaeli’de çok güzel bir organizasyon yaptı. Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş’i tebrik etmek lazım. Stadyum hıncahınç doluydu...

AK Parti 24 yıldır iktidar. Gençlerden yeteri kadar oy almasa bu kadar süre iktidarda kalamazdı. Siz bakmayın "gençlik AK Parti’ye oy vermiyor" diyenlere. Hâlâ en çok oyu gençlerden -oransal olarak- AK Parti alıyor...

Tabii 24 sene önceye göre sosyoloji değişti. Stadyumda eğlenen, oynayan gençler de vardı. Bu gençler 1990 ve sonrası doğumlu. Onların hayata bakışı 45 yaş ve üzeri gibi değil. Hâlâ bizde olayları soğuk savaş kafasıyla değerlendirenler var. Şimdiki gençlik sosyal medya kullanan ve daha dışa açık insanlar. Ayrıca dine bakışları orta yaş ve yaşlılardan farklı. Bugün anne babası kapalı olup kendisi mini etek giyen ve AK Parti’yi destekleyen çok sayıda genç kız var. Siz bakmayın "bu nasıl giyim" diyenlere!.. Başı açık, eğlenmeye de giden ve hatta dekolte giyip Erdoğan’ı sevenlerin sayısı sanılandan fazla...

Türk toplumu daha sekülerleşiyor. Gençler de buna göre şekilleniyor. Kafalarında usturuplu, efendi, sessiz diye bir gençlik kuranlar 1983’te kaldı. “Ay bu gençler oynuyor zıplıyor” diye hayıflananları anlamak mümkün değil. Ne yapacaktı bu gençler? Oturup evde ağlayacaklar mı? Önce toplumdaki değişimi görmek lazım.

AK Parti herkesin partisi. Sadece aşırı dindarların partisi olsa alacağı oy yüzde 1-2’yi geçmez. Herkesi kucaklamazsanız alacağınız oy Saadet Partisi ya da Yeniden Refah Partisi kadar olur. O partilerin de ne kadar oyu olduğunu 2027 ya da 2028’deki seçimlerde göreceğiz...

Şimdi gelelim "herkesi kazanma stratejisi"ne... Herkesi kazanma şansınız yok. AK Parti ağzıyla kuş tutsa bu ülkede yüzde 45’lik kesimden asla oy alamaz. Her muhalif "AK Parti’nin ilk 10 yılı çok iyiydi" der. O zaman bile AK Parti yüzde 50’yi geçemedi. 15 Temmuz’dan sonra Erdoğan en güçlü olduğu anda yüzde 52 aldı. Katı muhalif seçmen oyunu değiştirmez. AK Parti "herkesi kazanmalıyım" diye iyi strateji yapıyor ama herkesi kazanmak imkânsız... Bu arada sizi kayıtsız şartsız destekleyenleri de ihmal etmemelisiniz...

2017’de Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi değiştiğinde şarkıcı Murat Boz eski futbolcular Arda Turan ve Rıdvan Dilmen’le Erdoğan’ı övüp Başkanlık Sistemi’ni "kutsuyordu." Aynı Murat Boz 2019’da İstanbul Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nu destekledi ve kampanyasına para yatırdı. Boz sadece aslına rücu etti. Hep CHP’liydi, Erdoğan’ı çıkarı gereği savundu...

Hande Yener, Cumhurbaşkanımızı öve öve bitiremezdi, şimdi konserlerde “zıplamayan Tayyipçi” diye gençleri bağırtıyor.

AK Parti herkesi kucaklamalı ama kendisine saygısı olanları. Bariz CHP’li Eser Yenenler hayatta AK Parti’ye oy atmaz. Zaten koyu İmamoğlucu... Bu adamı gençlik festivaline çağırmanın faydası ne?

Emine Erdoğan Hanımefendiye ve AK Parti’ye ağır hakaretler eden "Gezen Tavuk mu, Yürüyen Ördek mi" nedir onu çağırmanın mantığı ne? AK Parti bunları kazanacağım diye kendisine gönülden bağlı insanları kaybetmemeli...

Erdoğan’ı ve AK Parti’yi ölümüne savunmuş, risk almış ve en zor günlerde yanında olmuşları küstürmemek lazım. Yarın bir gün AK Parti sıkıntılı zamanlar yaşarsa yanında Eser’i, Gezen Tavuk’u bulamaz. Hatta onlar “oh olsun” der...

Dün Faruk Acar gereken açıklamaları yapmış. Doğru tespitlerde bulunmuş. AK Parti’nin bugün en büyük destekçileri hâlâ ev hanımları, işçiler, emekliler, hayatın zorluğunu yaşayanlar, emekçiler, Anadolu’daki gönlü zengin insanlar ve onların çocukları. Bu kesimi; Eserler, Tarkanlar, Murat Bozlar, yarın seçim kaybetse hemen yanından uzaklaşacak fırdöndüler için küstürmemek lazım. Bu tür eleştirileri AK Parti anlayışla karşılar ve gereken tedbirleri alır. Bundan yana şüphem yok...

Cem Küçük'ün önceki yazıları...