Kaydet
a- | +A

Bir insan yaşadığı şu dünya hayatında imanını muhafaza edebilmiş ve imanla son nefesini verebilmişse ne mutlu ona...

Çok korkmamız ve uzak durmamız gereken şeyler:

1- İmansız ölmek... En çok korkulması gereken şey bu olmalıdır. Bir insan yaşadığı şu dünya hayatında imanını muhafaza edebilmiş ve imanla son nefesini verebilmişse bahtiyardır. Bu ona kâfidir.

Bu saâdete kavuştuktan sonra bütün dünya saltanatını birden kaybetmiş olsa bile, bir kıymet ifâde etmez. Ölünce zaten hepsini bir anda bırakmış olacaktır.

Allah korusun, imansız olarak ölen kişi, yaptığı hiçbir ibadetin, hiçbir iyiliğin karşılığını göremez, sonsuz olarak Cehennemde yanacaktır.

İnsanoğlu, imkânları nisbetinde her şeyin en iyisini, en güzelini elde etmeye çalışır. Bütün ömrünü de, buna harcar. Evin en güzelinde oturmak, arabanın en iyisine binmek ister, elbisenin, ayakkabının ve buna benzer şeylerin en kıymetlisini kendisine yakıştırır. Bunlara sahip olunca da çocuklar gibi sevinir.

Ölümün de en güzeli seçilmelidir. Ölümün en güzeli, güzel yaşamakla elde edilir. "İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür. Nasıl da ölürse öyle haşr olunur." Bunun aksi ise çok az vâki olur.

Rabbimizin bir kuluna verdiği en büyük nimet onun imanla kabre girmesidir. Bundan büyük nimet ve saadet olamaz...

2- Günâh işlemekten korkmak... Kirâmen Katibin melekleri yaptıklarımızı yazıyorlar. Ahirette bizi utandıracak ve azap çekmemize sebep olacak günâhlardan çok sakınmalıyız.

İşlediğimiz günâhları biz unutabiliriz, fakat melekler unutmuyorlar, kaydediyorlar. Kıyâmet günü amel defterimizde hiç hesabımızda olmayan günahlarımızı görürsek şaşmamalıyız.

Muhammed bin Münkedir hazretleri bir gün evinde Kur'ân-ı kerim okurken ağlamaya başlar. Çok fazla ağladığını gören hane halkı, babalarını teselli etsin diye komşularından Ebu Hazım hazretlerini çağırırlar. O da gelir ve sorar: "Kardeşim niçin bu kadar çok ağlıyorsun? Çoluğunu, çocuğunu korkuttun!" O da "bir âyet-i kerime okudum da onun için ağlıyorum" demiş. Hangi âyet olduğunu sormuş, o da Zümer suresi 47. ayet-i kerime olduğunu söylemiş. Meâlen: "Hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılmıştır."

Ebu Hazım da başlar ağlamaya. İkisi birden hıçkıra hıçkıra ağlarlar. Ev sahipleri ona derler ki, biz seni babamızı teselli edesin diye getirdik, sen daha çok onu ağlatmaya başladın...

3- Şeytanın amellerimizi bozmasından korkmak... Şeytanlar bize yalnız günâh işletmekle kalmıyorlar yaptığımız ibadetlerimizi de bozmaya, yok etmeye uğraşıyorlar. Yaptıklarımızı beğendirmek ve böylece de bizi kibre, ucba sevk ederek sevaplarımızı silmeye çalışırlar.

4- Azrâil aleyhisselâmın ruhumuzu ansızın almasından korkmak... İnsan ne zaman öleceğini bilmez, her an ölebilir. Öyle bir günümüz olacak ki, gecesini göremeyeceğiz. Veya öyle bir gecemiz olacak ki gündüzü olmayacak.

Yarına sağ olarak çıkacağına kimse emin değil. Bir trafik kazası, bir kalp krizi gibi sebeplerle insan hayata vedâ edebilir. Mademki yarına çıkmamızdan da emin değiliz, o hâlde ölüme daima hazır olmalıyız...

5- Dünyanın bizi aldatmasından korkmak... Bütün kötülüklerin başı dünya sevgisidir. Kibir, hased, kin, düşmanlık, aldatma, yalan söyleme, başkalarını hakir görme gibi büyük günâhlar hep bundan çıkar.

Bu en çok korkulacak şeylerden bizim de korkmamız ve onlardan uzak durmamız gerekmektedir...

M. Said Arvas'ın önceki yazıları...