Kaydet
|

Kur'ân-ı kerîm, îtirâz ve karşı çıkmaktan, derin mücâdele ve münâzaradan menediyor.

Sual: "Görülüyor ki tarih boyunca, itirâz edenler hep kaybetmiştir. 'Peki' demek insanlara niçin zor geliyor?"

Cevap: İnsan, kendi noksan aklı ile, mutlak yaratıcıyı anlayamayacağından, merhametlilerin en merhametlisi olan Allahü teâlâ, her asırda, her kavme Peygamberler göndermiştir. Böylece, işin hakîkatini, doğrusunu insanlara öğretmiştir. Saidlerden olanlar, îmân ederek kurtuldular, dünyâ ve âhiret saâdetine kavuştular. Bedbaht olanlar ise, itirâz ve inkâr ederek, hüzün ve hüsrânda kaldılar. Her şey söz dinleyene verilir, her şey bu her şeyin içinde vardır. İtirâz eden, söz dinlemeyen, kendi nefsine tâbi olur. Nefsine tâbi olan da, helâk olur. Çünkü nefs, yaratılış icâbı, inkâr, isyân ve itirâz edecek şekilde yaratılmıştır. Ebu Cehil, nefsine tâbi oldu, Peygamber Efendimize itirâz ederek peki diyemedi ve kaybetti. Hazret-i Ömer ise, peki dedi ve aziz oldu... Tarih boyunca, itirâz edenler hep kaybetmiştir. Kendilerini ve kendilerine tabi olanları da felakete sürüklemişlerdir.

Meşhur tefsîr âlimi olan Fahreddîn-i Râzî hazretleri; "Biliniz ki ben, ilim âşığıydım, doğru olsun yanlış olsun, bir şeyin ne olup olmadığını öğrenmek için pekçok şey öğrendim. Vallahi kelâm, akâid ilmi ile ilgili, doğru yanlış bütün itikâtları, filozofların görüşlerini çok tedkîk ettim. Ancak Kur'ân-ı kerîmde bulduğumu hiçbirisinde görmedim. Çünkü Kur'ân-ı kerîm, Allahü teâlanın yüce kudretini ve azametini teslîm ve kabûl etmeye teşvîk ediyor, îtirâz ve karşı çıkmaktan, derin mücâdele ve münâzaradan menediyor..." buyurmaktadır.

İtirâz eden, söz dinlemeyen kimse, sevimsiz olur. Hiçbir yerde itibarı olmaz, hürmet görmez. Zaten dinimiz, bu hâlin kötü bir huy olduğunu, tedâvi edilmesi lazım geldiğini bildirmektedir. Yûsuf bin Esbât hazretleri; "Güzel ahlâkın alâmetleri; arkadaşının söylediğine itiraz etmeyip, kabûl etmek. Kendine ve herkese ve hattâ her mahlûka karşı merhametli ve insaflı olmak. Kimsenin ayıbını araştırmamak. Başkasında bir kusur görünce, 'istemeyerek yapmıştır' diyerek iyiye yormak. Kendisinden özür dileyenlerin özürlerini kabûl etmek. Başkalarından gelen sıkıntı ve eziyetlere sabır ve tahammül etmek" buyurmaktadır.

Allahü teâlâya ve O'nun Resûlüne itirâz edenler, ebedî saadetten mahrum kaldıkları gibi, Peygamber efendimizin vârisi olan hakiki İslâm âlimlerine itirâz edenler de, bu saâdetten mahrum kalırlar...

Osman Ünlü'nün önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.