Özetle
Kaydet
Köşe Yazıları 1 saat önce

İslam'ın hakikatin ta kendisi olduğunu ve diğer ilahi dinlerin zamanla bozulduğunu belirten metin, Müslüman olmayanlara acınması gerektiğini vurguluyor.

  • Müslüman olmayanlar, saadet yolundan mahrum kalmış kimselerdir ve onlara acınıp incitilmemelidir.
  • Küfür (Müslüman olmamak), insanı dünyada ve ahirette felakete götüren zararlı bir inanış ve yaşayıştır.
  • Allahü teâlânın var ve bir olduğunu bildiren ilahi dinler, insanlar tarafından bozulmadan evvel inanılacak şeyler bakımından birbirinin aynı idi.
  • Musa aleyhisselâmdan başlayarak Peygamber Efendimimize kadar gelen Mûsevîlik, Îsevîlik ve İslâm dinleri, hep Allahü teâlânın bir olduğunu bildirmiştir.
  • Yahudiler İsa ve Muhammed aleyhimesselâma, Hıristiyanlar ise İsa aleyhisselâmı Allah'ın oğlu sanarak yanlış itikatlara saplanmışlardır.
  • İslam dini, önceki dinlerin hakiki esaslarını toplayıp hurafelerden temizleyen hakiki ve doğru dindir.
a- | +A

Müslüman olmayanlar, saadet yolundan mahrum kalmış kimselerdir. Bunlara, acımalı ve incitmemelidir.

Sual: İslamiyetin bildirdiği iman esasları, bütün ilahi dinlerde hep aynı mı idi?

Cevap: Başka dinden olanların hepsini, kötü huylu insan olarak kabul etmemelidir. Evet küfür, yani Müslüman olmamak, her zaman, her yerde fenadır. Çünkü küfür, insanı dünyada ve ahirette felakete götüren zararlı bir inanış, bozuk bir yaşayıştır. Allahü teâlâ, İslam dinini, insanların dünyada rahat ve huzur içinde, kardeşçe yaşamaları için ve ahirette sonsuz azaplardan kurtulmaları için göndermiştir. Müslüman olmayanlar, bu saadet yolundan mahrum kalmış kimselerdir. Bunlara, acımalı ve incitmemelidir. Bunları gıybet etmek bile haramdır. İnsanın, saîd veya şakî olduğu son nefeste belli olur.

Allahü teâlânın var ve bir olduğunu bildiren ilahi dinlerin hepsi, insanlar tarafından bozulmadan evvel, inanılacak şeyler bakımından birbirinin aynı idi. Musa aleyhisselâmdan başlayarak Peygamber Efendimimize (sallallahü aleyhi ve sellem) kadar gelen üç büyük din, yani Mûsevîlik, Îsevîlik ve İslâm dinleri, hep Allahü teâlânın bir olduğunu ve Allahü teâlânın Peygamberlerinin bizim gibi bir insan olduğunu bildirmiştir. Ancak Yahudiler, İsa ve Muhammed aleyhimesselâma inanmamışlardır. Hıristiyanlar, putlara tapınmaktan bir türlü kurtulamamışlar ve İsa aleyhisselâm;

(Ben de, sizin gibi bir insanım. Allahın oğlu değilim) dediği halde, Îsâ aleyhisselâmı Allahın oğlu sanmışlar, üç ayrı ilaha tapınmaya başlamışlardır. Bunun yalan ve yanlış olduğunu anlayan ve düzeltmeye uğraşanlar arasında Honorius gibi papalar da vardır. Bu yanlış itikatları, ancak Allahü teâlânın son Peygamberi ile gönderdiği İslam dini ile düzeltilmiştir.

O hâlde, bu üç dinin hakiki esaslarını kendisinde toplayan ve bu dinlerin içerlerine sokulmuş olan hurafelerden temizleyen hakiki, doğru dinin, İslam dini olduğunu kimse inkâr edemez.

Müslümanlığı kabul etmiş bir İngiliz olan Fellowes diyor ki:

“Hristiyanlığın birçok yanlış inançlarını düzeltmeye kalkan Martin Luther, bilmiyordu ki, kendisinden tam 900 sene evvel Muhammed aleyhisselam İslamiyeti neşrederek, bütün bu kusurları düzeltmiştir. Bunun için, İslamiyeti, hurafelerden tamamen temizlenmiş Nasraniyyetin mütekâmil bir şekli olarak kabul etmek ve Muhammed aleyhisselâmın son Peygamber olduğuna inanmak lazımdır.”

Osman Ünlü'nün önceki yazıları...