Bu sayfada, sık sık şiir şölenleri hakkında değerlendirmeler yapıyorum. Bu şölenlerin gerekliliği veya gereksizliği, edebiyata olan katkısı gibi konuları ele almaya çalışıyorum. Bana göre, şiir şölenleri sadece birkaç şiir okumanın dışında anlamlar taşıyor. Şairlerin birbirini tanıması, şiirleri hakkında fikirler alması, yeni şiirlerle buluşması, yeni çevrelerin, yeni simaların ve yeni dostlukların içinde farklı sohbet ortamlarına girmesi vs... Türkiye''nin hemen hemen her yerinde şiir şölenleri düzenleniyor. Bazılarının "panayır" diyerek alaya aldığı, bazılarınınsa, davet edilmediği için burun kıvırdığı bu şiir buluşmaları çok önemli işaretler taşıyor.
Onur ve ayrıcalık Ülkemiz şairleri, birbirini tanımadan, birbirlerinin şiirleriyle irtibat kurmaya çalışıyor. Ya, yorumlarında sağlıksız sonuçlar çıkıyor veya kişisel olarak tanımadığı şairler hakkında hiç de hak edilmeyen eleştiriler geliştiriyor. Özellikle gazete köşelerini parsellemiş olan bazı şairler, şölenlere katılmamayı bir onur, antolojilere girmemeyi ayrıcalık, şiir sohbetlerinde bulunmamayı da entellektüelizm olarak anlıyorlar. Onlara göre şiir şölenleri, "al gülüm, ver gülüm", "körler ile sağırlar, birbirini ağırlar"dan öteye gitmiyor ve hatta, hep aynı kadro, memleketin herhangi bir yerinde sadece bu etkinlikler sayesinde bir araya gelebiliyorlar. Şiir kitaplarının satışları ve bu kitaplara ödenen telif ücretlerini düşündükçe, şairlerin birbirlerini tanıma fırsatlarının neden yok denecek kadar az olduğunu anlayabiliriz. Bu şölenler, bir anlamda fırsatları da beraberinde getiren organizasyonlar olarak düşünülmeli. Yıllarca, bazı şairleri fildişi kulede oturuyor zanneden okuyucular, ayaklarına kadar gelen bu değerleri tanıma mutluluğunu yaşıyor; bu bile şiir şölenlerinin gerekliliğini isbat ediyor.
İkizevler''de şiir Tam beş yıldır düzenli olarak -Gökhan Akçiçek''in binbir fedakarlıkla organize ettiği- Ordulular''a şiir ziyafeti sunan şiir günleri, şiirimizin genç kuşağının başarılı temsilcilerini buluşturdu. Kâh Boztepe''nin sisli köşelerinde, kâh sahildeki bir çay bahçesinde şiiri konuşan on altı genç adam, titizlikle restore edilen ve artık çok amaçlı bir kültür merkezi olarak hizmet veren Eski Kilise''de, yaklaşık yüz şiirseverin gönlüne fısıldadılar en güzel mısralarını... Türkiye Yazarlar Birliği Ordu Şubesi Başkanı Av.Cavit Kalpaklıoğlu, Gökhan Akçiçek, Selçuk Küpçük, Muammer Yavaş ve birkaç arkadaşının sıkıntısız bir buluşma uğruna harcadıkları çabanın, şölenin sonundaki değerlendirmelerle boşa çıkmadığı anlaşıldı. Bir kaynaşmayı da gerçekleştiren "5. Ordu Şiir Günleri"nde emeği geçenleri, özellikle Karlıbel Bilgi Vakfı Başkanı Ergin Karlıbel''i kutlamak gerekiyor. Tipik bir Ordu evi olarak düzenlenen İkizevler''de, şairlere konaklama imkanı sunan ve bahçesinin her köşesine şiir damıtma fırsatı veren Karlıbel, Trabzon, İstanbul, Elazığ, İzmit, Çanakkale''den gelen dostlara gönlünü de açtı.
Bulunmaz fırsat Ordu''da gerçekleştirilen şiir şöleni, Karadeniz Bölgesi''nde bazı ilklere de imza attı. Bu şölen sonunda Giresun ve Trabzon''da şair buluşmaları sağlandı. Halk, ilk defa şairleri bu kadar yakından tanıdı ve ilk defa şairlerin kendi dilinden şiirlerini dinleme imkanı buldu. Daha da önemlisi, bu şölenler artık her yıl şehrin kültür haritasında vazgeçilmez bir nokta olarak yerleşti. Şiire emek veren, şiir dinlemeyi ve okumayı ciddiye alan, şairleri tanımak için can atan, şehrin caddelerine mısralardan taç takmak isteyen herkes için, bu şölenlerin, günlerin ve etkinliklerin bulunmaz fırsat olduğunun altını bir kere daha çizmek istiyorum.
Boztepe''de buluşma Bu yıl beşinci defa Ordulular''a şiir dolu saatler yaşatan programa, ülkenin dört bir yanından katılan şairler alfabetik sıraya göre şöyle: Mustafa Akar, Gökhan Akçiçek, Hüseyin Akın, Bünyamin Atıcı, Hayati Ayçiçek, M. Şamil Baş, Mustafa Celep, M.Esad Eroğlu, İ.Hakkı Gündoğdu, Selçuk Küpçük, Hayrettin Orhanoğlu, Ramazan Seydaoğlu, Adem Turan, Mustafa Uçurum, Özcan Ünlü ve Muammer Yavaş.
YORDAM Ezel sofrası üzerinde her ne kadar halk kavgadaysa da, yediler ve yerlerse de, sofra yine o sofradır, ondan hiçbir şey eksilmez. O olduğu gibi durur. Bir kuş bir dağın üstüne konsa, sonra uçup gitse, dağda bir fazlalık veya eksiklik görünür mü? Mevlâna
ARKA KAPAK: Çambaşı''nda çarşılar Sıtkı Çebi, yaklaşık 75 yıllık ömrünün büyük bir bölümünü Ordu''da geçirmiş, kendini Ordu çalışmalarına vakfetmiş biri. Binlerce sayfa doküman, onlarca eser arasında bir şehir tarihi ortaya çıkaran bu usta kalem, titiz bir çalışma sonucu kotardığı "Ekonomik Sosyal Kültüre ve Turizm Yönleriyle Çambaşı Yaylası" isimli kitabı okuyucularına ulaştırdı. Yokuşdibi Belediyesi''nin kültür yayını olarak çıkan kitap, Karadeniz Bölgesi''nin en önemli yayla ve mesire yerlerinden olan Çambaşı Yaylası''nın tarihi, turistik ve ekonomik boyutunu inceliyor. Alan çalışmasına dayanarak hazırlanan eser fotoğraf ve tarihi belgelerle de destekleniyor. Ordu''nun 60 km. güneydoğusunda bulunan ve Karagöl Dağı silsilesi üzerinde, 1700-1750 rakımlı aynı adı taşıyan tepe üzerinde kurulan Çambaşı, sadece turistik ve kültürel anlamda değil, II. Dünya Savaşı sırasında şehirden kaçıp kendini daha güvenli bir yere taşımak isteyen halkın tabii bir sığınağı olarak da dikkat çekiyor. Kendine has mimari yapısı, yerleşimi ve "yayla mantığı" olan bu güzel beldenin tanınması ve keşfedilmesine yönelik kitap, gerçek bir arşiv uzmanı olan Sıtkı Çebi''nin önemli eserleri arasında yerini aldı bile... (Çambaşı Yaylası, Sıtkı Çebi, Yokuşdibi Belediyesi Yay.)
ALKIŞ: Zıtlık ve benzerlik Günseli Kato, birçok kesim tarafından "uçuk", hatta "sıradışı" olarak değerlendiriliyor; bu tesbitlerin içini doldurmaya çalıştığınızda, ortaya gerçekten ciddi ve sürekli doğaçlama peşinde koşan bir sanatçı portresi çıkarabilirsiniz. Osmanlı minyatürü ve geleneksel resim sanatı uzmanı olarak 17 yıl Japonya''da yaşayan Kato, 1988 yılında Ercüment Kalmık Müzesi''nde "Olduğu Gibi", Aya İrini''de ise "İstanbul''un Bin Yılı" adlı performanslarıyla dikkat çekmişti. Son olarak geçen hafta içinde, Ihlamur Kasrı''nda "Ahenk Cenk ve Beden" isimli yeni performansını sunan Kato, farklı iki kültürü bir arada işleyerek kültürlererası benzerlik ve zıtlıkları ortaya koymaya çalıştı. "Ahenk"i uygunluk, "cenk"i heterojen ortamlardaki zıtlıklar ve gerilimler, "beden"i ise modernizmin ortaya koyduğu kadın olarak tarif etti sanatçı.
Estetik kaygı Gösteri için hazırladığı özel tasarımlı kıyafetleri geleneksel olarak üretilmiş kadın ve erkek giysileri olarak ikiye ayıran Günseli Kato, üzerinde bulut desenleri olan bir geleneksel No Tiyatrosu erkek oyuncu kostümünde Japon, Çin ve Osmanlı kültürüne dikkat çekti. Kaftanlı kıyafetinde ise bir Osmanlı devlet adamını yansıtmaya çalıştı. Karmaşıklığı dikkatli bir estetik kaygıyla sunmayı başaran sanatçı, değişik bir selamlama örneği göstererek, programından sonra davetlilerin arasına karıştı ve onların meraklı sorularını cevaplandırdı. Günseli Kato, çağdaş sanatlarımızı başarılı biçimde ortaya koymayı başarıyor. Bundan sonraki çalışmalarında da sürprizler yapmaya hazırlanıyor ve herkesi şaşırtmak için yeni projeler üretiyor.
EZBER: Çağırma beni Ben kendi yolumda dönüşsüz yolcu Dönemem, dönemem çağırma beni Ne ilk gidenim ben ne de sonuncu Dönemem, dönemem çağırma beni * * * Başka bir yerdeyim senden çok uzak Mazinin ipini elinden bırak Zor değil geçmişi silmek unutmak Dönemem, dönemem çağırma beni * * * Eski bir albümde yırtık bir resim Ben ona tutkundum oydu hevesim Arama boş yere, sorma nerdesin Dönemem, dönemem çağırma beni Hasan Akçay (Gül Şafaklı Bir Özlem''den)
NOT: Özel kütüphane kitap bekliyor Naci Akın isimli okuyucumuz, hayırlı ve güzel bir işe koyulmuş. Babasından kalan evin büyük bir bölümünü kütüphane olarak yeniden düzenleyen ve kitapseverlerin hizmetine sunmak için yoğun bir çaba sarfeden Akın, bu 230 metrekarelik alanı değişik eserlerle donatmak istiyor. Her evden bir kitap isteyen sevgili okuyucumuz, kitaba, kültüre, edebiyata, tarihe meraklı olan ve bu tür yardımları esirgemeyen okuyucularımızdan yardım bekliyor. Manisa''nın Demirci gibi güzel bir beldesinde yapılacak bu hayırlı girişimi desteklemek isteyen okuyucularımız, Atıf Akın Cad., No. 10 Demirci/Manisa adresi veya 0 236 462 17 74 numaralı telefondan bilgi alabilirler.

