Kaydet
|

Hem Osmanlı ülkesinde hem dünyada büyük akisler uyandıran Plevne zaferlerinden sonra esir düşüp esaretten kurtulup İstanbul’a dönen Gazi Osman Paşa ertesi gün 14 Mart 1878’de Hassa Ordusu Müşirliğine getirildi. 5 Kasım 1878’de de Hassa Müşirliği uhdesinde kalmak üzere Mâbeyin Müşiri oldu. Bu durum Sultan Abdülhamid Han’ın kendisine duyduğu büyük muhabbet ve güveni göstermekteydi.

Osman Paşa 12 Aralık 1878’de Serasker oldu. Önceki görevleri yine uhdesinde bulunuyordu. Ancak bu durum onu çekemeyenleri harekete geçirdi. Bu tarihten sonra hakkında her dönem iftiralar atılmaya başlandı.

Padişaha muhalif bir grup oluşturduğu söylentileri çıkarıldı ise de bunları değerlendiren padişah iftira olduğunu çabuk anladı. Doğu Rumeli’nin istilası sırasında savaş taraftarı olma sebebiyle seraskerlikten alındı. Daha sonra da defalarca bu makama getirilecek ve yedi yıl görev yapacaktır...

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Sultan Abdülhamid Han, Müşir Edhem Paşa’dan yıldırım harekâtında bulunmasını ve Yunanlıları kısa sürede saf dışı bırakmasını istemişti. Ancak harbe dair bir müddet cevap gelmemiş ve basında Yunanlıların galibiyetinden bahsedilmeye başlanmıştı.

Bunun üzerine padişah, Gazi Osman Paşa’yı 23 Nisan 1897’de Başmüfettiş sıfatıyla hareketi yürütmek üzere savaş yerine gönderdi.

Gayet gizli tutulmasına rağmen, Osman Paşa’nın Alasonya’ya memur edildiği duyulunca, İstanbul halkının büyük bir kısmı kendisini uğurlamak üzere Sirkeci Tren İstasyonuna akın etmişti. İstanbul oldukça heyecanlı saatler yaşamış, halk Gazi Osman Paşa’yı muzafferiyet dualarıyla selametlemişlerdi...

Gazi Osman Paşa’nın şöhretini ve halkın kendisine duyduğu sevgi ve saygıyı çekemeyen bazı kimseler, gösterilen bu coşkuyu fırsat bilerek, saraya, paşa aleyhinde yine jurnaller yağdırmışlardı!..

Gazi Osman Paşa’nın hareket ettiğinin duyulması dahi ordu üzerinde müthiş bir etki yapmıştı. Kısa sürede zafer haberleri gelmeye başlayınca Gazi Osman Paşa Selanik’ten öteye geçmedi.

Gazi Osman Paşa saraydaki görevleri sırasında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İngilizlerin Osmanlı Devleti üzerinde uyguladıkları baskı politikasına karşı İstanbul’da bulunan Müslüman unsurlar arasında sağlam bir yer edinerek dinî grupların birleşmesini sağladı. Hindistan, Mısır ve Arabistan’daki İngiliz karşıtı gruplarla da münasebette bulundu... Yıldız Sarayı’nda ordunun ıslahını ele alan komisyon çalışmalarına katıldı. Yapılacak ıslahat hareketinin Avrupa tesirinden uzak ve öz değerlere bağlı olması gerektiğini savunarak aksi fikirdeki ıslahat komisyonu kararlarına muhalefet etti...

Bu meseleden dolayı kendisiyle Sadrazam Tunuslu Hayreddin Paşa arasındaki siyasi mücadele Hayreddin Paşa’nın 16 Temmuz 1879’da görevinden istifa etmesiyle sonuçlandı. Muhaliflerinin fikir ve eğilimlerine şiddetle karşı çıkması aleyhinde birtakım ithamlara yol açtı.

Bu ithamları incelemek üzere padişahın emriyle kurulan komisyon, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 Cuma gecesi vefat etti ve Fâtih Sultan Mehmed Türbesi yanına defnedildi...

Eşi ve çocukları...

Osman Paşa iyi derecede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu. Henüz binbaşı rütbesinde iken Ferik Neşet Paşa'nın hemşiresi, defter-i hakani nezaretinde bulunan Ali Rıza Paşa’nın baldızı Zatıgül Hanımla evlenmiştir. Eşi Zatıgül Hanım, nesep olarak Çerkez’di.

Gazi Osman Paşa’nın bu izdivaçtan, Nureddin, Kemaleddin, Cemaleddin ve Hüseyin Abdülkadir adlı dört çocuğu olmuştur.

Gazi Osman Paşa iyi bir koca, örnek alınacak bir baba, evine düşkün, kötü huylardan uzak sade ve mütevazı bir hayatı sürmüştür.

Eşi Zatıgül Hanım 1940 yılında vefat etmiştir. Ayrıca kendisine padişah tarafından bir nişan verilmiştir.

Sultan Abdülhamid, Gazi Osman Paşa’nın oğullarını, kendisine iltifat olmak üzere, şehzadelerin okudukları okula kabul ederek tahsillerini orada sürdürmelerini sağlamıştır. Daha sonra ise iki oğluna hem müşirlik rütbesi vermiş hem de iki kızıyla evlendirmek suretiyle onları kendisine damat etmiştir.

Gazi Osman Paşa’nın büyük oğlu Ali Nureddin Paşa 1865-1953 yılları arasında yaşamıştır. 1899 senesinde Sultan Abdülhamid’in büyük kızı Zekiye Sultan ile evlenmiş, 1903 yılında da müşir olmuştu...

Türk tarihine şanlı sayfalar yazdıran Gazi Osman Paşa’nın değerli bir devlet adamı olan bu mahdumu, sırf padişah damadı olduğu için yurt dışına sürgün edildi. Kendisi Fransa’nın Pau şehrinde 1953 senesinde büyük bir sefalet içerisinde vefat etmiştir...

Eşi Zekiye Sultan (1872-1950) da yine aynı şekilde büyük bir darlık içerisinde vefat etmiş, naaşı tahnit edilerek kiliseye ait bir yerde bir süre bekletilmiş, maddi imkânsızlık ve kanunî engeller yüzünden uzun bir müddet vatana getirilemeyen cenazesinin akıbetinin ne olduğu bilinmemektedir!

Ortanca oğlu Kemaleddin Paşa (1868-1920), Sultan Abdülhamid’in ikinci kızı Naime Sultan (1876-1945) ile 1315/1898’de evlenmiş ve 1903 yılında müşir payesine yükselmiştir.

Fakat bu evlilik, 1904 yılında sona ermiştir. 1920’de vefat etmiştir.

Üçüncü oğlu Cemaleddin Bey ise Almanya’ya askerlik tahsiline gönderilmiş ve daha sonraları da hünkâr yaveri olmuştur.

Gazi Osman Paşa’nın en küçük oğlu Hüseyin Abdülkadir Bey Kadıköy Depo Alayı’nda 3. Tabur Kumandanlığı vazifesi yapmıştır. Fakat daha sonra rütbesi tenzil edilerek kolağasına çevrilmiştir. Bir ara Sultan Abdülhamid’in kızı Naile Sultan ile 1319/1901’de nişanlanmışsa da fazla yaşamayarak henüz genç yaşta iken kansere yakalanarak vefat etmiştir...

Osman Paşa gerici oldu!

Gazi Osman Paşa, düşünce ve karakter itibarıyla dindar bir şahsiyetti. Vasiyetindeki kendi ifadesiyle birkaç yıl müstesna, bütün ömrü boyunca namazını eda etmiş, oruç tutmuş ve alkol kullanmaktan şiddetle sakınmıştır.

Samimi bir Müslüman ve tam bir vatanperver şahsiyet olmasına karşılık Tanzimat dönemi devlet adamları nazarında hep karalanmaya ve gözden düşürülmeye çalışılmıştır. Zira Osman Paşa, Fransız ve İngilizlerin Osmanlının aleyhine görünen ıslahatları dikte eden tutumuna karşı dimdik duruyor ve asla taviz vermiyordu.

Bu sebeple Paşa, dönemin bir kısım devlet adamları tarafından mali yolsuzluklarda bulunduğu ileri sürülerek sürekli lekelenmeye çalışılmıştır. Onu yolsuzluk yapmak ve rüşvet almakla suçlayanların başında Tunuslu Hayreddin Paşa, İstanbul’daki İngiliz Büyükelçisi Henry Layard ve Plevne Muharebelerinde subay olarak vazife yapmış olan İngiliz asıllı William Herbert gelmişti.

Tunuslu Hayreddin Paşa’nın asıl amacı, XIX. yüzyılın diğer bazı reformcuları gibi “Müslüman kalarak modernleşmek"ti ve Mısırlı Rifâa et-Tahtâvî, Lübnanlı Butrus el-Bustânî gibi ilk reformcu ve modernleşme taraftarları arasında yer alıyordu. Hayreddin Paşa’nın bu fikirleri dinde reformu savunan Cemâleddîn-i Efgânî, Muhammed Abduh ve İstanbul’da Sebilürreşad grubu tarafından da ilgi görecektir.

Dolayısıyla Osman Paşa bunların nazarında cahil ve dar görüşlü bir Müslüman olarak anılmış, sarayda ve savaş bakanlığında fanatik ve gerici ile ülkede bulunan bağnazları temsil eden "aşırı dinci" biri olarak kabul edilmiştir!

Osman Paşa ise II. Abdülhamid Han’ın desteğiyle Dersaadet’te bulunan dindar Müslüman unsurlar arasında sağlam bir yer edinerek, Batı hayat tarzına muhalefette ve İslamî müesseselerin yeniden hayat bulmasında lider konumunda bulunmuştur.

Bu sayede Paşa, genç Osmanlı Müslümanlarını gayrimüslim akranlarına karşı başarıyla rekabette bulunmayı mümkün kılacak İslam mekteplerinin inşası için büyük girişimlerde bulunulmuştur. Ulemanın emeklilik maaşları, aylıkları ve gelirleri artırılmış, camiler ve diğer abideler tamir ve restore edilmiştir.

Osman Paşa’nın yerinde icraatları İngiliz, Fransız ve Rus kuklası devlet adamlarının hoşuna gitmiyordu. Öyle ki bunlar Osman Paşa seraskerlik makamında kaldıkça reform çalışmalarının hedefine ulaşamayacağı noktasında fikir birliğine varmışlardı.

II. Abdülhamid Han, sonraki dönemlerde Gazi Osman Paşa ayarında güvenilir adamları çok arayacaktır...

TEFEKKÜR

Söylemekten söz uzar artar emek

Söyleyenden dinleyen ârif gerek

Lâ Edrî

(Söylemekten söz uzar, emek artar,

Dinleyen söyleyenden anlayışlı olmalı.)

Ahmet Şimşirgil'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.