Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi, vaktinde kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında bildirilmiştir.
İbn-i Teymiye ve Selefîler, “Vaktinde kılınmayan namazları kazâ etmek gerekmez, tevbe etmek yeterli olur” diyorlar. Namazları kazâ etmek gerekmez mi? şeklinde bir suâl vârid oluyor.
Evet, İbn-i Teymiye, “Özürlü ve özürsüz terk edilen namazları kazâ etmek gerekmez” diyor. (Mecmûl-Fetâvâ, c. 12 , s. 106.)
İbn-i Teymiye’nin sözü dinde senet değildir. Zâten birçok yanlış inancı yüzünden, İslâm mahkemeleri, onu hapse mahkûm etmişlerdir. “Vaktinde kılınmayan namazları kazâ etmek gerekmez” demek, dîni yıkmak olur. O zaman kimse namaz kılmaz, zekât vermez, hacca gitmez, oruç tutmaz, sonunda da, “Tevbe edince oluyormuş” der.
Namazları vaktinde kılmak farz olduğu gibi, vaktinde kılınmayanları kazâ etmenin de farz olduğu, bütün fıkıh kitaplarında bildirilmiştir.
Bu konuda, Sevgili Peygamberimizin birkaç hadîs-i şerîfinin meâllerini arz edelim:
“Uyuyarak veya unutarak bir namazı kılamayan, hâtırlayınca kılsın.” [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî]
“Bir namazı vaktinde kılmayı unutan, hâtırlayınca kılsın. Unutulan namazın bundan başka keffâreti yoktur.” [Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî]
“Farzı unutan, imâmla daha sonraki bir namazı kılarken hâtırlasa, o namazını imâmla kılmaya devâm etsin; namazdan sonra, unuttuğunu kazâ etsin. Sonra imâmla kıldığını da iâde etsin.” [Taberânî, Hatîb]
“Farz namaz borcu olanın nâfile kılması, doğumu yaklaşmışken, çocuğunu düşüren hâmileye benzer. Artık bu kadına, hâmile de denmez, ana da denilmez. Bu kimse de böyle olup, farz namazlarını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile namazlarını kabûl etmez.” [Zahire-i Fıkh, Fütûhul-gayb, m. 48]
Unutup da kılınmayan namaz kazâ edilince, kasten kılınmayan namaz, niye kazâ edilmesin ki? Unutunca namaz affolmadığına göre, terk edilince, nasıl kazâ etmeden affolur ki?
Fıkıh kitaplarının birkaçından da bazı nakiller yapalım:
1- Farz namazı, özürsüz vaktinden sonra kılmak, büyük günâhtır. Bu günâh, yalnız kazâ edince affolmaz. Kazâ ettikten sonra, ayrıca tevbe veya haccetmek de gerekir. Kazâ edince, yalnız namazı kılmamak günâhı affolur. Kazâ kılmadan, tevbe edilince, terk günâhı affolmadığı gibi, tehîr günâhı da affolmaz, çünkü tevbenin kabûl olması için, günâhı terk etmek şarttır. (ed-Dürrül-muhtâr)
2- Unutarak veya kasten kazâya kalan namazı kazâ etmek farzdır. (Fetâvâ-yı Hindiyye)
3- Özürlü veya özürsüz kazâya kalan farz namazları, hemen kazâ etmek farzdır. (Mezâhib-i Erbaa)
4- Özürlü ve özürsüz olarak namazı terk edenin, bunun farzını kazâ etmesi şarttır. (Halebî)
5- Farzlara önem verip tembellikle yapmayan kimse mürted olmaz. Îmânı gitmez, fakat bir farzı yapmayan Müslüman, iki büyük günâha girer: a- O farzın vaktini ibâdetsiz geçirmek yani farzı geciktirmek günâhı. Bunun affolması için tevbe etmek gerekir. b- Bu farzı yapmamak günâhı. Bu büyük günâhın affolması için, bu farzı hemen kazâ etmek lâzımdır. Kazâyı geciktirmek de, ayrıca büyük günâh olur. (Berîka)

