İnsan, yaratılışı îcâbı hayâtı sever, ömrünün uzamasını ister. Ancak, uzun ömür, Hak yolunda tüketilmiş ise hayırlıdır.
Cenâb-ı Hakk’ın, bizlere olan en önemli lütuflarından birisi “zaman=vakit” ni’metidir. İnsan, yaratılışı îcâbı hayâtı sever, ömrünün uzamasını ister. Ancak, uzun ömür, Hak yolunda tüketilmiş ise hayırlıdır. Nitekim bir sahâbî, dün de işâret ettiğimiz gibi, Sevgili Peygamberimize, “Yâ Resûlallah! İnsanların hayırlısı [en iyisi] kimdir?” diye sordu. Peygamber Efendimiz şöyle cevap verdi: “İnsanların hayırlısı [en iyisi], ömrü uzun olup ameli güzel olandır.” O sahâbî, “İnsanların şerlisi [en kötüsü] kimdir?” diye sorunca da, Resûlullah Efendimiz, “Ömrü uzun olup da, ameli kötü olandır” [Tirmizî] buyurmuştur.
Ele geçen mevkı, makam, ilim, irfân, akademik kariyer, mâlî imkân (para-pul, mal-mülk, servet ü sâmân) gibi bütün ni’metler insanlara, millete-memlekete, vatana, devlete, Müslümânlara, İslâmiyete hizmette kullanılmalıdır. Bu durum, hem o ni’metlerin kendisine verilmesinin sebebi, hem de imtihânı kazanmasının şartlarından biridir. Kendisine verilen ni’metlerle başkalarına hizmet ederse, insanlara iyilik yaparsa, onların ihtiyaçları için harcarsa, hem elindeki o ni’metler kendisinde kalır, hem de ni’metleri arttırılır, ayrıca kendisine yeni ni’metler verilir.
Nitekim Peygamber Efendimiz, bazı hadîs-i şeriflerinde buyurmuşlardır ki:
“Allahü teâlâ, bazılarına dünyâda çok ni’met vermiştir. Bunları, kullarına faydalı olmak için yaratmıştır. Bu ni’metleri, Allahü teâlânın kullarına ulaştırırlarsa, ni’metleri azalmaz; ulaştırmazlarsa, Allahü teâlâ da, o ni’metlerini bunlardan alır, başkalarına verir.” [Taberânî]
“Duâsının kabûl, kederinin yok olmasını isteyen, darda kalanı ferâhlandırsın.” [İbn-i Ebi’d-dünyâ]
“Kim, arkadaşının ihtiyâcını görürse, Allah da onun ihtiyâcını karşılar.” [Taberânî]
“Bir Müslümânın sıkıntısını giderene, Allahü teâlâ iki nûr verir. Bu iki nurla, Sırât’ta o kadar çok kimse aydınlanır ki, sayısını ancak Allah bilir.” [Taberânî]
Diğer bazı hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki:
“İnsanların en iyisi, insanlara iyilik edendir.” [İmâm Ahmed]
“Arkadaşın iyisi arkadaşına, komşunun iyisi ise, komşusuna iyilik edendir.” [Tirmizî]
“En iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenen ve kötülük etmeyeceğinden emîn olunandır.” [Tirmizî]
Peygamber Efendimizin, bunlardan başka, insanlara ne kadar güzel tavsiyeleri var:
“Her iyilik sadakadır.” [Tirmizî]
“Lâyık olana da, olmayana da iyilik et. Eğer lâyık olana iyilik edersen ne iyi. Eğer o kimse, iyiliğe lâyık değilse, sen, iyilik ehlinden olursun.” [İbnü’n-Neccâr]
“Kalbler, kendine ihsân edene sevgi, kötülük edene de nefret duyacak şekilde yaratılmıştır.” [Ebû Nuaym]
Atalarımız da: “İyiliği yap denize at, bilmezse balık, elbette takdîr eder Hâlık” demişlerdir.
Sevgili Peygamberimiz bir hadîs-i şerîfte buyurmuşlardır ki:
“Bir kavmin (topluluğun) efendisi, onlara hizmet edendir.”

