Kaydet
a- | +A

Dördüncü Murâd Han, 27 Temmuz 1635''te Revan önlerine ulaşmıştı... Revan Kalesini düşürmek için yapılacak umûmî taarruz öncesinde Safevîler vire ile teslim olmak istediklerini bildirdiler. 8 Ağustos 1635''te Revan kale muhâfızı kaleyi teslim etti. 11 Eylül 1635''te de Tebriz şehri tekrar zaptedildi... Van ve Diyarbakır''da kalan Sultan Murâd Han, Revan Seferine çıkışından on ay sonra İstanbul''a döndü...

Revan''ı işgâl ettiler... Osmanlı ordusunun doğudan ayrılmasıyla; Safevîler, hududa tecâvüz ederek 1 Nisan 1636''da Revan''ı işgâl ettiler. Sadrâzamlığa getirdiği Bayram Paşayı Doğu Seferi Serdarlığına tâyin eden Sultan Murâd Hanın kendisi de hazırlıklara başladı ve 8 Mayıs 1637''de Bağdat Seferine çıktı. Derhâl tertibât alarak muhâsaraya başladı. Sultan Murâd Han, 12.000 sipâhiyi İran içlerine sokup Şehriban bölgesini çiğnettiği hâlde, Şâhı savaş meydanına çekemedi. Şâh, Bağdat''taki büyük kuvvetlerine güveniyor, Pâdişâhın muhâsaradan bıkınca çekilip gideceğini zannediyordu. Pâdişâhın ve seksen altı yaşındaki Şeyhülislâm Yahyâ Efendinin de ön safta olduğu bu kuşatmada dehşetli vuruşmalar oldu. Muhâsaranın otuz dokuzuncu günü umûmî taarruz sonunda teslim oldu. Böylece on dört sene on bir ay önce bir ihânet sebebiyle Safevîlerin eline düşen Bağdat artık kesin olarak Osmanlı idâresine geçti...

Sultan Dördüncü Murâd Han, ilk iş olarak İmâm-ı A''zam ve Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin kabr-i şerîflerini ziyâret etti.

Bu zaferden sonra Bağdat fâtihi diye anılan Dördüncü Murâd Han ordu ile Sadrâzam Mustafa Paşayı Bağdat''ta bırakarak İstanbul''a döndü. Sadrâzam Kemankeş Mustafa Paşa, büyük bir kuvvetle İran içlerine doğru harekete geçtiği sırada Şâhın barış isteği ile gönderdiği elçiler geldi. Yapılan görüşmeler sonrasında, aşağı yukarı bugünkü Türk-İran sınırının tesbit edildiği Kasr-ı Şîrîn Antlaşması imzâlandı (17 Mayıs 1639).

Ömrü vefa etmedi... Sultan Murâd Han, doğuda İran''la meşgulken, batıdaki hâdiselerden de günü gününe haber alıyordu. Bilhassa Venediklilerin hudut tecâvüzlerine karşı, bütün ticârî münâsebetlerin kesilmesini ve hemen savaş açılmasını emretti. Ancak bu sırada "damla" hastalığından mustarip bulunan Sultan vefât etti.

ÖNE ÇIKANLAR