Kaydet
|

“Abdullah İsmet abinin yaptığı konuşmayı Mehmet Söztutan abi tercüme ediyordu.”

Cahit Abi "Gazetemiz bir seminer yapacak, her bölgeden bir kişi katılacak; bizim Manisa bölgesinden de sen katılacaksın” dedi.

“Peki” dedim, ertesi gün otobüsle İstanbul’a gittim. Cağaloğlu’ndaki Türkiye gazetesi merkezine vardım. Abiler karşıladı ve toplantı salonuna aldılar. Salon zemin kattaki yemekhaneydi. Seminerin konusu pazarlama ve reklamdı. Program dahilinde konuşmacılar sunumlarını yaptı. Öğlen vakti Enver Ören abiler teşrif ettiler. Bir saati aşkın öyle güzel bir sohbet yaptı ki o demir kuru sandalyelerin üzerinde kendi vücudumuzu unuttuk. Enver abi namazı öyle anlattı ki, kalbimize işledi. Onun zevk ve lezzeti anlatılmaz...

Aradan 40 yıl geçmesine rağmen o feyizli sohbet hâlâ hafızamda ilk gün kadar diri ve taze duruyor ve hepsini bu altmış beş yaşında olmama rağmen noktası virgülüne kadar naklen anlatabilirim. Çünkü Allah dostları ilmi insanın aklı zekâsına değil insanın derunundaki suduruna yani göğüslerine nakşederler.

Enver abi, “abiler inşallah ileride geniş salonlarımız olur böyle yemekhanelerde toplantı yapmayız” demişti. Öğlen yemekleri hep beraber o zemindeki yemekhanede yedik. Namaz ve yemekten sonra Enver abiler ayrıldılar.

Pazarlama reklam sunumunu yapmak için bir konuşmacı kürsüye çıktı. Uzun boylu sarışın beyaz gömlek kravat lacivert takım elbiseli yakışıklı bir beydi. Konuşmaya başladı. A a o da ne? Bu bey İngilizce konuşuyor yanında da esmer zayıf bir abi Türkçeye tercüme ediyordu. Ben yanımdaki arkadaşa, “yahu bu bey bize İngilizce kurs mu verecek?” dedim. Yanımdaki abi “Orhan Abi bu Amerikalı Abdullah İsmet abidir” dedi. Ben İsmet abiye hayran oldum. Ne nasip, “sen dünyanın öbür ucunda dünyaya gel, İslam ile şereflen; Enver abiye çalışma arkadaşı ol, ne nasip maşallah” dedim. Abdullah İsmet abinin yaptığı konuşmayı Mehmet Söztutan abi tercüme ediyordu. O konuşma da hâlâ hafızamda taze duruyor. Hani yazımın başında yazdığım gibi, bazı anlar var ki gerçekten hayali bile dünyalara bedeldir.

Acizane hep söylerim, ilim irfan ihlas sahibi ehli hâl birini gördünüz mü, onun dizinin dibine çökün; onu can kulağıyla dinleyin, o hiç konuşmasa da onun yüzüne bakın, hâl hareketlerini hafızanıza alın; kimin kalinden (konuşmasından) kimin de hâlinden (sükûtundan) feyiz bereket alırsınız. O sohbetler dünyada bulunmaz ender bir nimettir kaçırmamak lazım vesselam...

Orhan Yavuz Ejder/Akhisar-Manisa

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.