Zarûrî, lâzım olan din bilgilerini ilmihâl, fıkıh ve akâid kitablarından öğrenmelidir.
Cemâl Halvetî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Amasya'da doğdu. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Amasya'da bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a gitti. Halvetiyye yolu büyüklerinden Şeyh Abdullah Efendiye talebe oldu. İcazet alarak talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velîlerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Onu kendi kızı Sâfiye Hatun ile evlendirdi.
“Allahü teâlânın yolunda çalışıp ilerlemek onun rızâsına ve muhabbetine, saâdet-i ebediyyeye kavuşmak isteyen bir kimse, kendisini yetiştirecek bir rehber bulamadığı zaman acaba ne yapmalıdır? Kimden feyiz alıp istifâde edebilir. Geçmiş evliyânın rûhâniyetinden nasıl istifâde edebilir? Ayrıca hayatta olup da kendileriyle görüşüp, sohbetlerinde bulunmak mümkün olmayan büyük âlim ve velîlerden istifâde edip rüşd ve hidâyet feyzlerine kavuşmak mümkün müdür? Mümkün ise bu nasıl olur?" diye sorulduğunda şöyle cevap verdi:
"Böyle bir sâlik, mürşid yol gösterici bulamadığı zaman, önce Ehl-i sünnet mezhebi üzere kitâb ve sünnetten yâni ahkâm-ı şer'iyyeden zarûrî, lâzım olan din bilgilerini bu yolun büyük âlimlerinin ilmihâl, fıkıh ve akâid kitablarından öğrenmeli, evliyâ-yı kirâmın kitaplarını okuyup her şeyini her işini bunlara uydurmaya çalışmalıdır. Azîmet yolunu tutup, ruhsatlardan sakınmalıdır. Zarûret hâlinde ruhsatlar ile, yâni şerîatin izin verdiği bâzı şeyleri yapabilir. Îtikâd ve amel ile ilgili konularda her türlü bid'atlerden sakınmalı, haram ve mekruhları terk etmelidir. Dîn-i İslâmda hiçbir eksiklik yoktur. Büyük âlimler bunu herkesin anlayacağı şekilde ilmihâl ve fıkıh kitaplarında îzâh ve beyân buyurmuşlardır. Her gün Kur'ân-ı kerîmden bir mikdâr okumayı âdet edinmelidir. Yine her gün belli miktâr da salâtü selâm getirmelidir. Böylece Resûlullah Efendimizin mübarek rûhâniyetine teveccüh ile şereflenmiş olur.
Âhirete göçen büyük âlim ve velîlerin rûhâniyetinden feyiz almak mümkün ve çok defâ vâki olmuştur. Meselâ büyük âlim ve velîlerden Bâyezîd-i Bistâmî, Câfer-i Sâdık hazretlerinin rûhâniyetinden feyiz almış, üveysi olarak yetişmiştir. Aynı şekilde Ebü'l-Hasan-ı Harkânî de, Bâyezîd-i Bistâmî'nin rûhâniyetinden feyiz alarak yetişmiştir.”

