Kaydet
a- | +A

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerinin zikir tâlim hocası Hızır aleyhisselâmdır.

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. Bir gün Hızır aleyhisselâm yanına geldi. Ona, Allahü teâlâyı gizli ve açık zikretme, anma yollarını öğretti ve mânevî evlâtlığa kabûl edip; "Kalbinden Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah kelime-i tayyibesini şöyle şöyle zikredersin!" diye târif etti. Bu sıralarda Yûsuf-ı Hemedânî hazretleri Buhârâ'ya geldi. Abdülhâlık Goncdüvânî onun hizmetine girdi ve bu hizmette bir süre kaldı. Böylece Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerinin sohbette üstâdı Yûsuf-i Hemedânî, zikir tâlim hocası da Hızır aleyhisselâm oldu.

Bir Aşûre günü talebelerine derste velîlik hâllerini anlatıyordu. Müslüman kıyâfetinde olan bir genç içeri girip, talebelerin arasına oturdu. Bir müddet sohbetini dinledikten sonra söz isteyerek;
“Efendim! Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem (Müminin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allah'ın nûru ile bakar) buyuruyor. Bu hadîs-i şerîfin sırrı nedir?" diye sordu. Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri gence heybetle nazar ettikten sonra; "Öyleyse belindeki zünnârı, Hıristiyanların ibâdette bellerine bağladıkları ve ucunda haç asılı olan parmak kalınlığındaki yuvarlak ipi kes de îmâna gel!" dedi. Hocanın bu sözleri oradakiler üzerinde şok etkisi yaptı. Genç, telaşla; "Hâşâ! Yemîn ederim bende böyle bir şey yok" diye söylendi. O zaman Abdülhâlık hazretleri talebelerinden birine gencin hırkasını çıkarmasını işâret etti. Talebe o gencin üzerindeki hırkasını çıkarınca, belinde zünnâr olduğu görüldü...

Bu hâdise karşısında genç, çok mahcup oldu. Ne yapacağını şaşırdı. Kalbinde İslâmiyete karşı bir sevgi meydana geldi. Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerine muhabbet, sevgi duymaya başladı. Böylece evliyânın, Allahü teâlânın nûruyla baktığının ne demek olduğunu çok iyi anladı. Kelime-i şehâdet getirip Müslüman olmakla şereflendi. Sâdık talebelerinden oldu...

Büyük mürşid bundan sonra etrafındakilere dönerek; "Ey dostlar! Gelin biz de ahde uyalım, zünnârımızı keselim. İmân edelim. Şöyle ki, bu genç maddî zünnârı kesti, biz de kalbe âit zünnârı keselim. O da, kibir ve gururdur. Bu genç, af dileyenlerden oldu; biz de affa kavuşalım" buyurdu.

Vehbi Tülek'in önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.