Hayırlı işler için yapılan niyetin içinde, nefsin bir arzusu gizlenmiş olmamalıdır.
Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn'a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn'da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup karşılığında hocası İmâm-ı Rabbânî hazretleri ona şu mektubu gönderdi:
Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimiz; "Müslümanın, Müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selamına cevap vermek, hastasını dolaşmak, cenazesinde bulunmak, davetine gitmek ve aksırdığı zaman elhamdülillah deyince, yerhamükallah demek." buyurdu. Fakat, davet ettiği zaman gitmek için şartlar vardır. Çağıran kimse zâlim ise veya Ehl-i sünnet değil ise, fâsık ise, kötülük yapan ise veya övünmek için gösteriş için çağırıyorsa gitmek câiz olmaz. Talebe arkadaşları ile sohbet etmek, bu yolun sünnet-i müekkedesidir. Hâce Behâeddîn Nakşibend-i Buhârî hazretleri buyurdu ki: "Bizim yolumuzun temeli sohbettir!" Uzlette şöhret vardır. Şöhret de âfettir. Sohbet buyurulması, talebe arkadaşları ile birlikte olmaktır. Başkaları ile sohbet edilmez. Çünkü, birbirinde fâni olmak, yani başkalarını unutmak, sohbetin şartıdır. Bu da, uygun arkadaşla olabilir. Cenazede hazır olmalıdır. Hiç olmazsa birkaç adım birlikte gitmelidir. Böylece, meyyitin hakkı ödenmiş olur. Cuma namazına ve her gün beş vakit namaz için cemaate ve bayram namazlarına gitmek İslam’ın zaruri emirleridir. Herhâlde gitmek lazımdır. Bunlardan sonra kalan vakitleri, yalnız geçirebilirsiniz. Fakat önce doğru bir niyet lazımdır. Dünya çıkarlarından bir şeyi düşünerek, uzleti kirletmemelidir. Allahü teâlâyı zikir için, kalbi toparlamaktan ve dünyanın bitmez tükenmez işlerinden uzaklaşmaktan başka şey düşünmemelidir. Niyetin doğru olmasına çok dikkat etmelidir. Niyetin içinde, nefsin bir arzusu gizlenmiş olmamasına dikkat etmelidir. Niyetin doğru olması için, Allahü teâlâya yalvarmalıdır. Böylece tam niyet yapılabilir. Yedi kere istihâre yapmalı, doğru niyetle uzlet eylemelidir. Böyle olunca, çok faydası umulur. Buluştuğumuz zaman, daha çok anlatırım. Vesselâm." (1'inci cilt, 265'inci mektup)

