Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Tertemiz nesiller yetiştiren Türkiye gazetesi
0:00 0:00
1x
a- | +A

Dün gazetemizin 56. yaşını kutladık.

Dile kolay; hiçbir kâr amacı gütmeden, bunca senedir her gün on binlerce abonemizin kapısına gazetemizi ulaştırıyoruz.

Onca emek, şunca çaba ne için verilmekte, bugünlerde çok daha iyi anlıyoruz.

***

“Huzur veren gazete” sloganıyla her eve gönül rahatlığıyla giren Türkiye, haberciliğinin yanı sıra aileye ve çocuğa yönelik eğitici yayınlarıyla da hep ayrı bir kulvarda yer aldı.

İnternetin olmadığı zamanlarda hayatın her alanıyla ilgili yayınlar; ansiklopediler, kitaplar, dergiler, kasetler gazetemizle birlikte okuyucularımıza ulaştırıldı.

Merhum kurucumuz Enver Ören Ağabey, gazetemizin özenle seçilen haber ve makalelerden oluşan sayfaları için “zarf”; din ve ahlak bilgilerinin yer aldığı Bizim Sayfa içinse “mektup” derdi.

İşte her gün bu gazetenin kapıya kadar dağıtımına vesile olan o mektup çok kıymetliydi.

Nefis terbiyesi, ilim, adap, ahlak…

İslam büyüklerinin, ilim adamlarının, örnek Türk büyüklerinin hayatlarıyla harmanlanan çok değerli bilgiler taşıyordu o mektup.

İyi insan, iyi Müslüman nasıl olunur; aile ve toplum huzuru neyle mümkün olur, 56 yıldır hep bunlar anlatıldı bu sayfalarda.

Olur ya çocuklara, gençlere aileleri bu sayfaları okumaz ya da okutmaz; onlar da mahrum kalmasınlar diye Türkiye Çocuk dergisi verildi gazetenin yanında.

Bugün de aynı şekilde abonelerimizin kapısına kadar her ay ücretsiz ulaştırılmakta.

***

Burada amaç nedir; cevabı geride kalan 56 yılda.

Geçmişte nasıl ki dinî ve ahlaki bilgilere haiz, tertemiz nesiller yetişmesine vesile olmuşsak, bugün de aynı gayret, aynı çaba.

1970’lerin çorak zemininde hayatına başlayan, “Allah” demenin ekranlarda yasak olduğu yıllarda topluma dinini, medeniyetini, tarihini, kültürünü, adabımuaşereti öğreten Türkiye gazetesi, günümüzde de aynı görevi; gerek basılı, gerek dijital mecralardan yürütmekte.

Geçmişte ahlaksızlığı yayan mecmualara karşı nasıl ki panzehir görevi görmüş ise bugün de dijitalleşmenin getirdiği olumsuzluklara karşı, aynı vazifeyi ifa etmekte.

***

Teknoloji doğru kullanıldığında elbette iyi bir şey, biz de bu mecrada öncülerdeniz.

Türkiye’de ilk haber portalını yapan, merhum kurucumuz Enver Ören Ağabey'in öncülüğünde 90’larda İhlas Medya olmuştu mesela.

Hâlihazırda yine internet mecralarımızda, sosyal medyada güçlü bir şekilde etkinliğimizi sürdürüyoruz.

Ancak kötülüğü yayanların ulaştığı çeşitlilikle gelecek nesillerimizi nereye sürükledikleri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerle tokat gibi yüzümüze indi.

Ailelerin sahip çıkmadığı, koruma altına almadığı, bilgisayar oyunları ve sosyal medya gibi her tür kötülüğün kontrolsüzlüğüne terk ettiği çocuklarımız için geçmişe oranla çok daha fazla endişe etmemiz gerektiği muhakkak.

Eminim pek çok aile bunu arzu ediyor, ancak ne yapacağını bilmiyor.

Birçok muhafazakâr ailenin bile çocuklarını ateizmden, sapkın akımların zehrinden korumaya çalıştığını, lakin çaresiz kaldıklarını görüyoruz.

Gelinen bu durumu eğitim sistemine, okula-öğretmene yüklemek de büyük haksızlık.

Çocuk önce ailede yetiştirilmeli; edep, ahlak gibi temel değerler burada verilmeli.

Peki ya anne-babalar bunu ne kadar biliyor?

Günlük hayat telaşından bitap düşen, ailesinin ve çocuklarının ekonomik gelişiminden ötesini dert edinmeyen ebeveynler, henüz kendilerine çekidüzen verememişken çocuklarına ne verebilir; kendilerinin bilmediğini sonraki kuşaklara nasıl aktarabilir?

Şu meselenin giriftliğini, ailelerin nasıl çözümsüz bir sarmala girdiğini görebiliyor muyuz?

Ama bu durumun bir istisnası var…

Şayet bir eve Türkiye gazetesi giriyor ve her gün Bizim Sayfa’daki kıymetli bilgiler okunuyor ve çocuklara da okutuluyorsa emin olun o evde böyle bir mesele yoktur ve hiç olmamıştır.

Bu bilgilere hâkim bir genç sosyal medyaya da girse, o kirli bilgilere de maruz kalsa, o oyunları da oynasa, temeli sağlam olduğu için o kötülüklere sürüklenmez.

Neden?

Çünkü haramı-helali, yani doğruyu-yanlışı bilir.

Kul hakkının, cana kıymanın, başkasına zarar vermenin karşılığında çekeceği cezanın ne olduğunu öğrendiği için ‘öldüğünde yok olacağını, başka bir bedende yeniden dünyaya geleceğini’ zanneden zavallılar gibi hataya düşmez.

Türkiye gazetesi, habercilik başarıları bir yana, her gün taşıdığı ‘mektup’la 56 yılda işte bu korkuya, edebe ve ahlaka sahip nesillerin yetişmesine vesile olmuştur.

Bundan istifade etmek isteyene, 56 yıldır olduğu gibi, kapısına kadar o mektubu ulaştırmaya hazırdır.

Bu uğurda verilen çabaya da, çekilen ezaya da, yaşanan sıkıntıya da değer.

Varlık sebebimiz; ismini şerefle taşıdığımız ülkemiz gibi, milletimizin huzuru, devletimizin dirliği ve toplumumuzun selametidir.

Yücel Koç'un önceki yazıları...