Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Bay Kemal ‘hain’ ise siz nesiniz?
0:00 0:00
1x
a- | +A

Güya Ergenekon-Balyoz mağduru ya bunlar…

Partileri, MİT Başkanı’nı tutuklamaya kalkan FETÖ’ye sahip çıktığında, “Hain” demediler!

Aynı CHP, FETÖ’nün dershaneleri kapatılmasın diye hükûmete saldırdığında da “Hain” demediler…

Mısır’daki darbe gibi, FETÖ eliyle Gezi sokak darbesi başlatıldığında, Taksim’de her yer yakılıp yıkıldığında “Hain” demek şöyle dursun, gidip bir de destek verdiler!

CHP, bütün gövdesiyle FETÖ medyasına ve şirketlerine siper olurken, terör örgütünün kanallarında devlete meydan okurken “Hain” demediler…

FETÖ’nün, Suriyeli Türkmen soydaşlarımıza silah götüren MİT Tırı ihanetine sahip çıktığı için dönüp parti yönetimlerine yine “Hain” demediler…

Ordumuza sızmış FETÖ’cü teröristler, 15 Temmuz işgal girişiminde Genel Başkanlarına yol açtığında da “Hain” demediler…

İşgali millet püskürtünce, FETÖ’nün aklımızla alay edercesine uydurduğu ‘kontrollü darbe’ yalanını CHP sahiplendiğinde “Hain” demediler…

Terör örgütü PKK çukur-hendek olayları ile ülkemizi fiilî olarak bölmeye teşebbüs ettiğinde, örgütün siyasi koluyla “Her evden bir oy CHP’ye, bir oy HDP’ye” kampanyaları düzenleyenlere “Hain” demediler; bir de utanmadan yerine getirdiler…

Türkiye’yi bölmeyi öngören yerel özerklik Anayasa taslakları hazırlandığında “Hain” demediler…

Kandil’deki terörist elebaşlarının “Sandıkta ittifak yapın, yoksa AKP-MHP faşizmi bizi bitirecek” çağrıları CHP tarafından harfiyen yerine getirildiğinde “Hain” demediler…

PKK’nın Suriye’deki koluna, kendi parti yetkilileri tarafından “YPG terör örgütü değil” kampanyası yapılırken “Hain” demediler…

Partileri, dibimizde ‘teröristan’ kurulması projesini desteklerken, Suriye-Libya tezkerelerine “Hayır” oyu verirken, Mehmetçiğimize moral için sınıra giden sanatçıları linç ederken “Hain” demediler…

Şimdi o dönemki Genel Başkanları için “Hain” sloganları atıyorlar!

Sebep yukarıda saydıklarım mı?

Hayır.

Tam aksine, yukarıda saydıklarımı yapmak için girdiği son seçimde başarısız olunca, bunları yapabilecek bir başka ekibin kendisini devirmek için çevirdiği filme-fırıldağa boyun eğmediği…

Belediyelerde elde ettikleri imkânlarla milletin milyarlarını çalıp çırpan CHP’lilere hesap soracağını söylediği için.

Yani…

Türkiye’ye ihanet edince hainlik olmuyordu…

Ama CHP’de hırsızlıkların, yolsuzlukların, adam satın almaların, parayla parti satın almanın önü kesilince hainlik oluyor!

Bu partiyi satın alanlar kimin adına alıyordu, imkân bulduklarında kimin adına ne yapacaklardı, İngiltere’ye yaptıkları sitemler, Londra’ya taşınan paralar, İngiliz Büyükelçisi ile yapılan görüşmeler ne anlama geliyordu, bunlar için hiçbir önemi yok.

Belki de zaten istedikleri ve önemsedikleri tam olarak bu, biz kabullenmek istemiyoruz!

***

Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde toplaşıp, haplanmış gibi titreyerek, şundan daha iki buçuk sene evvel Cumhurbaşkanı yapmaya çalıştıkları kişiye sırf ‘parti içi ihaneti’ engellediği için “Hain, hain…” diye höykürten aklın ne olduğu az-çok belli…

Ülkemiz adına üzücü ama, acı gerçek bu.

Tıpkı, şu gün olmuş hâlen FETÖ’nün kuyruğundan kopamayan haşhaşlılar gibi, “İhanet” algıları tamamen tersine çevrilmiş, zavallı bir kitle bunlar.

Sabah-akşam sahipleri yurt dışında firari bulunan televizyon kanallarını seyreden, onların gazetelerinden başka bir şey okumayan, kandırılmış kıtalar.

Muharrem İnce, CHP’nin 2018’deki Cumhurbaşkanı Adayı olarak yenildiği seçim gecesi ‘kaçırılmadığına’ ikna edemediği bu kitleye “şizofren” demişti hatırlarsanız…

Yine aynı kafadalar.

Şükür ki, başta Kemal Bey olmak üzere, en azından bir kısmının, CHP kitlesini ‘kaset operasyonundan bu tarafa’ istediği gibi yönlendiren ‘üst aklın’ 2023 seçimleri sonrası Ekrem İmamoğlu ‘projesi’ne start vermesiyle birlikte gerçeği gördüğünü, uyandığını umut ediyoruz.

Darısı ötekilerin başına…

Birine “Hain” demeden önce, keşke önce dönüp kendilerine bir baksalar!

Sadece dört bin sayfalık İmamoğlu iddianamesine kısaca göz atsalar dahi anlayacaklar aslında ‘üst aklın’ CHP’yi niye satın aldırdığını ama…

Onlar için önemi var mı ki?

Yücel Koç'un önceki yazıları...