Modern insan labirente sıkıştı! "Çıkış 8": Popüler oyundan sıra dışı korkuya

Japon yapımı “Çıkış 8” konsol oyunundan adapte edilen ve seyircisini labirentin içerisine hapseden sıra dışı bir korku ve gerilim filmi… Eserde tüketim kültürünün esiri olan modern insanın hâl-i pürmelali ortaya konuyor.
MURAT ÖZTEKİN - Beyazperdedeki korku türü, son yıllarda dikkat çeken bir değişim içerisinde… Evet, Türkiye’de “ucuz korku” enflasyonu var ama dünyada tablo daha farklı; artık zombi ve yaratıklar arka plana atılarak daha orijinal hikâyeler meydana getiriliyor. Hollywood’da Blumhouse’un yapımcılığında ana akım örnekler verilirken, A24 de daha sanatsal işler sunuyor. Bu arada son yıllarda Uzak Doğu sinemasından da enteresan korku yapımları çıkıyor. Mesela geçen yıl seyrettiğimiz Güney Kore yapımı “Exhuma” böyle bir filmdi…
Bugün vizyona giren Japon yapımı “Çıkış 8” (8-ban deguchi) de aslında konsol oyunundan adapte edilen ve seyircisini labirentin içerisine hapseden sıra dışı bir korku ve gerilim filmi… Japon yönetmen Genki Kawamura’nın çektiği eserde metro istasyonunda “oyunun” içerisine düşen bir adamın başına gelenler, merkeze konuyor. Eserin oyuncu kadrosunda ise Kazunari Ninomiya, Yamato Koçi, Naru Asanuma, Koton Hanaz ve Nana Komatsu gibi isimler bulunuyor.
BURADAN ÇIKIŞ YOK!
Metro içerisinden açılan filmde, bir adam bebeği ağladığı için bir anneye bağırıyor ama kimse durumu dert etmiyor. Hadisenin merkezinde olan isimsiz kahramanımız da öyle… Derken bu adam, durakta iniyor, telefonu çalıyor ve hiç hoşlanmadığı bir haber alıyor. Bu esnada dışarıya ulaşmaya çalışırken “Çıkış 8” yazan bir labirentin içerisine girdiğini fark ediyor. Devamlı aynı yerde dönüp duruyor, hep aynı adam karşısından geliyor. Sonunda bunun kazanması gereken bir “oyun” olduğunu anlıyor. Yapması lazım gelen şey ise anomalilere dikkat edip bölüm geçer gibi ilerlemek. Ancak bir iç hesaplaşma onu bekliyor...
OYUN HİSSİ VERİYOR
Yönetmen Genki Kawamura, “Cube” gibi eserleri akla getiren “Çıkış 8”de seyirciye konsol oyunu hissiyatı veriyor ve klostrofobik bir atmosfer meydana getiriyor. Bu noktada çarpıcı görüntü teknikleri kullanıyor.
Filmin özünde ise yüksek maaşlı işler peşinde koşan, devamlı tatil gözleyen ve estetik ameliyatlarla sahte güzellikler elde eden tüketim toplumunun modern fertleri iğneleniyor. Eserdeki “labirent” metaforu da esasında hamstera dönmüş modern insanın koşturup durduğu çarkı temsil ediyor! Filmde bebekli anneye karşı duyarsızlık üzerinden ise “etliye sütlüye karışmayan” veya “karışmamak durumunda” bırakılan insan yığınlarının hâli resmediliyor.
Ancak bütün bu dertlerin devasına dair filmde pek fazla fikrî şey bulmak mümkün olmuyor.
Diyalogların çok az yer tuttuğu ve görsel tekrarların olduğu “Çıkış 8”, seyri kolay bir yapım da sayılmaz. Bu noktada bir buçuk saatlik müddetine rağmen hikâye örgüsüne kıyasla “uzun” sayılabilir.
Yine de yılın mühim filmlerinden…