Sinemada bu hafta | Süper kahraman dünyası yüzünü korkuya çevirdi
Binbir suratlı karakteri merkezine alan “Clayface”, DC’nin klasik süper kahraman filmlerinden çok farklı! Korku ile bilim kurgunun harmanlandığı eser, rahatsız edici sahneleriyle dikkat çekiyor.
Süper kahraman filmleri son yıllarda hem gişede hem de eleştirmenler cephesinde beklentilerin altında kalıyor. Mesela son olarak “Supergirl” hayal kırıklığı meydana getirdi… Bu yüzden DC ve Marvel farklı arayışlar içerisinde. Böyle bir zamanda süper kahramanlar dünyasının “suratsız” karakteri solo bir filmle karşımıza çıkıyor.
KÖKEN HİKÂYESİ
Clayface diye anılan karakterlerden biri olan Matt Hagen, 1960’larda DC’nin çizgi roman sayfalarında doğdu. Birçok yapımda sık sık surat değiştiren kötü adam olarak gördüğümüz Hagen’ın köken hikâyesi şimdi yönetmenliğini James Watkins’in üstlendiği “Clayface” adlı yapımla ele alınıyor. Matt Hagen’ı Tom Rhys Harries’in canlandırdığı filmde Naomi Ackie, Max Minghella, Eddie Marsan ve Ruby Sear gibi isimler de rol alıyor.
ŞÖHRETİN BEDELİ
Matt Hagen aslında Gotham’daki fakir ve problemli bir ailede büyümüş bir gençtir. Yakışıklılığı ve oyunculuk kabiliyeti sayesinde tiyatroda öne çıkıp Hollywood’da “stara” dönüşmüştür. Oscar’a bile aday gösterilmişken bir gece aldığı yasaklı madde sonrasında hata işler ve bir gangsterin eline düşer. Ve yüzü kasaturayla paramparça edilir… Artık bir oyuncu olarak bütün sermayesini yani yüzünü kaybetmiştir. Sonrasında işe yaramayan estetik ameliyatlar sebebiyle mal varlığından da olur. Aç bilaç eski mahallesine dönen Matt, bir dergide gördüğü ilan üzerine biyoteknoloji araştırmaları yapan bilim dünyasından dışlanmış bir kadın doktorun kapısını çalar. Yüzünü tekrar kazanmak için onun uyguladığı illegal kök hücre tedavisine denek olur. Tedavi önce yüzünü güldürse de sonrasında problemler ortaya çıkmaya başlar…
“Clayface”, sıradan DC’nin klasik “ergen ruhlu” filmlerinden biri değil… Eserde korku ve bilim kurgu unsurları harmanlanarak karanlık bir köken hikâyesi işleniyor. Böylece “süperlere” alerjisi olan seyircileri bile kendine çekebilecek bir yapıma imza atılıyor. DC mitolojisi de hikâyenin içerisine yediriliyor ve fan’ların hoşlanacağı sahnelere yer veriliyor. “Blade”, “Joker” ve “The Fly” gibi eserlerin karışımı bir iş ortaya çıkıyor. Ancak eser, sıradan bir süper kahraman filmine göre farklı olsa da yeterince orijinal kılındığı söylenemez. Hikâyenin bilim kurgu vs. noktasında oldukça sığ kaldığı görülüyor. Öte yandan korku ve fantezi üzerinden insan bedenleri rahatsız edici şekilde kullanılıyor. Görsel efektler ise çok fazla şaşırtmıyor. Fakat Tom Rhys Harries, Clayface rolünde oldukça tesirli bir performansa imza atıyor. Harries, gözden düşen bir aktörün trajedisini ustalıkla yansıtıyor. Hasılı “Clayface”, süper kahraman filmlerinin kalıplarını sevmeyenler için ilginç bir tecrübe olacak. Lakin binbir yüzlü bu karakter ile DC’nin gişede yüzü güler mi, orası muamma…
HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
“Primetime”
“Devrinin Adamı”
“Sicrun”
“Milyonluk Hurdacı”
“Yankıların İzinde”

