Ebu Said Ebu'l Hayr Hazretleri, henüz küçükken babası onu almış cuma namazına götürmekte idi.
Kaydet
|
Ebu Said Ebu'l Hayr Hazretleri, henüz küçükken babası onu almış cuma namazına götürmekte idi. Yolda zamanın manevi reisi Şeyh Ebü'l Kasım Bişr Hazretlerine rastladılar. Ebü'l-Kâsım onları görünce, "Evliyâlık makamının boş kalacağını, bu dervişlerin bizden sonra zayi olacaklarını görürken şimdi bu çocuğu görünce gönlüm rahatladı " dedi. Namazdan çıkınca Ebü'l-Kâsım Bişr'in evine gittiler. O büyük zât Ebû Saîd'in babasına; "Oğlunu kucaklayıp kaldır. Şu yüksekçe yerde ekmek vardır. Onu uzanıp alsın" dedi. Babası kaldırınca, Ebû Saîd oradan ekmeği aldı. Ekmek arpadan olup, sıcaktı. Ebü'l-Kâsım ekmeğin yarısını Ebû Saîd'e verdi, yarısını da kendisi yedi. Bunun üzerine babası; "Efendim bu ekmekten bana vermeyişinizin hikmeti nedir?" diye sordu. Ebü'l-Kâsım Bişr; "O ekmeği otuz sene önce oraya koymuştum. Bize; insanların mânen ihyası, irşadları, doğru yolu bulmaları bu ekmeğin elinde sıcak olduğu kimse ile olacaktır" diye bildirildi. Müjdelenen kimse senin bu çocuğundur" buyurdu.