BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Amerika’nın değil Türkiye’nin ne yapacağı önemli

Türkiye, Afrin’de çok başarılı bir operasyona imza atıyor. Ağır ağır bölgeyi temizleyerek, her adıma dikkat ederek YPG’yi tarihin çöplüğüne gömüyor. Dünya, Türkiye’nin YPG’yi temizleme konusunda ne kadar başarılı olduğunu gıpta ile izliyor. Yabancı medyada çıkan "siviller ölüyor" haberleri de Türkiye’nin başarısını örtmek için. "Ne yapsak da bu başarıyı gölgelesek" derdindeler.
Diğer yandan “Rusya hava sahasını kapattı”, “ABD artık Türk uçaklarına izin vermez” türü onlarca palavra da ortaya atılıyor. Yabancıların ya da PKK yancılarının bunları dillendirmesi normal. Ama Türkiye’de Türk Silahlı Kuvvetleri başarısız olsun diye her gün saçma sapan haberler yapılıyor. Ne yani Türkiye YPG’ye karşı başarısız olsa bundan keyif mi alacaklar? Durum onu gösteriyor. Tabii avuçlarını yalayacaklar...
Dün koalisyonun Amerikalı komutanlarından Korgeneral Paul Funk, DEAŞ'a karşı mücadelenin devam ettiğini ve YPG’ye desteklerinin süreceğini söyledi. Funk bu açıklamalarını Menbiç’te yaptı. Âdeta nispet yaparcasına bu laflar ağzından çıktı. Yani, Türkiye Afrin’de işini bitirip Menbiç’e gelirse YPG’ye kol kanat gereriz, dedi.
Olaylara ABD açısından bakarsanız, eyvah onlar ne der diye düşünürseniz Korgeneral Paul Funk’ın açıklamalarını büyütürsünüz. ABD, teröristlere istediği kadar yardım etsin Türkiye’nin bakışı değişmez. Teröristler Türkiye için tehdit olmaktan çıkana ve bölgeyi temizleyene kadar mücadelesini sürdürecek. Cumhurbaşkanımız Erdoğan "PKK ne zaman biterse harekât da o zaman biter" dedi. Bunun altını kalın harflerle çizdi.
Şunun artık hepimizin zihnine iyice yerleşmesi lazım: Politikaya ve bölgeye Türkiye açısından bakalım. O ne der, bu ne derle sonuç alınmaz. Türkiye artık teröre yardım ettiği için ABD’ye dava açmayı düşünüyor. Sonuç alırız almayız ayrı konu ama Türkiye hukuki haklarını sonuna kadar arıyor. Geldiğimiz nokta "ABD ne der?" bakış açısını çoktan çöpe attı. YPG’yi himaye eden bir ülkeyle karşı karşıyayız...
Vekâlet savaşlarının başka bir türü bu. Ne acıdır ABD, Türkiye’nin hassasiyetlerini lafla geçiştiriyor. “Türkiye’yi anlıyoruz” türü beylik sözler, “PKK bizim için de terör örgütü” gibi açıklamaların karşılığı yok. Biz icraat bekliyoruz, somut adım atılmasını istiyoruz. 80 milyonluk bölgenin en güçlü ülkesi Türkiye artık Soğuk Savaş dönemi açıklamalarıyla ikna olmaz. Batı bizi eski düzende sanıyor.
Amerika 2003 Irak işgalinde önleyici saldırı (pre emptive strike) diye bir doktrin geliştirdi. Buna göre kendilerine tehdit olan ve ABD’ye saldırabilecek ülkelere karşı önceden saldırı anlayışıydı bu. Amerika bunu çok yaptı. Gerektiğinde BM’yi bile devre dışı bıraktı. Kendinde bu hakkı gören ABD başka ülkelerin böyle davranmasını nedense istemiyor. Üstelik ABD bunu mesnetsiz iddialarla yaptı. Mesela Irak işgalindeki kimyasal silah yalanı gibi. Buna dayanak da o dönemki İngiltere Başbakanı Tony Blair’in "Saddam Hüseyin Nijer’den uranyum getirtti" palavrasıydı.
Halbuki Türkiye Afrin operasyonunda sonuna kadar haklıdır. 5000 tır dolusu silahın PKK’ya verilmesi akıl alır gibi değil. Bu silahların Türkiye’ye karşı kullanılacağı bariz belliyken. Türkiye yarın bir gün ülkemize saldırı olmasın diye YPG’yi Afrin’den temizliyor. Bunun böyle bilinmesi gerekir.
Umarım aklıselim galip gelir ve ABD, Türkiye’nin hassasiyetlerini anlar. Anlamazsa besleyip büyüttüğü YPG’nin yeniliş ve bitişini tüm dünya gibi izler. Eskiden olsa sineye çekerdik belki ama Erdoğan liderliğindeki Türkiye artık tehditlere pabuç bırakmaz.
Türkiye’nin YPG’yi bitireceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bu coğrafyada, bizim sınırlarımızda ABD’nin değil Türkiye’nin ne dediği önemli. Yeni şiarımız budur. Türkiye’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa öyle davranmak. "Amerika çok güçlü, İsrail ne der, AB endişe eder mi?" söylemi çoktan tarih oldu...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600612 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/cem-kucuk/600612.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT