Savaşın hukuku yok. Bunu her gün yaşıyoruz. Birkaç gündür ABD ve İsrail haydutluğu seviye atladı! Artık İran üniversitelerine saldırıyorlar.
Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail'in Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ne saldırısına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. "Amerika Birleşik Devletleri'nin suçlu yöneticilerine uyarı" notuyla paylaşılan açıklamada şöyle denildi: "Amerikan-Siyonist güçler, İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi dâhil, İran üniversitelerini defalarca bombaladı. Beyaz Saray'ın pervasız yöneticileri bilmelidir ki bundan böyle, işgalci rejimin (İsrail) tüm üniversiteleri ve Batı Asya'daki Amerikan üniversiteleri, İran üniversitelerinin yıkımına misilleme olarak, meşru hedef olarak kabul edilecektir."
Devamında da şöyle denildi: “Eğer ABD Hükûmeti, bölgedeki üniversitelerinin iki misilleme saldırısından sonra da zarar görmemesini istiyorsa, en geç 30 Mart Pazartesi günü Tahran saatiyle 12.00'ye kadar üniversitelerin bombalanmasını kınayan resmî bir açıklama yayınlamalıdır. Ayrıca, üniversitelerinin daha sonra da zarar görmemesini istiyorsa, vahşi müttefik güçlerinin üniversitelere ve araştırma merkezlerine saldırmasını engellemelidir, aksi takdirde tehdit geçerliliğini koruyacak ve gerçekleştirilecektir.”
Devrim Muhafızları’nın bunu yayınlama gerekçesi iki gün önce ABD ve İsrail’in İran’daki Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ni vurmasıydı. Evet savaşta kural olmaz ama üniversiteleri vurmak nedir? Bu kadar da sınır dışına çıkılır mı? Gerçi Gazze’de çoğu çocuk ve kadın 70 bin kişiyi katledenler üniversite mi vurmayacak? İşte bence artık bu saflığımızı bırakmalıyız. Adamlar için hiçbir kural ve kaide yok. Olmaz da. Savaşın ilk günlerinde İran’da okula giden çocukları vuranlar her şeyi yaparlar. Aklımıza gelmeyecek, "bu da olmaz" denilen her şeyi yapar bunlar!.. Bilim yuvasına, çocuklara da saldırırlar.
İran Devlet Haber Ajansı IRNA'ya açıklama yapan bir yetkili, ölü sayısının 222 öğrenci, dört okul öncesi çocuğu, 48 öğretmen ve yedi emekli eğitim personeli olduğunu söyledi. ABD-İsrail saldırısında 185 öğrenci ve eğitim personelinin de yaralandığı ifade edildi.
Saldırıların 700 okul, 40 idari bina, 30 spor tesisi, 5 öğrenci kampı ve 14 kültür merkezi de dâhil olmak üzere; 789 idari, kültürel ve eğitim tesisine zarar verdiği kaydedildi. (NTV)
Bu rakamlar bile ABD ve İsrail’in hiçbir kural ve kaideyi tanımadığını gösteriyor. Sayı artmasın diye düşünüyorum ama maalesef soykırımcı kafa her şeyi yapacak nitelikte(!)
Kara harekâtı olur mu?
Washington Post gazetesi İran'a saldırıların haftalarca sürebileceğini buna kara operasyonunun da dâhil olabileceğini yazdı. Kaynaklar, savaşta “yeni bir aşamaya” geçildiğini söyledi. Yeni aşamanın, şimdiye kadar yapılan saldırılardan “daha tehlikeli” ilerleyeceği öne sürüldü. 3 bin 500 ABD askerinin olduğu "USS Tripoli" hücum gemisinin Orta Doğu'daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) görev alanına ulaştığı belirtildi.
İran'ın askerî sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikâri, ABD Başkanı Donald Trump'ın kara saldırısı tehditlerini hayata geçirmesini arzu ettiklerini belirterek, Amerikan askerlerinin Basra Körfezi'ndeki köpek balıklarına yem olacağını söyledi...
ABD şayet kara harekâtı yaparsa savaşta başka aşamaya geçilir. Bu da savaşın seyrini etkiler. Hizbullah, Haşdi Şabi gibi İran vekilleri saha savaşında iyiler. Bunu 2007’de İsrail’e gösterdiler.
Evet, teknoloji ve imkân bakımından ABD ve İsrail iyiler. Ancak kara savaşı başka şeye benzemez. Göğüs göğüse mücadele savaşın başka aşamasıdır.
ABD belki İran ordusu savaşamaz diye düşünüyor. Saddam’ın ordusu gibi sanıyor olabilir İran’ı. Şu ana kadar yaşananlar gösterdi ki, İran kolay lokma değil. İran şehirlerini bombalıyorlar. Dick Cheney’nin dediği gibi: "İran ana yemek!.." Ne Saddam’ın Irak’ına benzer ne de Esad’ın Suriye’sine. Bekleyip göreceğiz.
Cem Küçük'ün önceki yazıları...