İtirafçı olan CHP’li eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ek ifade vermiş…
Diyor ki;
"2023 yılı Eylül ayında, o zaman CHP Grup Başkanı olan Özgür Özel’in evinin olduğu yere aracımla gittim. Yanımda, şu an Uşak Belediyesi Başkan Yardımcısı olan ve siyaseten eskiden beri arkadaşım olan Halil Arslan vardı. İkimiz benim aracımla Özgür Özel’in evine yaklaşınca ben WhatsApp üzerinden Özgür Özel’i aradım. Kendisine 200.000 TL parayı getirdiğimi, paranın poşet içerisinde olduğunu söyledim. Benim o gün yanımda bulunan telefonlarıma takılı hatların numaraları; 0532 XXX XX XX ve 0532 XXX XX XX numaralı hatlardır. Bu numaraların baz kayıtlarının kontrol edilmesi sonrasında doğru söylediğim ispatlanacaktır.
Ben, 200.000 TL parayı nakit olarak verdikten sonra Özgür Özel benimle WhatsApp üzerinden irtibata geçerek tekrar para istedi. Özel’in, o zaman Grup Başkanı olarak Denizli İl Başkanlığında kurultay delegelerini ziyaret ettiği 14 Ekim 2023 tarihinde ben de Denizli’deydim.
13 Ekim 2023 tarihinde (bir gün önce) telefonumda 'Özgür Özel Yeni Nosu Kendi Veya Danışmanı' olarak kayıtlı numaradan (Özgür Özel’in şahsi numarasıdır) bana mesaj atarak, 'Özkan yarın sağlam bir paket olarak Denizli’de benim mavi valizimin içerisine koy' şeklinde mesaj göndermişti. Telefonum incelendiğinde mesaja ulaşılabilir. 14 Ekim günü ben, Özgür Özel ile WhatsApp üzerinden irtibata geçtim. Kendisine 1 milyon TL para getirdiğimi, nasıl teslim edeceğimi sordum. Kendisi de bana 'Demirhan ile hallet' dedi. Akabinde Demirhan ile WhatsApp üzerinden görüştük. Kendisine çanta içerisinde para vereceğimi, Özgür Özel’in kendisine yönlendirdiğini, Denizli CHP İl Başkanlığının yaklaşık 200-250 metre ilerisinde yol kenarında bulunan aracın yanında olduğumu söyleyerek yerimi tarif ettim. Demirhan Gözaçan benim olduğum yere Özgür Özel’e ait araçla geldi. Kendisine koyu renkli spor bir çanta içerisinde 1 milyon TL nakit parayı teslim ettim. Benim bahsetmiş olduğum konum, o tarihte Denizli İl Başkanlığının bulunduğu konumdur. Sonrasında bu para verme konusundan Halil Arslan’ın da bilgisi vardır. Demirhan Gözaçan isimli şahıs; Özgür Özel’in çok yakınında tuttuğu, sağ kolu gibi gördüğü ve uzun süredir birlikte olduğu, güvendiği bir şahıstır. Ben toplamda 1.200.000 TL nakit parayı Özgür Özel’e verdiğime ilişkin detaylı şekilde ve samimi olarak beyanda bulundum. CHP yetkilileri tarafından bu gerçeği saklamak ve beni yalancı çıkarmak için söylemlerde bulunulduğunu da öğrendim. Samimi bir şekilde ikrarda bulunuyorum. Olay bu şekilde yaşanmıştır..."
***
CHP’li bir başka belediye başkanı, tutuklu eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek de 2024 mahallî seçimleri öncesi dönen rüşvet çarkını anlattı.
Babasının kendisine “Genel merkezden arayıp para isterlerse mutlaka ver” dediğini, nitekim CHP milletvekili Veli Ağbaba’nın ‘Özgür Özel’in bilgisi dâhilinde olduğunu söyleyerek’ kendisinden, ‘babasının adaylığı karşılığında’ 1 milyon avro istediğini, 10-15 gün içerisinde bu parayı esnaftan ve Antalya’daki iş adamlarından toplayarak CHP Genel Merkezi’nin altıncı katında teslim ettiğini anlattı.
CHP her zamanki gibi bunu yalanlasa da, eski başkan Muhittin Böcek ile gelini Zuhal Böcek de verdikleri ifadelerde Gökhan Böcek’in anlattıklarını doğruladı.
***
CHP’li belediyelerde ortaya çıkan işte böyle akla hayale gelmedik skandalları, itirafları şaşkınlıkla izliyoruz aylardır.
Tuhaf olan şu ki; normalde dibe vurması gereken böyle partinin oy oranı, anketlerde iktidara yakın çıkıyor.
Peki bu nasıl olabiliyor?
***
Yüzde 22-25 seviyesinde seyreden ‘yeminli’ CHP seçmeni için ne olsa fark etmez, maalesef bunu kabullendik.
Bütün Türkiye’yi talan edeceklerini, milleti perişan edeceklerini, Türkiye’yi parçalayacaklarını bilseler, yine umursamazlar.
Lakin, ana omurgaya eklenen yüzde 8’in üzerinde bir seçmenin, ortaya çıkan bütün rezilliklere rağmen CHP’den kopmaması ilginç.
Ekonomik şartlar bunun bahanesi olamaz; memlekette başka parti mi yok?
Geriye bir tek ‘algı operasyonlarının etkisi’ kalıyor… İşte bu ülkemiz adına büyük sıkıntı.
Demek ki bir kesim ya gördüklerine inanmıyor yahut ‘gördüklerinin doğru olduğunu bildiği hâlde’ CHP’de kalmaya ikna ediliyor.
Nitekim, Genel Başkan Özgür Özel’in son açıklamalarına baktığımızda da, CHP’nin bu yöndeki profesyonelliğini görüyoruz!
Önce “yalan” dedikleri, CHP Genel Merkezi tarafından ödendiğini söyledikleri 170 bin avroluk (yaklaşık 8 milyon lira) VIP makam aracı tefrişatının bütün belgeleri ortaya dökülüp, tutuklu Uşak Belediye Başkanı “Belediye kasasından ben ödedim” deyince Özgür Bey ağız değiştirdi.
Ne dedi;
“Ha bunu Hazine yardımından partim ödemiş, ha belediye? Ne fark eder?”
***
Aynı şekilde, CHP’li İBB’den fonlandığı ortaya çıkan sözüm ona gazeteciler de hep bir ağızdan aynı cümleleri kurmaya başladı.
Muhittin Böcek’in adaylığı karşılığında oğlundan alınan 1 milyon avro için de aynı yola başvurdular…
“Bu, adaylık karşılığı bütün partilerin aldığı bağış”mış, bunda ne varmış!
Oysa partilere bağışın bir sınırı var; 2024’teki üst sınır 351 bin liraymış. Bu da resmî hesaptan olur, valizle genel merkeze nakit döviz taşıyarak değil.
Ayrıca, paranın kaynağının da belli olması lazım; milletten zorla toplanan rüşvet ve haraçla bağış olmaz!
Tıpkı “İstanbul İl Başkanlığı binasını almak için toplanmıştı” dedikleri para kulesindeki banknotlar gibi.
***
CHP’de böylesi akla ziyan işler dönüyor, bizzat genel başkanın adının da karıştığı…
Önce yalanladıkları rezillikler ve skandallar belgelenince, artık savunamayacakları hâle gelince; bu defa da küçümseyerek, hem iddiayı, hem itiraf edenleri itibarsızlaştırarak, o da olmazsa suçu veya kabahati normalleştirerek, kendilerine inanmaya hazır kıtaları ikna ediyorlar demek ki!
İkna gibi bir dertleri olmayanlara da en azından ‘yalan da olsa’ bir şeyler söylemiş olup, mutlu olmalarını, psikolojilerinin hepten dağılmamasını sağlıyorlar belli ki.
İlginç bir toplum mühendisliği...
Hiç savunamayacakları durumlar için de taktikleri var;
“Sanki ötekiler yapmıyor mu?”, “Bunlar AK Parti zamanında olmuyor muydu?” söylemi.
***
İyi iş hakikaten, her parti böyle bir konfora sahip olmak ister.
Bugün kimi tutuklu CHP’li başkanların “Her gün gelip bizi denetliyorlar. Takip edildiğimizi de biliyoruz. Keşke bana dokunsalar… Beni Cumhurbaşkanı yaparlar” dediklerine bizzat şahidim.
Yani, bugün şaşırıyoruz ya, bunlar nasıl bu kadar fütursuz davranmış diye…
Hepsi, bunu bile-isteye yapıyordu; çünkü kendilerine dokunulmayacağını düşünüyordu demek ki...
Dokunulursa da bunun kendilerine siyasi kazanç olarak döneceğine mutlak inanmışlardı!
Neydi onları bu düşünceye iten?
İşte yukarıda anlatmaya çalıştığım; inanmaya hazır kitle!
“Bunlar AK Parti zamanında olmuyor muydu?” deyince, işledikleri bütün suçları toplum nezdinde aklayacağına inanmış CHP’li başkanlar, ne yapmaz ki!
Görüyoruz işte neler yaptıklarını…
***
Oysa daha geçenlerde özel kalem müdiresi ile aşk yaşadığı öne sürülen AK Partili bir belediye başkanı istifa etmek zorunda kaldı.
Türkiye’deki belediyelerin çoğu CHP’de olduğu hâlde, en fazla soruşturma ve incelemenin AK Partili belediyelerde yapıldığını İçişleri Bakanı rakamlarıyla açıkladı.
Bunu söyleyince bu defa da diyorlar ki; AK Partili belediyelerde hiç mi problem yok? Onlara niye operasyon yapılmıyor?
Daha önce yazdık, tekrar etmeyeyim; rüşvete, irtikap suçuna bulaşan kaç AK Partili başkan görevden uzaklaştırıldı, hapis cezası aldı.
Üstelik sadece belediyelerde değil, devletin kurumlarında kaç operasyon ve gözaltı yapıldı, partiye ve iktidara yakın birçok isim çeşitli suçlardan tutuklandı.
Muhalefet bugüne kadar görevdeki hangi belediye başkanı ile ilgili hangi suçu belgeleriyle ortaya koydu da, onlara dokunulmadı?
O belediyelerde sizin meclis üyeleriniz yok mu? Var.
Madem bir suç var ise niye belgelerini ortaya serip, kamuoyunun önüne bunlarla çıkmıyorsunuz?
Eğer iddia ettiğiniz gibi bir suç var ise ve siz bunları ortaya sermiyorsanız o zaman ne düşünürüz; demek ki o suça da iştirak ediyorsunuz.
***
Bunlar laga luga…
Hakikat ise şu;
Bugüne kadar hangi AK Partili belediye başkanının, kendi özel inşaat firmasına para aktardığı ortaya çıktı?
Hangi AK Partili başkanın şahsi firmasının genel müdürü ‘parti binası almak için toplandığı iddia edilen’ para kulesini sayarken görüntülendi?
Hangi AK Partili belediye başkanının babasına, bizzat rüşvet paralarının teslim edildiği itiraf edildi?
Hangi AK Partili belediye başkanın firmaları 5 yılda yüzlerce gayrimenkulün sahibi oldu?
Bugüne dek hangi AK Partili belediye başkanı, otelde belediye çalışanı görünen sevgilisiyle basıldı?
Bugüne değin hangi AK Partili belediye başkanının, sevgililerine hiç işe gitmeden maaş ödettiği tespit edildi?
Hangi AK Partili başkanın, sahibi olduğu pavyonda görevli çalışanlarının maaşlarını belediyeye ödettiği ortaya çıktı?
Hangi belediye başkanının babasına bir aylık kirası bedelinde koskoca tarihî binanın verildiği gündeme geldi?
Hangi AK Partili başkanın karısının-oğlunun, ruhsat izni karşılığında zorla alınan villalarda oturduğu itiraf edildi?
Bugüne kadar hangi partinin, pavyon kapısında delegelere para dağıtarak kongre yaptığı görüldü?
Hangi partinin, delegelere belediyenin yaptığı konutları rüşvet olarak verdiğini gördük bugüne kadar?
Daha da utanç verici olanı…
Bugüne kadar hangi parti genel başkanının, rüşvet dağıtmak için belediye başkanından gelecek 200 bin liraya tenezzül ettiğini…
Bir belediye başkanına, siyah poşetle para getirtip, kapısının önüne gizlice koydurduğuna şahit olduk.
Hiç…
Bunları sadece AK Parti değil, hiçbir parti ya da parti genel başkanı yapmadı bugüne kadar.
Yaparsa bir tek CHP yapar.

