BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Evet, 15 Temmuz’u ABD yaptırdı; maşası FETÖ, Partnership’i de CHP’ydi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geçen akşam Haber Global’deki konuşmasında “FETÖ maşaydı, 15 Temmuz darbesinin arkasında ABD vardı” dedi.
Bu cümle malûmun ilâmıydı aslında ama böyle bir tespiti Türkiye Cumhuriyeti’nin en yetkili isminden işittiğiniz zaman etkisi çok daha farklı oluyor.
Nitekim ABD yerinden zıpladı ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price Twitter hesabından "ABD'nin Türkiye'de 2016'da meydana gelen darbe girişimiyle hiçbir ilgisi yoktu ve yaşananları derhâl kınadı. Üst düzey Türk yetkililerin bunun aksi yönündeki iddiaları tamamen gerçek dışıdır" dedi.
Ned Price, Soylu’nun açıklamalarını “asılsız ve sorumsuzca” olarak niteleyerek “Bu, Türkiye'nin NATO müttefikliği ve stratejik ortaklık statüsüyle bağdaşmamaktadır" ifadelerini kullandı.
Müttefiklik ve stratejik ortaklık…
Şaka gibi değil mi?
 
HAFIZA TAZELEME
 
Kuşkusuz bu yalanlar Türkiye’nin ruhen benliklerini Batı’nın hizmetine sunmuş, gönüllü kolonize olan yerlilerini uyutabilir. Ama bu ülkenin evlatları ve vatanseverleri yaşadıklarını asla unutmaz.
Hayır, ABD’nin, CIA ve Pentagon aracılığıyla nasıl FETÖ’yü 40 yıldır semirtip büyüttüğünü ve bu milletin kalbine bir hançer gibi soktuğunu anlatmayacağım. Ama ABD Dışişleri Sözcüsü'nün dediği şu lafa takıldım:
ABD, “yaşananları” derhâl kınamış!
 
 
Yalandan kim ölmüş? 
Biliyor musunuz, bu açıklama ABD’nin madrabazlığı ve düzenbazlığı hakkında hafızamızı tazeleme imkânı sundu bize.
15 Temmuz gecesi darbe başladığında ABD’de gün doğmuştu. Pentagon, CIA, Beyaz Saray ve Pensilvanya’daki hain köpek tabii ki izliyordu olan biteni.
Ancak işler istedikleri gibi gitmeyince sessizliğe gömüldüler. Boğaziçi’nde 300 şirret militan tarafından koparılan yaygara için bile endişe duyan ABD üç maymunu oynuyordu. Sonra gecenin ilerleyen saatlerinde o sırada Rusya’da resmî bir ziyarette bulunan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry “Üzücü olaylar oluyor. Taraflara itidal tavsiye ediyorum” demişti.
 
CHP HEYETİ DARBEDEN BİR GÜN ÖNCE PENTAGON’DA GÖRÜŞME YAPMIŞTI
 
Taraflar?
Taraflardan biri TÜRK MİLLETİ, diğeri de ABD’nin maşası FETÖ’cülerdi.
Milletin verdiği paralarla satın alınan tankları, silahları ve F-16’ları millete çeviren, milletin meclisini, polisini bombalayan FETÖ’cü alçaklar.
Tabii bir de Partnership’i vardı; CHP…
Yani iş ortağı. Başındaki adam, tankların yanından sıvışarak belediye başkanının evinde çay içip, televizyon seyrederek takım elbisesini çıkarmadan darbenin başarılı olacağı ümidiyle ve heyecanla bekliyordu.
Darbeden bir gün önce CHP heyeti Pentagon’da görüşme yapmıştı. ABD Adalet Bakanlığı’nın düzenli yayınladığı rapordan bu bilgi. Bu görüşmenin bilgisi CHP Genel Başkanı’na iletilmemiş miydi dersiniz?
 
-------
Darbeden bir ay sonra, 15 Temmuz gecesi ilginçtir ki Büyükada’daki Splended Otel’de konuşlanan CIA ajanı Henry Barkey ile de görüştü CHP heyeti. CIA ajanı Darbe Uzmanı Alan Makovsky de CHP heyetinin faydalandığı bir başka isimdi. 
 
Taşeroncukları unutmayalım. Hani bugün “Gelecek”te ve “Deva”da kümelenen, kimi sığınakta, kimi de “tesadüfi” olarak yurt dışında konuşlanan taşeroncuklar. Darbenin iyi gitmediğini anlayınca durumu kurtarmak için bir tarafını yırtarcasına televizyon ekranlarından o malum “sert” açıklamasını yapanı da unutmamak lazım.
Biz kimin ne olduğunu biliyorduk da iyice emin olduk o gece.
Konuşmasında “Türkiye’de barış, istikrar ve süreklilik umduğunu” ifade eden Kerry’nin ağzından darbecileri kınayacak tek kelime çıkmamıştı. Niye kınasın ki. Adam kendi devletini mi kınayacak?
Ertesi gün, darbeci alçaklar don-paça gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra, Beyaz Saray’dan, yani  Başkan Barack Obama’dan bir açıklama geldi. “Şiddet olayları”nda hiçbir ABD vatandaşının öldürülmediği veya yaralanmadığı bilgisi verilerek “Türkiye’de yaşayan tüm taraflar hukukun üstünlüğü çerçevesinde kalarak şiddet ve istikrarsızlaştırmaya varacak eylemlerden kaçınmalıdır” dedi.
Ölür müsün, öldürür müsün?
 
ABD’Lİ KOMUTAN: “PARTNERLERİMİZİ KAYBETTİK”
 
252 vatandaşımızı katleden, şehit eden, binlerce vatandaşımızı yaralayan darbecilere dair tek bir KINAMA var mı? YOK. Üstelik o da TARAFLAR diyor.
Keza ABD’nin Türkiye Büyükelçiliği de aynı şekilde “Darbe” sözcüğünü asla kullanmadı. Yalnızca “Türk ordusunun unsurları ayaklanma girişiminde” gibi lafları kullandılar.
Aradan üç gün geçtikten sonra 18 Temmuz 2016’da John Kerry ve Federica Mogherini Brüksel’deki ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada yine darbecileri kınamak yerine  Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Türk hükûmetine Türkiye’de hukukun üstünlüğünün korunması çağrısında bulundular.
Sonra 20 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’de olağanüstü hâl ilan edildiğinde ABD’dekiler Türkiye’deki köpeklerinin tamamen temizleneceğinden “kaygı duymaya” başladılar. Öyle ki, ABD’nin en önemli askerî yetkililerinden biri olan ABD Merkez Kuvvet Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel, açıkça darbeci askerlerin tutuklanmasına karşı çıktı. Votel tutuklanan FETÖ’cüler için “Türkiye’deki partnerlerimizi kaybettik” dedi.
Emekli Yarbay Ralph PetersFox News televizyonunda darbe gecesi “Bu darbede rol alanlar iyi adamlar” dedi. Darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca da üzüntüyle “Türkiye’nin son umudu da öldü” açıklamasını yaptı.
Darbe gecesi CIA yan kuruluşu Stratfor sürekli olarak Erdoğan’ın kaçtığı algısını oluşturmaya çalıştı.
O gece eski bir CIA yetkilisi olan Bob Baer, CNN’de yaptığı bir açıklamada darbecilerin CNN Türk’ü ele geçirmesi ve ilk dakikalardan itibaren radyo, sosyal medya ve internet yayınlarının kesilmesi gerektiğini söyledi.
Buyurun Ned Price, söz sizin. Savunun kendinizi.
Eğer yüzünüz varsa tabii.
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617464 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/617464.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT