BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Nobel

İsveçli bir kimya mühendisi 1888 yılında bir sabah gazetede okuduğu bir haber yüzünden şaşkınlık ve telaş içerisindeydi.
Gazetede ölmüş olduğuna dair bir haber yayınlanmıştı. Adam şoka girmişti âdeta: “Ben burada mıyım yoksa orada mıyım?”
Ortada gerçek bir ölüm olayı vardı. Ancak ölen kişi adamın bizzat kardeşi idi.
Bir gazetecinin acemiliği sonucu tüm gazeteler neredeyse aynı haberi manşete taşımıştı, ünlü mühendisin öldüğü haberi her yana yayılmıştı.
Dinamitin kâşifi olan bu adam şoktan kurtulup kendisine geldiğinde, içinde insanların onun arkasından neler söylediğine dair bir merak uyanmıştı.
“Dinamit Kralı öldü”, “O bir ölüm tüccarıydı”, “Daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir biçimde ve daha fazla sayıda insanın ölümünü sağlayacak yöntemler bularak zengin olan ünlü mühendis dün öldü...” gibi başlıklar kullanılmıştı gazetelerde.
Bu haberleri okuyunca irkildi: "Yoksa ben böyle mi hatırlanacağım!..” Bu şekilde hatırlanmak istemiyordu. O günden sonra öldüğünde farklı bir şekilde anılmak isteğiyle kimi adımlar atmaya karar verdi. Etraflıca bir plan yaptı ve adım adım uygulamaya koydu. İki kişiyi kendisinin ölümünden sonra servetini yönetmek ve adına bir vakıf kurmakla görevlendirdi.
Bu vakıf dünyada insanlık için çalışan bilim insanlarına onun adına ödüller verecekti o öldükten sonra.
Ölümünden bir yıl önce (1895) yazdığı üçüncü ve son vasiyetinde de tüm servetinin %94’ünü (33,2 milyon İsveç kronu) kurdurduğu vakfa bıraktı...
Yüz yılı aşkın bir süredir bilim dünyasının en prestijli ödülleri onun adına kurulan vakıf tarafından veriliyor. O adamın adı Alfred Nobel.
Alfred Nobel duygularıyla yüzleştikten sonra sahip olduğu değerleri gözden geçirmiş ve yeniden tanımlamıştı. Belki biz de bir an durup düşünmeli, hayatımızı gözden geçirmeli ve aynı şeyi yapmalıyız.
Bizden sonraki nesillere nasıl bir miras bırakacağız?
Nasıl hatırlanacağız?
Arkamızdan iyi mi konuşulacak?
Özlenecek miyiz?
Rahmetle mi anılacağız?
Ve en önemlisi;
Ruhumuza bir Fatiha okuyan olacak mı?


Ninem diyor ki; Kâmil odur ki; koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611283 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/611283.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT