BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Doğru söz, fitne çıkmasına sebep olmamalıdır...

Müslümanlar, aralarına fitne-fesat girmemesi için çok uyanık olmalıdır. Çünkü tarih boyunca milletler, devletler, hep içeriden yıkılmıştır.
 
Dilimizin âfetleri -19-
Müslümanların zarar görmesine, sıkıntıya düşmesine sebep olan her söz ve davranış, fitne çıkarmak olur...
Hadîs-i şerîfte, imamın namazı uzatıp cemaati sıkıntıya sokması fitne olarak bildirilmiştir. İhtiyara, “tecvidsiz namaz kılınmaz” demek gibi yapamayacağı fetvayı vermeye de fitne denmiştir. Bunun için Sevgili Peygamberimiz: (Fitne uykudadır. Onu uyandırana lânet olsun!)  buyurmaktadır.
Müslümanlar her zaman, aralarına fitne-fesat girmemesi için çok uyanık olmalıdır. Çünkü tarih boyunca milletler, devletler, hep içeriden yıkılmıştır. Eğer Müslümanlar arasında birisi fitneye sebebiyet verirse, fitne çıkarırsa, din kardeşlerini kötülerse, asla onları dinlememeli, hatta onlara sus demelidir. İnsanlar arasında bölücülük, dedikodu yapılmasına mâni olanlara, yüz şehit sevabı verileceğini Peygamber Efendimiz haber veriyor. Dinimiz, bir zararı ve fesadı gidermek için yalan söylemeye bile izin vermiştir. İki mümin arasında düşmanlık, dargınlık olsa, aralarını bulmak, düşmanlıklarını gidermek için yalan söylemek câizdir. Kur’ân-ı kerîmde de, (Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür) buyurulmaktadır. [Bakara 217]
Birçok yerde doğruyu söylemek bile, fitne çıkmasına sebep olur. Bunun için Din Büyüklerimiz dostlarına nasihat verirken “Hep doğru söylemeli, fakat her doğruyu her yerde söylememeli!” demişlerdir.
Meşhur (Gülistan) kitabında, Şeyh Sa’dî hazretleri şöyle anlatıyor: “Zamanın padişahı, bir esiri idama mahkûm etmişti. Ancak o esir suçsuzdu. Canının gideceğini ve bunun dönüşü olmadığını fark eden esir başlamış kendi dilinde padişaha sövmeye... Padişah "ne diyor bu adam böyle?" diye sormuş.
Yanındaki veziri “Padişahım! (Öfkesini yenenler ve insanları affedenler için cennet hazırlanmıştır) meâlindeki [Âl-i İmrân 134] âyetini söylüyor” deyince, bir başka vezir araya girmiş ve hemen;
“Padişahım! Bizim görevimiz size her zaman doğruyu söylemektir, bu esir size küfretti” demiş. Hükümdarın canı bu kötü kalpli vezire sıkılmış ve dönüp ona şöyle demiş:
“Onun yalanını, senin doğru sözünden daha çok beğendim. Hayırlı sonuç veren yalan söz, fitne-fesat çıkaran doğru sözden daha iyidir.”
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621522 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hasan-yavas/621522.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT