BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Farkı fark ediniz...

Genelde firmalar ürün reklamları için bu argümanı kullanır; "Farkınız olsun... Farkı fark ediniz... Farkı fiyatı... vs. vs." Siyaset adına çoğu kere içi boş lafların gündemi doldurduğu bir dönemde Türkiye İhracatçılar Merkezi Başkanı Oğuz Satıcı, siyasi partilere yönelik dikkat çekici bir ikazda bulundu: "Program olarak birbirinize bu kadar benzediğinize göre, ya farkınızı izah ediniz, yahut da birleşiniz!.." Oğuz Satıcı'nın çağrısı ne kadar haklı ve yerinde olursa olsun, maalesef havada kalmaya mahkumdur. Aksi durumun zuhuru, eşyanın tabiatına aykırıdır. Çünkü "Parti", ismi üstünde ayrılık ve tefrika demektir. (İngilizce party, Arapça hizb (hizip) veya fırka...) Seçime doğru geri sayımın başlamasıyla birlikte, bu ayrılıklar ve bölünmeler daha çok vurgulanarak oy avcılığı yapılacak! Uzunluğu bir metreye yaklaşan seçim pusulasının üzerinde otuz civarında parti ismi yer alacak. Vatandaş, "evet" mührünü basacak amblemi buluncaya kadar akla karayı seçecek ve de bu iş için kısa güz günü de yetmeyecek... Bugünden başlayarak siyasi partiler ayrılıkları ve farklılıkları körükleyerek sözüm ona birlik ve bütünlüğü sağlamaya çalışacaklar. Geçmişte olduğu gibi yine vatandaşın kafasını karıştıracaklar ama üç aşağı beş yukarı hepsi de benzer şeyler söyleyecekler. İşsizlik diyecekler, pahalılık diyecekler, sağlık diyecekler, eğitim diyecekler, kalkınma ve refah diyecekler ve biz daha iyisini yapacağız diye bol keseden vaatte bulunacaklar. Yani "Yok aslında birbirimizden farkımız, ama biz..." teraneleri. Sonuçta, al birini vur ötekine! Şimdi biraz daha yakından bakalım; Sırasıyla hepsi de CHP'nin başkanlığını yapmış olan Ecevit, Baykal, Hikmet Çetin, Murat Karayalçın, Altan Öymen arasında hangi temel farklar var? Yahut Eski CHP ve DSP'li yeni YTP li İsmail Cem ile aynı durumdaki BTP'li Mümtaz Soysal arasında... Bunların hepsi Sosyal Demokrat olduğunu söylemiyor mu? Ecevit'in "Demokratik Sol" yaklaşımı, ifade değişikliğinden başka, farklı bir muhtevaya mı sahip? Düne kadar Ecevit'in gölgesi gibi algılanan Özkan nasıl birden bire yenileşti? Tabela değişikliği ile farklılık mı oluyor? Adalet Partili İzzet Akçal'ın yeğeni Mesut Yılmaz ile Nuri Bayar'ın oğlu M. Ali Bayar hangi temel fikrî ayrılıklara sahip? Her ikisi de DP ve AP geleneğinden beslenen DYP ve ANAP'ın programları üç aşağı beş yukarı aynı değil mi? Veyahut her ikisi de Refah-Fazilet mirasçısı olan AKP ile SP hangi farklı görüşlere sahip? Bu farklılıklar sadece teferruatta mı yoksa temel prensiplerde mi? Demokrat Parti ile Demokrat Türkiye Partisi arasında hangi ideolojik uçurum var? Bize göre seçimlere girecek partiler arasında iki tanesi farklı idi. Bu şimdi bire indi; Besim Tibuk'un başında olduğu Liberal Demokrat Parti!.. Çünkü onun söylem ve eylemleri hakikaten farklı. Vatandaştan yeterince oy alır mı almaz mı bilmem ama, gerçekten farklı. Zaten oy almayı da fazla dert edinmiyor... Diğer farklı parti MHP idi ama, düne kadar üçlü koalisyonda uyum içinde çalışarak ve DSP ile ANAP'ın yaptıklarını tasdik ederek merkeze yaklaştığı ve de seçim öncesi söyledikleri ile hükümet içinde yaptıkları öbürleriyle aynı olduğu için (ürkek-erkek hikayesi) farklılığını koruyamadı. Yani o da sisteme uydu. Netice olarak, soldan sağa bütün partiler seçimlerde ve hükümet kurmada pekala ittifak yapabildiklerine ve "uyum içerisinde çalışabildiklerine" göre, işbirliğini sadece iktidar nimetlerini paylaşmak için değil ama, memleket meselelerini hal yoluna koyma noktasında da bu beceriyi niye gösteremiyorlar diye sormak hakkımızdır. Bu soruya makul ve mantıklı bir cevap veremedikleri müddetçe de, onların ciddiyet ve samimiyeti konusunda kocaman bir soru işareti daha teşekkül eder. Kimse kusura bakmasın! Pratikte bir şey değiştirmese de, zihinleri çalıştırmak bakımından, Oğuz Satıcı bu önemli hususu gündeme getirdiği için kendisini tebrik etmek lazım.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
150935 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/150935.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT