BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Derviş'in görüşmeleri, Brezilya pembe dizilerine döndü...

Gerçekten bıkkınlık vermeye başladı! Medyanın fokus yapması yüzünden toplum neredeyse 24 saatini Derviş'le veya onun hakkındaki dedikodularla geçirir oldu. Öyle ki, sabrı ile de ünlenen dokuzuncu Cumhurbaşkanı Demirel'in bile sabrı taştı. Ve sonunda patladı ve "Ülkeye belirgin bir hizmeti bile geçmemiş bir kişi üzerinde niye bu kadar duruluyor, anlayamadım. Siyasetin kişilere endekslenmesi yanlıştır..." dedi. Bu konuda Demirel'e hak vermemek mümkün değil. Şu hale bakın, haftalardan beri duyduğumuz şey şu oldu; "Derviş Hüsamettin Özkan'la görüştü. Derviş İsmail Cem'le görüştü. Derviş Ecevit'le görüştü. Derviş Arı Grubu Başkanı Kemal Köprülü ile görüştü. (Galiba en sık görüştüğü kişi Köprülü...) Derviş, Mehmet Ali Bayar'la görüştü. Derviş, Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan'la görüştü. Derviş falanla görüştü, Derviş feşmekanla görüştü... Ve Derviş, daha önce de olduğu gibi Baykal'la görüştü... Bitmedi, bir daaha, belki bir daha görüşecekler... Ne oluyor yahu? Sanırsınız ki, Kıbrıs'taki toplumlararası görüşme maratonu sözkonusu! Önceki gün Baykal ve Derviş altı saat boyunca ne konuştular? Derviş'in kapalı kapılar ardındaki üslubunu bilemem ama, kamuya açık konuşmaları bana pembe dizileri andırıyor. Monoton, renksiz ve -kusura bakmasın ama- hayli sıkıcı... Uzun yıllar Türkiye'den uzak kalmış olması Türkçesine tesir etmiş olabilir ama, sadede gelmesini unutmuş olamaz herhalde... Altı saat sonra basın karşısına çıkıyorlar ve pazarlık yok diyorlar. Peki içeride ne konuştunuz kardeşim? Daha önce koalisyon protokollerinin bu kadar zamanda yazılıp imzalandığını biliyoruz... "Bir projeyi hayata geçirebilir miyiz diye tartışıyoruz" diyor Derviş. Hangi projeyi tartışıyorsunuz? Derviş'in projesi mi, yoksa CHP'nin projesi mi? Derviş hangi kimlikle bu müzakereleri yürütüyor? Bir kişi olarak mı, bir grup olarak mı, bir ekip veya takım olarak mı? Seçimlere iddialı şekilde hazırlanan CHP, Derviş'in getireceği kalabalık bir ekibi kabullenecek mi? Baykal bunu parti örgütüne anlatabilecek mi? Velhasıl soru soruyu açıyor. Eğer söylenenler doğru ise, Derviş, YT ile DSP'ye mükerreren solda birlik için teklif götürmek istiyormuş. DSP daha baştan kapattığı kapıyı şimdi niye açsın? YT ve CEM, "Güvenilir bulmadıkları" kişilerle bir daha asla yola çıkmayacağını söylüyor. Acaba bütün bunlar biliniyorken Derviş hâlâ niye ısrar ediyor? Bazılarının iddia ettiği gibi topu taca mı atmak istiyor! Yani sonunda, "solda birlik sağlanamadı, çabalarım sonuç vermedi, o halde ben de yokum" mu demek istiyor? Son görüşmeden sonraki Baykal fotoğrafını pek memnun görmedim. Yani bir noktadan sonra o da yeter artık diyebilir. Zira giderek Derviş'in sağlayacağı katkılar daha çok tartışılmaya başlandı. Ve unutmamalı ki, "Fazla naz âşık usandırır." Yani Baykal, Derviş'e YT yolunu kapatmakla bile istediğini elde etmiş olamaz mı? Neticeye gelirsek, Türkiye'de siyasetin sistem ve kurumlar yerine şahıslar üzerine bina edilmesi şeklindeki büyük yanlış, taa başından beri yapılageldiği için bir türlü ne demokrasi yerleşiyor, ne de ülkenin beli doğruluyor. Yıllarca Demirel-Ecevit ikilemi arasında gidip gelen zavallı vatandaş, her geçen gün daha fakirleşmekten kurtulamadı. Şimdi de aynı terane. Vah bu halkın ve bu ülkenin haline!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
152425 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/152425.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT