BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

PAKRADUNİLER… GİZLİ BİR TOPLULUK MU? “GÜNAH KEÇİSİ” HAYALETLER Mİ?

Dünden Bugüne
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Facebook
Gizli faaliyetler yürütüp Büyük İsrail’e hizmet ettiği söylenen Pakraduniler kimdir?
 
Türklerin Anadolu’yu vatan edinmesinden sonra, Yahudilikten Ermeniliğe geçen, ama hakiki hüviyetini muhafaza ederek gizli ajanda taşıdığına inanılan bir topluluktan bahsedilir: Pakraduniler…
 
Bu iddianın sahipleri, -nasılsa ispatı imkânsız olduğu için- aralarında reisicumhurdan artistlere nice kimsenin ismini verirler. Güya bunların çoğu Ermeni tehciri üzerine Müslüman görünmüş. Fanatik Ermeni muhalifliği ve Türk ırkçılığı yanında, her fırsatta din aleyhtarlığı yapmak, bazen sosyalist ve bazen de Kemalist ideolojiyi müdafaa etmek bunların alâmet-i fârikası olmuş.
 
26 Asır…
 
Bir İstanbul Ermenisi ve politikacı olan Levon Panos Dabağyan (1933-2017) adında eksantrik bir gazeteci, Pakraduni adında Müslüman olmuş Ermeni görüntülü kripto Yahudilerin, ME 730 yılından MS 1045 senesine kadar Ermenileri merhametsizce idare ettiğini söylemiştir. Mesnet olarak da, Türkiye Yahudilerinden olup CHP milletvekilliği de yapmış bulunan Profesör Avram Galanti’yi vermiştir.
 
Galanti, 1933’te Les Pacradounis ou Une Secte Armeno-Juive kitabında, “Pakraduniler, varlıklarını Juda İmparatorluğunun sonlarından itibaren (ME 7. yüzyıl) 20. yüzyıla dek sürdürülmüş olan Ermeni Yahudi karışımı bir kavimdir” der. Erzurum, Sivas arasında, Marmara Denizi’nin Avrupa yakasında ve İstanbul Hasköy’de yaşadıklarını; 26 asırdır Yahudi hüviyetlerini sürdürdüklerini; Portekizli Maranolar, Selanikli Dönmeler ve İranlı Meşhediler gibi Yahudi menşeli topluluklar arasında sayılabileceklerini beyan eder. Demek ki bunlar Sabataycılar gibi ikili değil, üçlü oynamaktadır.
 
Meşhediler, 1839’da pogroma uğradığı için, Müslümanlığa geçerek canını kurtarabilen Meşhed Yahudileridir. 1925’ten sonra Yahudiliği yaşamalarına izin verilmiştir. Bugün kripto değil, sıradan Yahudiler olarak İsrail ve ABD’de yaşarlar. Maranolar, Katoliklerin elinden görünüşte vaftiz olarak kurtulan Endülüs Yahudilerdir. Engizisyonun domuz eti ve sünnete dair sıkı kontrolü sebebiyle kısa bir zaman sonra ortadan kalkmışlardır.
 
400 bin!
 
Türkiye Yahudisi yazar Dr. Gad Nassi de, Pakradunilerin, XX. asrın ilk yarısına kadar Divriği ve Eğin’den Kapadokya ve Kilikya’ya kadar uzanan mıntıkada yaşadıklarını; fiziken diğer Ermenilerden farklı olduklarını; Yahudi menşeli soy isimler kullandıklarını söyler. Evlerinde bir vefat olduğunda 7 gün iş yapmayıp Yahudiler gibi yas tuttuklarını, Cumartesi günü çalışma yasağına uyduklarını, cemaat içinden evlendiklerini, ticarette usta olduklarını delil gösterir.
 
Şu kadar ki, Hristiyanlar, Eski Ahid’e kıymet verip okuduğu için Yahudi âdetlerine ve isimlerine uzak değildir. Ermeniler arasında, bilhassa Revan, Van ve Nahçıvan’da yaşayan Yahudiler yakın zamana kadar mevcuttu ve hüviyetlerini aynen muhafaza ediyorlardı. Dabağyan, III. asırda mıntıkaya iskân edilmiş ve kısmen Hıristiyan olmuş Yahudilerin miktarını 400 bin olarak verir. İddia gerçek olsa bile, 400 bin o devir için çok mübalağalıdır.
 
“Ermenileri yöneten Yahudiler”
 
Dabağyan, Sultan III. Selim zamanında İstanbul’da Fransız sefiri olan Mareşal Horace Sebastiani’nin, 1814 tarihinde Anadolu Ermenilerine dair bir rapor hazırladığını; Ermenileri, Ortodoks ve Rafizi (Heretik) Ermeniler olarak ikiye ayırdığını söyler. Selçuklular devrinde, Selçuklular safında Bizans’a karşı savaşan ve sonradan Müslümanlığı kabul eden Ermenilerin büyük kısmının bilahare Aleviliğe geçtiğini iddia eder.
Dabağyan, Pakradunilerin Türkiye’yi bölme gayretine düşerek İttihatçılar zamanında 1915’te Fransa ve Vatikan’ın desteği ile (hâlbuki Vatikan 1929’da kuruldu) Zeytun’da isyan ettiğini; ancak Gregoryen Ermenilerden destek görmediklerini ve bu sebeple tehcir edilerek cezalarını bulduklarını; Ermeni katliamı diye bir şeyin yaşanmadığını anlatır.
 
Pakradunilerin bugün de gizli faaliyet yürütüp Büyük İsrail’e hizmet ettiğini; tarihteki bütün kötülüklerin Yahudilerden kaynaklandığını; Ermenileri de bunların bozduğunu ileri sürer. Bunların hâlâ var olduğunu; fakat organize olup olmadıklarını bilmediğini; çocukluğunda Pakraduni tabirinin hakaret olarak kullanıldığı beyan eder; ama hiç isim vermez.
 
 
Kim mühtedi, kim dönme?
 
Tarihî hakikatlerle ve mantıkla pek imtizaç etmeyen Pakraduni iddiasını, çokları ciddiye alıp inanmıştır. Düşman seçiminde Sabataycılardan daha cazip gelmiştir. Aksiyon mecmuası “Ermenileri yöneten Yahudiler” başlıklı bir yazı ile meseleyi amme efkârına tanıtmıştır. Hâlbuki Türk ırkından olmayan TC vatandaşlarının memuriyete giremeyeceğine dair yazısız bir kanun vardır. Sadece bunlara değil; muhtedilere; hatta ninesi Ermeni veya Rum olanlara bile tatbik edilmiştir. Mülakatta atlanırsa, emniyet tahkikatında; burada atlanırsa, MİT tahkikatında ortaya çıkar. Nüfus kayıt örneği verilirken, bu husus gizli bir işaretle vesikaya işlenir.
 
İnsanoğlu her felâketin arkasında eskiden metafizik güçler ararken, son zamanlarda ya harici bir düşmanın, ya da -daha kötüsü- içeriden gizli bir hainin rol oynadığına inanmayı tercih ederek kendini rahatlatmakta veya meseleyi çözdüğünü düşünmektedir. Kötü şeylerle belli bir ırk veya topluluğu irtibatlandırmak zamanın hastalığı olmuştur. Eskiden Avrupa’da vebadan kıtlığa kadar her kötülüğün mesulü olarak Yahudiler görülürdü.
 
Hristiyanlar, Yahudilere, ta İsa aleyhisselâm zamanından beri husumet duyarlardı. Cemiyetteki zenginlik ve entelektüellerini de çekemezlerdi. Bu takıntı, zamanla Şark’a sirayet etmiş; her taşın altında gizli cemiyetler, saklı teşkilatlar, Yahudi ve Ermeni dönmeleri aranmaya başlanmıştır.
 
Tehcir esnasında küçük olup Müslüman aileler tarafından kurtarılarak, İslâm dininde yetiştirilmiş Ermeniler vardır. Bugün Pakraduni diye itham edilenlerin bazısı, bunlardandır. Hâlbuki samimi Müslümandır. Topluca Müslüman olarak/görünerek tehcirden kurtulan Ermeni yoktur…
 
Asıl Pakraduniler kim?
 
Aslında Pakraduniler (Ermenice, Bagratuni; Gürcüce, Bagrationi veya Bagratili), Erzurum İspir’de asırlarca derebeylik yapmış soylu bir Ermeni ailesidir. Dünyanın en eski Hristiyan hanedanlarından biridir. Ailenin ilk bilinen beyi Yenasos’un MS 30 senesinde vefat eden oğlu Bagrat’tan dolayı bu isimle tanınmışlardır. Pakraduni, Bagrat+evi demektir. Bagrat’ın, Eski Farsça’da “Allah verdi” gibi bir manaya geldiği söylenir.
Müslüman Arap fatihler, 806’da Bagrat beyini Kars valisi yapınca aile güçlendi. Abbasi Halifesi, Büyük Aşot’a 885’de melik (kral) unvanı verdi. IX. asırda meşhur Ani şehrini kurdular. 1045’e kadar Ermenistan Krallığı’nı idare ettikten sonra Bizanslılara yenildiler. Müslümanların kurduğu Hristiyan krallığı, Bizans tarafından yıkıldı. Son kral Gagik idam edildi. Ailesi, Ani’den alınıp Sivas Divriği yakınında Gasma köyüne sürgün edildi. XIX-XX. asırda Ermeni milliyetçiliği çıktığında ve tarih alaka çekmeye başladığında, bu köy halkı “Biz Pakradunilerin soyundanız” dediler.
 
 
Maaşlı resmî tarihçi
 
Bagration ailesinin bir kolu da Artvin’de beylik kurdu ve Bizans’a yakın politika takip etti. Bizans, Ermeni mezhebine düşman olduğu için, bunlar hayatta kalabilmek için Ortodoks Gürcü kilisesine girdiler ve Gürcü kültürüne entegre oldular. Böylece 888’de yeni ihdas edilen Gürcistan Krallığı’nın başına geçtiler. 8 asır boyunca Gürcü kralları bu soydan geldi. Kâh Bizans’a, kâh Türklere, kâh İran’a bağlı olarak 1000 yıl hüküm sürmekle bir rekor kırdılar.
 
Ancak 1801’de Ruslara yenildiler. Rusya, Gürcistan’ı ilhak etti; Bagratları da Rus aristokrasisine kattı. Napoléon ile muharebe eden General Pyotr Bagration ve son çarlık taht varisi Grandük Vladimir Kiriloviç’in karısı Leonora, bu ailedendi. Ailenin kalıntıları bugüne kadar gelmiştir. Tiflis’te Davit adında genç bir taht müddeisi yaşamaktadır.
 
Yahudilik efsanesinin temeli, V. asırda en eski Ermeni vakayinamelerinden birini yazmış olan Horenli Musa’ya istinat eder. Pakradunilerin resmî tarihçisi ve maaşlı memuru idi. Vazifesi bunların tarihini anlatmak ve o çağın ananesine uygun olarak övmek idi.
 
Horenli Musa, Pakradunilerin, Hazret-i Davud soyundan olduğunu, Romalılar, II. asırda Yahudileri Kenan ilinden çıkardığı zaman, atalarının Ermeni yurduna gelip yerleştiğini söyler. Böylece Pakradunileri, İspirli bir derebeyi soyu olmaktan çıkarır; hem hükümdar soyuna bağlar; hem de Hazret-i Mesih ile akraba yapar. Bu, o zaman için normal bir tavırdır. Pakradunilerin, kripto Yahudi Ermeniler olduğu iddiasının menşei budur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620690 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-ekrem-bugra-ekinci/620690.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT