BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Arkadaşımın bu sözüne ben cevap verebilir miyim?"

"Hocam, bir kitapta şöyle bir atasözü okumuştum, 'Kılavuzu karga olanın burnu gübrelikten çıkmaz…' diye"
 
Yılmaz, ayağa kalktı ve;
- Öğretmenim bu “YANKI” dediğiniz şey de ne?
- Anlatacağım Yılmaz. Çok iyi bir dinleyici olduğunu biliyorum. Bak yine gözünden kaçmamış... Çocuklar hayatın tadını çıkarmak varken, başka yollara sapmak olacak şey değildir. Siz henüz hayatın başındasınız. Yaşamak için malzeme topluyorsunuz. Bu okuduklarınız, anlattıklarımız, görüp bizzat yaşadıklarınız size kılavuz olacak ileride.
- Hocam, bir kitapta şöyle bir atasözü okumuştum, “Kılavuzu karga olanın burnu gübrelikten çıkmaz…” diye.
- Öğretmenin arkadaşımın bu sözüne ben cevap verebilir miyim?
- Elbette Ali.
- Dün geceki TGRT’nin sahur programında bu konu işlendi. Yeryüzündeki ilk cinayet; Habil ile Kabil arasındaki olduğundan, Kabil, kardeşi Habil'in cesedini ne yapacağını bilememişken, iki karga gelir ve birisi, diğerinin boynunu kopartıp öldürünce, toprağı kazar ve gömer. Bu kılavuzluktan sonra cesedin gömülmesi öğrenilmiş olur. Şimdi kıssayı anlatan hoca efendi der ki; “Kılavuzu karga olanın burnu bilmem nereden çıkmaz demeyiniz, Kabil’in kılavuzudur karga. Yani bir peygamber evladının yol göstereni.
Ali’nin bu açıklamaları biter bitmez Yılmaz parmak kaldırır ve Nuri öğretmenin herhangi bir şey demesini beklemeden söze başlar. Maksat Ali’yi zor durumda bırakmak, sınıfın karşısında mahcup etmektir. Böyle bir fırsat doğmuşken hiç kaçırır mı?
- Hocam, hocam! Ben de derim ki; o ilk cani, ilk katil değil mi? Bırakın burnu pislikten çıkmasın! Fazlasıyla hak etti!
- Çocuklar, çok haklı gibi görünse de arkalarında bizim asırlar sonra göremediğimiz bazı incelikler de vardır. Dolayısıyla çok eski tarihî hadiseleri Sevgili Peygamberimiz nasıl izah etmiş, ne söylemişlerse ondan ne fazla, ne de eksik bir şey söylememek lazım. Hem ilmimiz onları anlamaya, kavramaya müsait değil, hem de zamanımız. Bazen duyuyorum; bazı insanlar bazı büyüklerimiz arasında geçen harpleri bahane ederek birini göklere çıkarmak, diğerine küfür ve hakaretler etmek akıllı adamlara yakışmaz. Olmuyor mu? Çok hem de… Bu ecdat sözümüz de çok açık olarak diyor ki; kendine iyileri örnek alırsan iyi yerlerde olursun, yükselir, sevilirsin, kötülerin peşine takılırsan başın beladan, pislikten kurtulmaz, hor ve hakir görülür, üzülürsün. Çocuklar hayatı iyi okumak için kendinize zaman ayırın! İkinci mevzuyu da anlatalım, sonra üzerinde konuşuruz.
Bir baba ile oğlu ormanlık bir vadide yürüyüş yapıyorlarken olacak bu ya çocuğun ayağı bir dala takılıyor birden yere yuvarlanıyor. Tabii canı yanınca da "AHHHHH" diye inliyor. Önlerindeki bir dağdan "AHHHHH" diye bir ses duyuyor ve çocuk çok şaşırıyor. İlk defa beklemeden birileri kendi sesiyle cevap veriyordu. Bu durumu merak ediyor ve "SEN KİMSİN?" diye sesleniyor. Hemen anında cevap geliyor: "SEN KİMSİN?" diye. Çocuğun şaşkınlığı arttığı gibi kızıp öfkeleniyor da. Bu sefer daha hırsla: “SALAKSIN! SEN KORKAKSIN" diye bağırıyor. Dağdan gelen ses "SALAKSIN! SEN KORKAKSIN" oluyor. İlk defa karşılaştığı bu edepsiz adama haddini bildirmek isteyen çocuk, babasına dönüp "BABA BU DA KİM? NE YAPMAK İSTİYOR BÖYLE?" diye soruyor. DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620953 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/620953.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT