BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Gezegende dehşet

Cumartesi günü Bursa'daydık. İçişleri Bakanlığı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bir toplantı tertiplemiş, bizi de bu toplantıya davet etmişlerdi.. İnadına güzel bir Bursa baharında Tayyare Kültür Merkezi'ni tıklım tıklım dolduran insanlar, bilişim ve internet teknolojilerinin ceza hukuku açısından doğurduğu yeni meseleleri dinliyorlardı. İçeri girdiğimizde İçişleri Bakanı Saadettin Tantan konuşuyordu. Bakan konuşurken panelistler de sıralarını beklemekteydiler. Konu çok önemli, fakat iştirakçiler fazlaydı. Paneli yöneten Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer idi. Hocaların hocası maşallah gençliğini koruyordu. Kendisini 1969 yılında ilk ceza hukuku dersimize geldiği günkü kadar zinde gördük. Dinleyiciler de zengin bir tablo oluşturuyordu. Emniyet mensupları, subaylar, hukukçular, sade vatandaşlar... oradaydı. Pür dikkat hatipleri dinlemekteydiler. Dinlenmeyecek gibi değildi. Sahasının mütehassısı panelistler, birbirinden enteresan mevzulara temas etmekteydiler... Bilişim teknolojilerinin güvenlik hizmetlerinde kullanımının etik boyutu, bilişim ortamında kişilere özgü bilgilerin korunması, verilerin devlet tarafından kullanılması için gereken hukuki standartlar, iletişim ortamında oluşabilecek yeni suç işleme yöntemleri, uygulamada bilişim suçları, sanal ortamda terörizm hakkında bilgilendirme, ülkemizde yaşanan bilişim suçları ve geliştirilen mücadele teknikleri... gibi. Ayrıca Bursa Emniyet Müdürlüğü Adaptasyon projesi hakkında da malumat verdi. Konuşmalardan ne çıktı... İki kelime. Nimet ve külfet... Kredi kartı bir kolaylık, bilgisayar öyle, internet öyle, cep telefonu öyle, bunlara eş diğer bilişim alet-edevatı da... Şu var ki sayılanlar kullanıcı için aynı zamanda bir handikap. Belki bir tuzak. Belki bir tehlike. Bütün konuşmacıların vardığı ortak görüş şu oldu. Mahremiyet ortadan kalkmıştır. Bu sahada işlenen bir kısım suçların kontrolü de nerede ise mümkün değil. Vaziyet tek kelime ile dehşet verici. Kredi kartınızla bütün mali bilgilerinizi bizzat üçüncü kişilere teslim ediyorsunuz. Sözü edilen kartlarla adım adım takibiniz hiçten bile değil. Cep telefonu ile her ân dinleniyorsunuz. Ayrıca cep telefonu ile bulunduğunuz yer de tesbit ediliyor. Kapalı olsa bile bu tesbit yapılabilmekte. Bilgisayar ve internet yazışmalarınız rahatlıkla izlenebiliyor. Sanal ortamda bir yakınınıza yazdığınız gizli veya sır bilgiler hiç ihtimal vermediğiniz kimselerin eline geçebiliyor. Ajan faaliyetleri artık gayet sıradan işlerden olmuş. Kişi haklarının dokunulmazlığı ise lafta kalmakta. Sadece bunlar da değil. Sanal ortam terörden ahlaksızlığa sürüyle eyleme vesile oluyor. Sır yok, mahremiyet yok, gizlilik yok. Bütçeler yanıyor, ahlak çöküyor, cemiyet eçten içe çürüyor. Dolarlar verilip karşılığında neler satın alınmakta? Televizyonlar, telefonlar, bilgisayarlar, internet, kredi kartları... Kolay fakat kendinizi ait olmayan bir hayat... Bu alanda bile olsa imkânsızlığa inanmak istemiyoruz. Bir gün disipline edilebilir. Belki. Ne var ki o bilinmeyen güne kadar da ne dehşetler yaşanır, neler çürür, bozulur ve ölür. Hesaplanması mümkün değil. En yalnız ânınızda dahi yalnız değilsiniz. Kendi hürriyetinize elinizle başkalarını ortak ettiniz. Sade hayattan muhteşemi yok. İnsan, eserinin esiri olmuş durumda.  www.bursapolis.gov.tr
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
103216 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/103216.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT