Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İçler acısı hâldeler...
0:00 0:00
1x
a- | +A

CHP’de her gün yeni bir skandal patlıyor!..

İstanbul, Antalya, Bolu, Beşiktaş, Bayrampaşa, Uşak, Bursa’da yaşanan "yasak aşk" rezaletleri, pembe televizyon dizilerinin senaryosunu gölgede bıraktı.

Son bomba AK Parti’de yaşandı. Aydın'ın Köşk ilçesinin 60 yaşındaki belediye başkanının, kendisinden yaşça küçük kadınlarla samimi fotoğrafları deşifre oldu.

Halk TV şöyle yazdı: “Belediye Başkanı AKP’li olunca, iktidar medyası habere gözünü kapattı.”

Oysa kimse kapatmadı, herkes eleştirdi ve söz konusu başkan jet hızıyla disipline gönderildi. Geçen hafta da benzer şekilde Adapazarı Belediye Başkanının üstü çizildi.

Halk TV'nin bu sözde eleştirisi, kendi vaziyetlerini de ortaya koydu.

CHP’deki rezalet için tek kelime yazamayanlar; hırsıza, yolsuza, rüşvetçiye, avantacıya, tacizciye kalkan olanlar başkasını ‘yazamadılar’ diye eleştiriyor. İşe bak!

Anadolu'nun küçücük bir kasabasında yaşanan basitin de basiti bir hadiseyi bile abartıp iktidara ve ülkeye teşmil etmeye çalışan Sözcü, koca koca büyükşehirlerdeki skandallar karşısında deve kuşu gibi. CHP medyasının hâli gerçekten içler acısı.

Millet gözünü açtı

Bekir Ağırdır’ın kurduğu Veri Enstitüsü, İmamoğlu ile ilgili halkın bakış açısını ölçmek için bir araştırma yapmış. “İmamoğlu davası tamamen siyasi” diyenlerin oranı yüzde 46’dan 27’ye düşmüş. Bu, CHP’nin oy oranıyla aynı. Yani görünen o ki CHP, İmamoğlu meselesinde kitlesiyle baş başa kalmış. Neyse… Araştırmada İmamoğlu tutuklandığında endişeli olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 51 imiş. Yüzde 29’a düşmüş. Yüzde 29 olan öfke yüzde 17’ye, yüzde 40 olan umutsuzluk yüzde 27’ye gerilemiş. Katılımcıların yüzde 41’i İmamoğlu’nun mağduriyet etkisiyle güçlendiğini söylemiş. Yani İmamoğlu’nun ajitasyondan başka sarılacağı seçeneği yok.

Yok mu dert eden?

“İran Meclisinde Türkiye’yi savunabilir misiniz? Savundurmazlar!

İran basınında her gün Türkiye’yi savunan yazılar yazabilir misiniz? Yazdırmazlar!

Televizyonda Türkiye’yi çatır çatır övebilir misiniz? Övdürmezler!

Ama Türkiye’de bir taban var ve bu taban kriz anlarında insanımızı sürekli manipüle ediyor. Her şeyi ters yüz ederek olmayan bir senaryoya inanmamızı bekliyorlar.”

Yeni Şafak yazarı Taha Kıvanç, İran ve Türkiye’deki İrancılar için bu tespitte bulunmuş.

Altına imzamı atıyorum. Batı basınında Türkiye hakkında neler yazılıp çizildiğini bir şekilde takip ediyoruz. Fakat İran’da neler yazıldığını bilemiyoruz. Hele ki bir savaş döneminde...

Ankara’dan Tahran’a samimi mesajlar giderken, basında İran’a destek manşetleri atılırken ve aksi düşünenler kınanıyorken İran’dakiler bizim için neler yazıyor acaba? İletişim Başkanlığı listesini tutuyor mudur? Ülkede onlarca iletişim fakültesi bulunuyor, bunları dert edecek birileri var mıdır?

Tarih tekerrür eder mi?

ABD’nin İran ile savaşında toplam 7 savaş uçağı düşürüldü. Son olarak peş peşe iki uçak imha edildi. Pilotlardan biri kurtarıldı. Diğeri için ABD ve İsrail, İran topraklarında kurtarma operasyonu yaptı. Tabii İran da pilotu ele geçirmek için yarış verdi. Başına ödül koydu. Trump “Bu bir savaş” diyerek geçiştirmeye çalıştı. Amerikan gazeteleri neredeyse olayı görmezden geldi. Oysa İran tarafından esir alınmış pilot görüntüsü, zaten savaşı istemeyen Amerikalıların tepkisinin dozunu artırabilir, Trump’ın tahtı sallanabilirdi. Geçmişte yaşandı.

Kasım 1979’da İranlı radikaller, ABD büyükelçiliğini basarak 52 Amerikalıyı rehin aldı. Dönemin Başkanı Jimmy Carter seçime giderken ne pahasına olursa olsun rehineleri kurtarmak istiyordu. Sorun çözülene kadar kampanya yapmayacağını söyledi. İran’a ambargo koydu, diplomatik ilişkileri kesti. Nisan 1980’de “Kartal Pençesi” isimli gizli kurtarma operasyonu için emir verdi. Tabas Çölü'ndeki kum fırtınası sebebiyle Amerikalıları kurtarmaya giden helikopter ABD uçağının yakıt deposuna çarptı. Uçak patladı. 8 asker öldü. Sekiz helikopterden üçü kum sebebiyle arıza yaptı. Operasyon iptal edildi. Cesetleri çölün ortasında bırakıp üslerine döndüler...

Carter fiyasko yüzünden seçimi kaybetti. Rehineler 444 gün sonra 1981 başında serbest bırakıldı. Hem de Carter'ın görevi Ronald Reagan’a devrettiği saatlerde. Yeni Başkan İran'ın dondurulmuş 8,5 milyar dolarlık varlıklarını (İran yüzde 8 faiz alıyordu bu paradan) serbest bırakmayı ve İran'a müdahale etmemeyi kabul etmişti...

ABD, dün pilotu kurtardığını duyurdu. New York Times gibi gazeteler pilotun İran’ın nasıl aldatılarak kurtarıldığını anlatarak destan yazdı. Ancak dün İran bu sefer ABD’ye ait C-130 nakliye uçağının vurulduğunu duyurdu. Süreç böyle giderse ABD’nin her kaybı, Trump’ın kaybıdır.

5G dönemi

İletişimde 5G’ye geçen Türkiye, ekonomide şu 5G’den bir türlü çıkamadı:
* Gıda enflasyonu

* Gelir adaletsizliği

* Girdi maliyetleri

* Gayrimenkul pahalılığı

* Genç işsizliği!

Geçen sene piyasaları, yağmayan yağmur; bu sene de yağan füzeler altüst etti.

Fatih Selek'in önceki yazıları...