BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İstifa; hemen şimdi...

Ekonomik kriz, siyasi krize dönüşmek üzere. Kemal Derviş'in eli boş dönmesi de bundan. Türkiye'yi yönetme iddiasındakiler, sadece vatandaş nezdinde değil, dış dünyada da prestij kaybetmiş vaziyetteler. Para için kapısı çalınan batılı kuruluşlar, ekonomiden sorumlu bakana siyasi reformlara gidilmesini tavsiye ettiler. İstenen şu, Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanununun değiştirilmesi. Bunlar yapılmadan verilecek kredilerin ziyan edilmesinden korkmaktalar. Haklılar. Acaba aksi yerlerde olsaydık farklı mı davranırdık? Kim verdiği paranın layıkıyla kullanılmayarak üç gün sonra bir daha rahatsız edilmesini ister? Son derecede dikkat çekici husussa yabancıların taleplerindeki isabet derecesidir. Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu'nun değişmesini şart görüyorlar. Bizde de yıllardır benzer fikirler beyan edilir. Dönem dönem dile gelir ama bir süre konuşulduktan sonra unutulur. Değişiklik, o kadar şart ki bunların dayanaklarından olan delege sisteminin mutlaka aşılması gerekmekte. Delege sistemi bir yüz karası sistemdir. Değişmesi gereken sadece delege sistemi, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu da değil. Bunlarla beraber Anayasanın, Danıştay Kanununun... da değişmesi lazım. Anayasadan alt kanunlara kadar değişiklikler, hayati değerde. Kim değiştirecek peki? İşte içinden çıkılmaz soru? Kimse sonunda kendine dokunacak tasarruf veya düzenlemelere imza atmıyor, atacağa da benzemiyor. Öyleyse bundan sonra ne olacak? Ne olacağını kimse bilmemekte. On binler sokaklara dökülmüş hükümeti istifaya davet etmekte. Hayatında bir kere bile protesto yürüyüşü yapmamış esnaf bile yollara düştü. Kullandıkları protesto cümleleri de hayli düşündürücü. Ankara "politika esnafı"nın İstanbul, Bursa, İzmir Gaziantep... esnafının bu tasvir ve teşbihlerine kulak vermeleri lazım. Kemal Derviş son ümitti. O da hayal kırıklığına uğrattı. Bıçak kemiğe dayanmış; insanlar, isyan etmekte. Böyle giderse protestocular sel olup akar. Bu hükümetin daha fazla dayanması mümkün değil. Halkın önünde de kimse duramaz. Etrafımızda yakın tarihlerde cereyan eden benzer hallerin nerelere vardığı şöyle bir hatırlanmalı. Bitkisel hayat yaşıyorlar. Koalisyon ortakları seçmenin yüzüne nasıl bakacaklar hayret etmemek mümkün değil. Başa gelenler, halktan kopmuş "halk adamları"nın iş başında olmasındandır. Ömründe bir kere çek ödememiş, beş kişiye iş vermemiş, zorluk-zahmet çekmemiş kişiler neyi tanır, neye derman olabilirler? Yolun sonuna gelindi. Hükümet, daha fazla gitmez, gidemez. Rahim Er
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
104075 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/104075.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT